Venezuela'da son politika değişikliği! Siyasi tutuklulara af yasası onaylandı

Venezuela'da son politika değişikliği! Siyasi tutuklulara af yasası onaylandı

Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez tarafından önerilen ve siyasi tutukluların toplu olarak serbest bırakılmasını içeren af yasa tasarısı meclis tarafından kabul edildi. Tasarının kabul edilmesinin ardından yasayı imzalayan Rodriguez, bunun ülkenin siyasi liderlerinin "hoşgörüsüzlüğü bırakıp Venezuela'da siyaset için yeni yollar açtıklarını" gösterdiğini söyledi. Uzun süredir Venezuela'daki muhaliflerin talebi olan bu gelişmenin, siyasiler, gazeteciler ve avukatlar dahil ülkede siyasi gerekçelerle tutuklu bulunan pek çok kişiye fayda sağlayacağı düşünülüyor. 'GENEL VE TAM AF' Yasa tasarısı, 1999'dan bu yana Venezuela'da siyasi çatışmaların yaşandığı belirli dönemlerde işlenen suçlar için "genel ve tam af" sağlamayı amaçlıyor. Bunlar arasında, 2024 başkanlık seçimlerinde "siyasi nedenlerle işlenen şiddet eylemleri" de yer alıyor. 'SON POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ' Bu gelişme, ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'ya düzenlediği askeri saldırı sonucunda Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalanmasının ardından gerçekleştirilen son politika değişikliği olarak değerlendiriliyor. Maduro'nun yakalanmasından sonraki günlerde, Rodriguez hükümeti önemli sayıda mahkumun serbest bırakılacağını duyurmuştu. NE OLMUŞTU? Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta patlama ve uçak sesleri duyulmuş, Venezuela yönetimi patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı. Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de olmuştu. ABD'nin ülkeye hava saldırılarıyla eş zamanlı Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoymasının ardından yardımcısı Delcy Rodriguez, Meclis'te yemin ederek 5 Ocak'ta Geçici Devlet Başkanlığı görevini resmen üstlenmişti. Rodriguez, yaptığı konuşmada, "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve (eşi) Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum." ifadesini kullanmıştı.

İstanbul merkezli 5 ilde operasyon: 32 kişi yakalandı

İstanbul merkezli 5 ilde operasyon: 32 kişi yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul genelinde 55 ayrı eyleme karıştıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı. Ekipler, sabah saatlerinde İstanbul merkezli olmak üzere Adana, Kocaeli, Sivas ve Sakarya’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. İstihbarat, Çevik Kuvvet ve Özel Harekât Şube Müdürlüklerinin de destek verdiği operasyonda 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında yürütülen tahkikat işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Son dakika...İsrail kanalında işkence itirafları! 'Artık kimse bize bakamaz, buranın sahibi biziz'

Dünya bu görüntüyü konuşuyor! ABD Başkanı Trump, Gazze Barış Kurulu toplantısında uyuyakaldı

Dünya bu görüntüyü konuşuyor! ABD Başkanı Trump, Gazze Barış Kurulu toplantısında uyuyakaldı

Kurucu üyeleri arasında Türkiye’nin de yer aldığı Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısı, Trump’ın başkanlığında Washington’da gerçekleştirildi. Kritik zirveye ev sahipliği yapan United States Institute of Peace’te (Barış Enstitüsü) yapılan oturum, Orta Doğu’daki dengeler ve Gazze’deki yeniden inşa süreci açısından önemli başlıkları gündeme taşıdı. Toplantının açılışında uzun bir konuşma yapan Trump, Orta Doğu barışı, bölgesel güvenlik ve Gazze’deki insani durum üzerine değerlendirmelerde bulundu. Ancak konferans ilerlerken dikkat çeken anlar kameralara yansıdı. KONUŞMA SIRASINDA UYUKLADI Bir liderin konuşması devam ederken kaydedilen görüntülerde Trump’ın gözlerini kapattığı ve uyukladığı görüldü. Alkış seslerinin ardından yeniden gözlerini açtığı anlar sosyal medyada kısa sürede yayıldı. Söz konusu görüntüler, özellikle X platformunda binlerce kez paylaşılarak tartışma konusu oldu. NE OLMUŞTU? Öte yandan bu durum, Trump’ın kamuoyu önünde yaşadığı ilk benzer olay değil. ABD Başkanı, geçtiğimiz ay Beyaz Saray’daki bir toplantı sırasında ve Aralık 2025’te düzenlenen kabine toplantısında da benzer şekilde uyuyakaldığı iddialarıyla gündeme gelmişti. İsrail kanalında işkence itirafları! 'Artık kimse bize bakamaz, buranın sahibi biziz' Gram altında ‘çok konuşulacak’ rakam! Para Piyasaları Uzmanı Yıldırımtürk tarih verdi

İran'dan BM'ye kritik mektup! 'Felaket niteliğinde olur'

İran'dan BM'ye kritik mektup! 'Felaket niteliğinde olur'

İran’dan ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırı tehditlerine karşı dikkat çeken bir hamle geldi. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Amir Said Iravani, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e bir mektup göndererek, ABD’nin İran’a karşı güç kullanma tehditlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Mektubunda Trump’ın İran’a yönelik olası bir askerî saldırı için Diego Garcia üssünün kullanılabileceğine dair açıklamalarını hatırlatan Iravani, "Bu tehditler, BM Şartı’nın ve uluslararası hukukun açık bir ihlalini teşkil etmekte olup, bölgeyi yeni bir kriz ve istikrarsızlık döngüsüne sürükleme riski taşımaktadır" uyarısında bulundu. 'SONUÇLARI FELAKET NİTELİĞİNDE OLUR' Bölgedeki hassas durum ve ABD’nin yaptığı askeri yığınağın Trump’ın açıklamalarının sadece bir söylemden ibaret olmadığını gösterdiğine dikkat çeken Iravani, "Söz konusu açıklamalar gerçek bir askerî saldırı riskine işaret etmektedir. Sonuçları bölge açısından felaket niteliğinde olabilecek böyle bir saldırı, uluslararası barış ile güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit oluşturur" ifadelerini kullandı. İRAN DİPLOMATİK ÇÖZÜME BAĞLILIĞINI YİNELEDİ İran’ın BM’nin amaç ve ilkeleri ile diplomatik çözüme tam bağlılığını sürdürdüğünü vurgulayan Iravani, ülkesinin barışçıl nükleer programına ilişkin belirsizlikleri gidermek amacıyla ABD hükümeti ile yürütülen nükleer görüşmelere yapıcı, ciddi ve iyi niyetli bir şekilde katıldığının altını çizdi. ABD’den de eşitlik temelli ciddi bir yaklaşım beklediklerini hatırlatan Iravani, "İran, ABD’nin de bu görüşmelere aynı ciddiyet ve samimiyetle yaklaşması ve BM ilkeleri ile uluslararası hukukun normlarına saygı göstermesi halinde kalıcı ve makul bir çözümün tamamen mümkün olduğu kanaatindedir" dedi. 'SALDIRGANLIĞIN NORMALLEŞTİRİLMESİNE İZİN VERİLMEMELİ' BM Güvenlik Konseyi’ni uluslararası barış ve güvenliği koruma sorumluluğunu yerine getirmeye ve ABD’nin hukuka aykırı güç kullanma tehditlerine karşı harekete geçmeye çağıran Iravani, "ABD, özellikle BM Şartı’nın 2(4). maddesi başta olmak üzere yükümlülüklerine uymalı ve gerilimi tırmandırabilecek veya askerî çatışmaya yol açabilecek her türlü eylemden kaçınmalıdır. Aksi takdirde bunun sonuçları bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından ağır ve geniş kapsamlı olacaktır" uyarısında bulundu. Guterres ve BM Güvenlik Konseyi’nin vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğinin altını çizen Iravani, "Güç kullanma tehdidi ve saldırganlık eylemlerinin normalleştirilmesine, meşrulaştırılmasına veya kabul edilebilir bir siyasi araç haline gelmesine izin verilmemelidir. Aksi takdirde, bir başka egemen devlet de benzer şekilde hedef haline gelecektir" ifadelerine yer verdi. 'DOĞABİLECEK KONTROL EDİLEMEZ SONUÇLARIN SORUMLULUĞU ABD’YE AİTTİR' İran’ın gerilim ya da savaş arayışında olmadığını, ancak kendisini savunmaya kararlı olduğunu yineleyen Iravani, "Ülkemiz, askerî saldırıya maruz kalması halinde, BM Şartı’nın 51. maddesi kapsamında sahip olduğu meşru müdafaa hakkını kullanarak kararlı ve orantılı biçimde karşılık verecektir. Böyle bir durumda, düşman kuvvetlere ait bölgedeki tüm üsler, tesisler ve varlıklar İran’ın savunma kapsamındaki meşru hedefleri olacaktır. Doğabilecek öngörülemeyen ve kontrol edilemez sonuçların tüm sorumluluğu doğrudan ABD’ye aittir" ifadelerini kullandı. Irevani, gönderdiği mektubun resmi bir belge olarak BM üyesi devletlere iletilmesi talebinde bulundu.