Son dakika... Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin ifadesi ortaya çıktı! Edis ve Murat Ongun sorusuna cevap

Son dakika... Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin ifadesi ortaya çıktı! Edis ve Murat Ongun sorusuna cevap

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli önceki günlerde şüpheli olarak ifadeye çağırılmıştı. Soruşturma kapsamında, “Uyuşturucu kullanımına yer temin etmek” ve “uyuşturucu kullanmak” suçlamaları yöneltilen Denizli, davet üzerine ifade vermek için avukatıyla birlikte Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. Savcılıkta yaklaşık 2 saat ifade veren Denizli ifadesinin ardından serbest bırakıldı. İlginizi Çekebilir ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ OLDUĞUM DÖNEMDE GİTMİŞLİĞİM VARDIR Lal Denizli savcılık ifadesinde, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Sormuş olduğunuz Gizli Kalsın, Easy, Kütüphane, Sumahan adlı mekanlardan Gizli Kalsın ve Kütüphane adlı mekanları biliyorum. Gizli Kalsın adlı mekana yaklaşık 10 sene önce üniversite öğrencisi olduğum dönemde gitmişliğim vardır. Kütüphane adlı mekana yaklaşık 3 ay önce avukatım Baran Kaya ile bir toplantıdan çıktıktan sonra Kütüphane isimli mekanın restoran kısmına gittim. Gece kulübü kısmına çıkmadım, yemek yiyerek buradan ayrıldım. Burada uyuşturucu maddeyle ilgili görgüm, bilgim olmadı. Burada alkol dahi tüketmedik” dedi. EDİS VE MURAT ONGUN SORUSU Partilere hiçbir zaman katılmadığını söyleyen Denizli, "Edis Görgülü isimli kişiyi eski tanırım. Bu kişi 2024 yılında Ot Festivalinde sahneye çıkan 3 sanatçıdan biriydi. Sanatçıları her yıl ot festivalinin seçici kurulu belirler. Ücretinin ne olduğunu bilmiyorum. Sanatçı ödemeleri, belediye tarafından değil organizasyonu yapan firma tarafından karşılanır. Benim bu firmaya herhangi bir şekilde müdahale etme durumum olamaz bu nedenle rakamlar konusunda bilgim yoktur. Emrah Bağdatlı ve Murat Ongun isimli kişilerden sadece Murat Ongun'u tanırım. Benim bu kişilerden Murat Ongun ile siyasi etkinlikler dışında herhangi bir görüşmüşlüğüm yoktur" dedi. Film şeridi gibi dehşet! Aniden çıkarıp başına dayadı, tetiğe bastı TANIK İDDİASI: “İHALE ALABİLMEK İÇİN ESKORT AYARLADI” Lal Denizli’ye ifadesinde S.H. isimli tanığın 4 Şubat’ta verdiği ifade okundu. S.H. ifadesinde, “Hatırladığım kadarıyla 2024 yılında yapılan yerel seçimlerden önce 2023 yılının yaz aylarının sonlarına doğru Çeşme belediye başkanı olan Lal Denizli'nin daveti üzerine Emrah bey, ben ve koruması olan Naim'in arabayla Çeşme ilçesine gitmemizi istedi. Kendisi Murat Ongun ile beraber uçakla İzmir’e geldi. Biz Murat ve Emrah'ı aldıktan sonra Lal hanımın organize ettiği İzmir Konak’ta bulunan bir restorana yemek yemeye gittik. Burada yukarıda zikrettiğim şahıslar görüştükten sonra saatin ilerlemesi üzerine biz Emrah beyin talimatı üzerinde mekanda Emrah beylerin yanına gelen üç kadının ve Emrah ile Murat'ı alarak yine Konak’ta bulunan bir gece kulübüne bıraktık. Araçta toplamda 6 kişi olacağımız için Emrah'ın koruması olan Naim bizi ticari taksiyle takip etti. Devamında aynı gün yine Konak’ta bulunan bir apartmanın en üst katına ben, Emrah ile Murat bey ve üç kadını bıraktım. Akabinde kapıda Naim ile beraber beklemeye başladık. Bir müddet sonra iki tane daha kadın şahıs söz konusu ikamete gelerek daireye girdiler. Bu sırada Emrah bana alkol ve abur cubur alışverişi yapmamı söyledi. Ben hatırladığım kadarıyla bir şişe viski, birkaç paket cips ve çerez alarak yeniden ikamete döndüğümde kapıyı yarı çıplak halde Emrah Bey açtı. Yine ikametin içerisinde kadınların çıplak vaziyette olduğunu, masanın üzerinde bulunan tabak içerisinde de kokain maddesi olduğunu gördüm. Biz yukarıda izah ettiğim gece kulübünden çıkıp bu daireye gittiğimiz sırada Emrah ve Murat arasında Lal Denizli'nin kendilerine escort ayarladığını, İstanbul belediyesi üzerinden bir ihale almak istediğini söylediğine dair konuşmalar geçtiğine şahit oldum. Hatta gecenin sonunda eve gelen 5 kadından üçünün ödemesini Emrah'ın bize verdiği harcırah üzerinden ben yaptım. Murat açıkça Emrah'a Lal Denizli'nin İBB üzerinden bir ihale almak istediğini kendilerine şirin gözükmek ve jest yapmak için bu geceyi organize ettiğini, karşılığında Lal Denizli’ye İBB'den bir ihale vereceğini ancak buna karşılık olarak kendilerinin de İzmir yada Çeşme belediyesinden bir ihale alacaklarını söyledi. İstanbul'a döndükten kısa bir süre sonra da Lal Denizli Emrah beyin Gümüşsuyu semtinde bulunan ofisine gelerek Murat Ongun ve Emrah'la buluştular. Ben görüşme esnasında yanlarında olmadığım ihalenin konusu hakkında bilgi sahibi değilim." dedi. Kaan Tangöze'nin savcılık ifadesi ortaya çıktı: Uyuşturucu kullanma sıklığım bu nedenle azdır “İFTİRA, ŞİKAYETÇİ OLACAĞIM” S.H. İsimli tanığın ifadesine karşı savunması sorulan Lal Denizli, “Ben bu kişiyi tanımıyorum. Üzerime attığı iftiraları kesin bir dille reddediyorum. 2023 yılında benim Çeşme Belediye Başkanı olduğum iddiası kesinlikle doğru değildir. 30 Ocak 2024 itibarıyla adaylığım belirlenmiştir. Bahsedilen tarihte adaylığım dahi yoktur. Ne bana beyanını sormuş olduğunuz tanıkla ne de bahsi geçen kişilerle İzmir il sınırları içerisinde görüşmüşlüğüm dahi yoktur. Onlara restoran ayarladığım iddiası iftiradır. Devamında anlattığı çirkin şeylerde aynı şekilde iftiradır. Belediye Başkanı olmam gündemde dahi yokken ihale sözü vermiş olmam mümkün değildir ne ben ne de tanıdığım herhangi birisi hayatım boyunca bildiğim kadarıyla İBB'den ya da başka bir belediyeden ihale almamıştır. Söz konusu tanığın kim olduğunu bilmediğimden hangi motivasyonla bu iftiraları attığını bilmiyorum, kendisinden şikayetçi olacağım" dedi. Dosyada ifadesi bulunan gizli tanık G..02'nin, “Lal Denizli'nin annesi Çiğdem Kayalı'dır. Çiğdem Kayalı ve Lal Denizli uyuşturucu madde kullanır" ifadesi de Denizli'ye soruldu. Orta Doğu'da sıcak saatler! ABD'nin dev gücü Akdeniz'e ulaştı: İran'a doğru hızla ilerliyor “SAFSATA” Lal Denizli gizli tanığın iddialarına yönelik şunları söyledi: “Uyuşturucu madde kullandığımı, uyuşturucu madde kullanılan herhangi bir yerde bulunduğumu kesin bir dille reddediyorum. 67 yaşında bir kadına uyuşturucu madde kullandığını söylemek bile ahlaksızlıktır. Üzerime atılan bu iftirayı kabul etmiyorum, bu sebeple de savcılık makanızca ifadeye davet edildiğimde de avukatlarımdan test vermeyi bizzat kendimin talep ettiğine dair savcılık makamınıza dilekçemizi sunduk. Sporcu bir ailenin kızıyım, kendimde eski bir milli sporcuyum. 16 yıldır da hayatını ülkesine hizmet etmeye adamış genç bir kadın siyasetçiyim. Uyuşturucu ile adımın yan yana gelmesinden dahi hicap duyuyorum. Diğer iddiaları da tamamen safsatadır. Çeşme Belediye Başkanı olduğumdan beri Belediyemiz tarafından hiçbir şekilde kişiye özel yeni bir imar çalışması yapılmamıştır. Belediyemizce sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Büyükşehir Belediyesince hazırlanan planların kanun ve yönetmelik kapsamında sorumlu olduğumuz alt ölçekli planlar yapılmaktadır. Dolayısıyla Bilal Can Dilek adlı kişiye ait olduğu söylenen imar alanı 2019 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılmıştır. Hangi motivasyonla ifade verdiği belli olmayan ve bu iftiraları üzerime atan müfteriler hakkında hukuk mücadelemi sonuna kadar vereceğim" dedi.

Yaylada 3 kişiyi öldürüp, evi yakan ağabey-kardeşin cezası belli oldu

Yaylada 3 kişiyi öldürüp, evi yakan ağabey-kardeşin cezası belli oldu

Araklı ilçesi Haçovit Yaylası'nda, 21 Ağustos 2024’te Arif Altuntaş'a ait tek katlı evde yangın çıktı. Alevler kısa sürede tüm evi sararken, ihbarla bölgeye itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerce müdahale edilen yangın söndürülürken, evde bulunan Arif ve Gülizar Altuntaş çifti ile kuzenleri Kasım Altuntaş'ın hayatını kaybettiği tespit edildi. Evi yanıcı madde dökerek ateşe verdikleri değerlendirilen Arif Altuntaş'ın yeğeni Mehmet ile kardeşi Atilla Altuntaş ve akrabası M. A. gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan şüphelilerden Altuntaş kardeşler, tutuklanırken, diğer şüpheli serbest kaldı. İlginizi Çekebilir 'ÖZGÜRLÜĞÜME KAVUŞMAK İSTİYORUM' Yaylada 3 kişinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, Altuntaş kardeşler hakkında Trabzon 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Tutuklu yargılanan Mehmet ve Atilla Altuntaş, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada son sözleri sorulan sanıklardan Mehmet Altuntaş, pişman olduğunu belirtirken; suçsuz olduğunu öne süren Atilla Altuntaş ise "Özgürlüğüme kavuşmak, okuluma yeniden gitmek istiyorum" dediği öğrenildi. KARDEŞE 'YAŞ' İNDİRİMİ Mahkeme heyeti tarafından Mehmet Altuntaş, ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Nitelikli hırsızlık’ suçundan da 12 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanık Atilla Altuntaş da suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle indirimle 2 farklı suçtan toplam 27 yıl hapis cezası aldı. 2 kese altın çalınmış, karı koca canice katledilmişti! Çifte cinayette sır perdesi aralandı, katilin kimliği şoke etti

Göreve başladıktan 24 saat sonra istifa etti! Sebebi duyanları hayrete düşürdü

Göreve başladıktan 24 saat sonra istifa etti! Sebebi duyanları hayrete düşürdü

Tsitselkov, Geçici Başbakan Andrey Gyurov ile görüşmesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, seçimlerin güvenilirliğini ve sürecin şeffaflığını korumak amacıyla istifa kararı aldığını belirtti. Hakkındaki suçlamalara ilişkin adli sicil kaydının temiz olduğunu dile getiren Tsitselkov, "Dürüst seçimler herhangi bir kişiden daha önemlidir" ifadesini kullandı. Tsitselkov, kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde yayıldığını ileri sürdü ve haklarını yargı yoluyla arayacağını söyledi. NE OLMUŞTU? Bulgaristan’da Jelyazkov hükümetinin Aralık 2025’te istifasının ardından erken genel seçim kararı alındı ve seçime kadar ülkeyi yönetmek üzere geçici hükümet atandı. Başbakan yardımcılığına Stoil Tsitselkov getirildi, geçici hükümet üyeleri, dün mecliste yemin ederek görevlerine başladı. Tsitselkov'un uyuşturucu ve alkollü araç kullandığı iddialarını ortaya atan muhalefet milletvekilleri, başbakan yardımcısının istifasını istemişti.

Eski eşiyle konuşurken aniden silahı çıkarıp başına dayadı, tetiğe bastı! Dehşet anlarında kamera kayıttaydı

Eski eşiyle konuşurken aniden silahı çıkarıp başına dayadı, tetiğe bastı! Dehşet anlarında kamera kayıttaydı

Olay, Kayapınar ilçesinde meydana geldi. bir süre önce anlaşmazlık yaşayan çift boşandı. E.A., boşandığı eşi olan S.K.‘nın işyerinin önüne gitti. E.A.‘nın geldiğini gören S.K., kapının önüne çıktı. İkili iş yerinin hemen önünde konuştu. Silahı başına dayayıp tetiği çekti İş yeri önünde bir süre konuşan eski eşler arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine E.A., üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancayı çıkararak S.K.’nın başına dayadı. Soğukkanlılıkla tetiği çeken saldırganın silahı, mekanik bir arıza nedeniyle tutukluk yaptı. O ANLAR GÜVENLİK KAMERASINDA CNN TÜRK Diyarbakır Muhabiri Burak Emek'in haberine göre; ölümle burun buruna gelen genç kadın büyük korku yaşarken, silahın patlamaması olası bir kadın cinayetini engelledi. Yaşanan dehşet anları ise iş yerinin güvenlik kamerası tarafından anbean kaydedildi. Görüntülerde, E.A.’nın silahı doğrultup tetiğe bastığı sırada genç kadının müdahale ettiği ve silah patlamayınca hamlesini tekrarlamaya çalıştığı görülüyor. Ayrıca olay yerinde bulunan bir erkek de müdahale ederken genç kadın bu sırada bölgeden uzaklaştı. YAKALANDI Olayın ardından bölgeye sevk edilen Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçan saldırgan E.A.’yı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Polis, olayla ilgili olarak cadde üzerindeki kameraları incelemeye aldı. Şüpheli kısa süre içerisinde gözaltına alındı.

2 kese altın çalınmış, karı koca canice katledilmişti! Çifte cinayette sır perdesi aralandı, katilin kimliği şoke etti

2 kese altın çalınmış, karı koca canice katledilmişti! Çifte cinayette sır perdesi aralandı, katilin kimliği şoke etti

Doktor Ahmet Çakaloğlu, 8 Şubat'ta saat 18.00 sıralarında, bir süredir haber alamadığı babası Turgut ve annesi Nuran Çakaloğlu'nun Efeler ilçesi Meşrutiyet Mahallesi Kültür Caddesi'ndeki müstakil 2 katlı evine geldi. Eve giren Çakaloğlu, anne ve babasını kanlar içerisinde buldu. İlginizi Çekebilir Çakaloğlu'nun ihbarı sonrası adrese polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin kontrolünde çiftin baş, boyun ve karın olmak üzere vücutlarının çeşitli yerlerinden aldıkları bıçak darbeleriyle öldükleri belirlendi. Cansız bedenler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'nun morguna götürüldü. Komşuları, Çakaloğlu çiftinin evinden saat 03.00 sıralarında kavga sesi duyduklarını söyledi. Aydın Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından, olayın aydınlatılması için 5 ayrı özel ekip oluşturuldu. Eve yakın bölgede güvenlik kamerası bulunmadığı belirtildi. Savcılık kararıyla ev mühürlenirken, kapıya polis şeridi çekildi. İncelemede, vücudunda 15 bıçak darbesi bulunan Turgut Çakaloğlu'nun cesedinin evin girişinde, 10 bıçak darbesiyle hayatını kaybeden Nuran Çakaloğlu'nun cesedinin ise üst kattaki yatak odasında bulunduğu tespit edildi. Polis iz sürdü, baldızının kocası 25 gün sonra itiraf etti: Öldürdü, kredi kartı ile binlerce liralık altın aldı KESEDEKİ ALTINLAR ALINMIŞ Polis ekiplerinin evde yaptığı incelemede, 2 kesedeki altınların alındığı, Nuran Çakaloğlu'nun üzerindeki altın kolye, küpe, yüzük ve bileziklere ise dokunulmadığını belirledi. Ayrıca ekipler, eve zorla girildiğine dair bir bulguya rastlamadı. Polis, şüpheli ya da şüphelilerin Çakaloğlu çiftini tanıyor olabileceği ve cinayetlerin hırsızlık gibi gösterilmek istendiği ihtimali üzerine yoğunlaştı. Otopsi işlemleri tamamlanan çift, 10 Şubat'ta Germencik Hıdırbeyli Mahallesi'nde toprağa verildi. Çiftin oğullarından Ahmet Çakaloğlu olayın cinayet olduğunu söylerken; Serhat Çakaloğlu, cinayetin hunharca işlendiğini dile getirdi. Aydın Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri ise cami bahçesindeki cenazeyi kayda aldı. Kadıköy’de park yeri kavgası! 'Burası benim evimin önü' İTİRAF ETTİ Yaklaşık 12 gün süren teknik ve fiziki takip ile güvenlik kamerası incelemeleri sonucu, cinayet şüphelisinin hurdacılık yapan Ş.H. olduğu tespit edildi. Takibe alınan şüpheliye bugün öğle saatlerinde operasyon yapıldı. Polis, kaçmaya çalışan Ş.H.'yi gözaltına aldı. Ş.H., polisteki ilk ifadesinde suçunu itiraf edip, Turgut Çakaloğlu'ndan para istediğini, bu talebinin reddedilmesi üzerine öfkelenerek saldırıyı gerçekleştirdiğini söyledi. Ş.H., ifadesinde evin üst katından ses duyması üzerine Nuran Çakaloğlu'nu da bıçaklayarak öldürdüğünü, suç aleti bıçağı ise dereye attığını anlattı. Polis, delillendirme kapsamında evinde arama yaptığı Ş.H.'nin suç aleti bıçağı attığını söylediği derede de arama çalışması başlattı. Ş.H.'nin evine 5 kilometre mesafedeki deredeki aramaların sürdüğü bildirildi.

Bakan Tekin: 168 kişinin imzaladığı metinle ilgili suç duyurusunda bulunacağız

Bakan Tekin: 168 kişinin imzaladığı metinle ilgili suç duyurusunda bulunacağız

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sabah saatlerinde Artvin'e geldi. Artvin Çoruh İlkokulu'nu ziyaret eden Bakan Tekin, öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geldi. Ardından Artvin Valiliği'ni ziyaret eden Bakan Tekin, valilik şeref defterini imzaladı. Bakan Tekin, burada gerçekleştirilen il eğitim değerlendirme programına katıldı. İlginizi Çekebilir 'CİDDİ BİR DEVRİM YAPILDI' Program sonrası açıklamalarda Bakan Tekin, "Bugün sabahın erken saatlerinde Artvin'e geldik. Sabah buraya varır varmaz bir ilkokulumuzda öğretmen arkadaşlarımızla sohbet ettik. Ardından Vali Bey'in başkanlığında Artvin'le ilgili bir genel sunum, bir değerlendirme yaptık. Hemen akabinde de İl Milli Eğitim Müdürümüz, ilçe milli eğitim müdürlerimiz, il milli eğitimdeki il müdür yardımcısı ve şube müdürü düzeyindeki arkadaşlarımızla oturduk ve ildeki eğitim öğretim ortamlarını değerlendirdik. Tabii 2002 itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye'de eğitim öğretim süreçlerinde ciddi bir devrim yapıldı" diye konuştu. 'ANAYASANIN KENDİ İŞLERİNE GELEN MADDELERİNE BAKIYORLAR' Ramazan ayıyla ilgili faaliyetlere gelen eleştirilerine yönelik de konuşan Bakan Tekin, şunları söyledi: "Ramazanla ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Ben öncelikle şunu söyleyeyim; anayasamız, anayasal düzenimiz bize Milli Eğitim Bakanlığı'na ve bütün kamu görevlilerine anayasaya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz de ona göre davranıyoruz. Fakat bizim ramazan ayı ile ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler, anayasanın kendi işlerine gelen maddelerine bakıyorlar, diğerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı. İmzalandı ve bakanlığımızı bu anlamda zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. İşin tuhaf tarafı, onların içerisinde 1982 Anayasası’nı bizlere anlatırken yerin dibine geçiren hocalarımız da var. Biz bütün etkinliklerimizde, bütün çalışmalarımızda anayasanın tamamını, kanunların mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz. Biz bunları yaparken hak etmediğimiz eleştirilerle karşı karşıya kaldığımızda da doğal olarak tepkimizi gösteriyoruz.", 'MİDESİ GENİŞ BİR İNSAN DEĞİLİM' Bakan Tekin, "Bakın ben bir Anadolu çocuğuyum. Anadolu'nun her tarafında küfür ya da hakaret olarak kabul edilen cümleleri kullanıp da arkasından 'Bence bu küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum' diyen Özgür Özel kadar midesi geniş bir insan değilim, kusura bakmayın. Dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler, benim durduğum yerden suç teşkil eder. Benim, benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın eğitim camiasındaki bu konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız" dedi. 'BEN ANLAMAKTA ZORLANIYORUM' Bakan Tekin, "Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim ramazan ayında yaptığımız etkinlikler; milli dayanışma, birlik beraberlik kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikleri, 'eğitimde Talibanlaşma süreci' olarak tanımlıyorlar. Arkadaşlar böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir. Başka, başka diyor ki mesela bizim metinlerimizle ilgili olarak itirazlarında Trump'ın ipine sarılmış eleştirisi yapıyorlar. Nasıl çıkartıyorsunuz; ramazan genelgesinden böyle bir ifadeyi ben anlamakta zorlanıyorum. Laik-hukuk düzenini ortadan kaldırmak. Ne yapmışız? Anadolu'da herkesin heyecanla beklediği, Anadolu'da toplumsal dayanışma kardeşlik ve benzeri hususları vurguladığımız ramazan ayını çocuklarımız heyecanla karşılasınlar; 'Dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma duygularımız çocuklarımız tarafından içselleştirilsin' dediğimiz için laik hukuk düzenini ortadan kaldırmaya yönelik çaba içerisine girmişiz. Anlamakta zorlanıyorum ama en ağır ifade 'gerici azınlık' tanımlaması. Bunu, bunu söyleyen kişilere misliyle iade ediyorum" diye konuştu. 'RAHATSIZ OLMAYACAKSINIZ' Bakan Tekin, "Suç duyurusunda bulunmamızdan da rahatsız olmayacaksınız. Laikliği savunmak suç değildir. Laiklik, dini inanç ve ibadet hürriyetinin devlet, kamu otoritesi tarafından güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla bunu savunmak asla suç olarak kabul edilemez. Biz de zaten herkesin dini inanç ve ibadet hürriyetinin anayasamızın başlangıç kısmında tanımlandığı gibi temel hak ve hürriyetler, 'Bütün Türk vatandaşları için eşit düzeyde sağlanmalı' mantığından hareketle yürüdüğümüz için bunu savunmayı suç olarak değil, tam tersine bir erdem olarak kabul ediyoruz. Temel hak ve hürriyetleri amasız ve fakatsız olarak bütün vatandaşlarımız için savunan bir Cumhurbaşkanımız ve onunla birlikte çalışan Cumhur İttifakı ortağımız var. Biz de liderlerimizin talimatları doğrultusunda onların bize çizdiği perspektif doğrultusunda anayasada tanımlanan çerçevede hareket etmeye çalışan yürütme organlarıyız. Dolayısıyla yaptığımız şeylere yönelik bu tür ifadeler, bu ifadeleri kullandıktan sonra suç duyurusunda bulunmamızdan da rahatsız olmayacaksınız. Nasıl siz demokratik hakkınızı kullandığınızı iddia ediyorsanız; demokratik hukuk devletlerinde yargı ve hukuk üzerinden mücadele, hak aramak da bir demokratik haktır. Rahatsız olmayacaksınız. Suçunuz yoksa yoktur zaten ama ben de rahatsızlığımı ifade etmek için suç duyurusunda bulunmayı tercih ettim" dedi.

Deprem bölgesine 1,55 milyar euroluk ulaştırma yatırımı

Deprem bölgesine 1,55 milyar euroluk ulaştırma yatırımı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bir dizi incelemeye ve toplantıya katılmak üzere Hatay'a geldi. Cuma namazını Habib-i Neccar Camisi'nde kılan Bakan Uraloğlu daha sonra Dörtyol-Hassa Otoyolu ve Demiryolu Tüneli Projesi'nin hayata geçirildiği şantiye alanında incelemelerde bulundu. Burada basın açıklaması yapan Uraloğlu, projenin stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. 'PROJEMİZ İKİ ETAPTAN OLUŞACAK' Hatay'ın limanları, sanayisi ve tarımıyla Türkiye'nin kalkınmasında kritik rol oynadığını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Ancak Amanos Dağları'nın oluşturduğu coğrafi engel, İskenderun Limanı'nı orta koridora ve Güneydoğu Anadolu'ya etkin şekilde bağlamamızı zorlaştırıyor. Bu engeli aşmak için de Dörtyol-Hassa Demir Yolu ve Otoyolu Projesi'ni hayata geçiriyoruz. Bu proje kapsamında Amanos Dağları'nın altından yaklaşık 20 kilometre uzunluğunda 3 adet tüp tünel inşa ediyoruz. 19,5 kilometre uzunluğunda bir demir yolu tüneli ve 19,2 kilometre uzunluğunda 2 adet gidiş-geliş otoyol tüneli. Projemiz için 1,55 milyar euro yurt dışı kredi finansmanı sağladık. Toplamda 3 farklı tüpten oluşan bu tünellerle birlikte demir yolu hattının toplam uzunluğunu 55 kilometre, otoyol uzunluğunu ise 25 kilometre olarak planladık. Projemiz iki etaptan oluşacak ve tünel yapımını kapsayan ilk etabı Hassa Kavşağı'nda sona erecek. Kara yolu bağlantısı için Toprakkale-İskenderun Otoyolu'ndan ayrılarak Dörtyol kavşağından Amanos Dağları altından geçerek Hassa üzerinden Kırıkhan-Nurdağı arasında mevcut kara yolu ile birleşeceğiz. Payas-Hassa-Yolbaşı arasına yapılacak demir yolu hattıyla da Hatay ve İskenderun, Gaziantep ve Hassa Lojistik Alanı'na daha kısa yoldan bağlanacağız" diye konuştu. 2 milyar dolarlık dev anlaşma! Bakan Bayraktar: Projelerin temellerini bu yıl içerisinde atacağız 'TİCARET HACMİNİ YÜKSELTECEĞİZ' Projenin sağlayacağı faydalardan bahseden Uraloğlu, "Dörtyol-Hassa Projesi'nin gerçekleşmesi ile 235 kilometre olan Kilis-Osmaniye-İskenderun güzergahı 38,3 kilometre, 77,3 kilometre olan Kırıkhan-İskenderun-Dörtyol güzergahı 15,27 kilometre, 121 kilometre olan Nurdağı-Osmaniye-Dörtyol güzergahı 20,60 kilometre, 78,8 kilometre olan Dörtyol-Kırıkhan-Hassa güzergahı 53,4 kilometre, 84 kilometre olan Payas-Fevzipaşa arasındaki demir yolu güzergahı ise 29,6 kilometre kısalacak. Böylece bu stratejik projemiz sayesinde hem demir yolu hem de kara yollarındaki mevcut güzergahlarda toplamda yaklaşık 157 kilometre kısalma sağlayarak, zaman ve yakıt tasarrufunun yanı sıra lojistik maliyetleri de önemli ölçüde düşüreceğiz. Bölgedeki sanayi ve ticaret hacmini katlayarak artıracak, İskenderun Limanı'nı Güneydoğu Anadolu'nun ve komşu ülkelerin vazgeçilmez çıkış kapısı haline getireceğiz. Bölgede çok daha hızlı, konforlu ve kesintisiz ulaşıma hizmeti sağlayacağız. Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'daki sanayi bölgelerinin Suriye ve Irak gibi komşu ülkelerle ticaretinde İskenderun Limanları'nın önemini artırarak bölgedeki ticaret hacmini de yükselteceğiz. İskenderun Körfezi'ndeki mevcut ve yeni limanların Amanos Dağları'na yakınlığı nedeniyle depolama ve lojistik alanları yetersiz kalıyordu; bu ihtiyaçları Hassa bölgesindeki uygun alanlardan karşılayarak ekonomik hayatı canlandıracağız. Yine bu projemiz ile olası depremlere karşı dirençli kara yolu ve demir yolu altyapısı kurarak bölgenin afet durumlarında kesintisiz erişim kapasitesini de geliştirmiş olacağız" dedi. '15 KARA YOLU PROJESİNDE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ' Bakanlık olarak başka önemli projelerin çalışmalarını da yürüttüklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 2002 yılından bu yana Hatay’ımızın ulaşım ve iletişim altyapısı için 120 milyar 207 milyon liralık yatırım gerçekleştirdik. 151 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 500 kilometreye, 172 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 440 kilometreye yükselttik. 6 Şubat depremlerinin ardından ilimizde toplam 145,4 kilometrelik deprem konutu bağlantı yolunun 102,7 kilometresinde çalışmalarımızı tamamladık. Ayrıca Hatay’da Kırıkhan-Reyhanlı Yolu, Ceyhan-Toprakkale-İskenderun Devlet Yolu ve İskenderun-Antakya Otoyolu gibi 15 kara yolu projesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle geçen ekim ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla temelini attığımız İskenderun-Antakya Otoyolu da Hatay’da devam eden en önemli ulaşım projelerimizden biri. 19,2 km uzunluğundaki otoyolumuz İskenderun’da sona eren Toprakkale-İskenderun Otoyolu’ndan başlayarak; Belen yerleşimini 786 metrelik bir tünel ile geçerek ardından 1320 metre uzunluğundaki Derebahçe Viyadüğü ile Bahçe Deresi Vadisi’ni takip edip, Amanos Dağları’nı yaklaşık 8 bin 556 metre uzunluğundaki Belen Tünelleri ile aşarak Amik Ovası’na ulaşacak. Böylece Amik Ovası inişinde bulunan; Kırıkhan, Hassa, İslahiye, Nurdağı ile Kahramanmaraş ve Gaziantep illerine ulaşım sağlayan D-825 Devlet Yolu'na, Antakya OSB’ye ve Hatay Havalimanı'na doğrudan bağlantılar yaparak daha hızlı ve ekonomik ulaşım sağlayacağız" diye konuştu. 'AMANOS DAĞLARI ARTIK BİR ENGEL DEĞİL, KÖPRÜ HALİNE GELDİ' Aslında İskenderun-Antakya Otoyolu ile Dörtyol-Hassa Demir Yolu ve Otoyolu Projesi birbirinin tamamlayıcısı niteliğinde olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Her iki proje de Amanos Dağları'nın aşılmaz görünen engelini Belen Tünelleri ve Amanos Tünelleri gibi modern mühendislik harikaları ile ortadan kaldırarak Hatay'ı, İskenderun Limanı'nı ve Amik Ovası'nı; Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerimizle birlikte, Orta Koridor, Suriye, Irak ve devamında Arap yarımadasının tamamına entegre etmektedir. Vizyonumuz sayesinde Amanos Dağları artık bir engel değil, Türkiye'nin lojistik ve ticari gücünü küresel ölçekte yükselten bir köprü haline geldi. Bu projelerimiz İskenderun Limanı'nı Akdeniz'in vazgeçilmez bir merkezi konumuna taşırken, Suriye ve Irak gibi komşu ülkelerle ticaret hacmini katlayarak artıracak, uluslararası tedarik zincirlerinde stratejik bir avantaj sağlayacak. Bölgemizi sadece ulusal değil, uluslararası arenada da rekabetçi ve dirençli bir merkez haline getirecek, Doğu Akdeniz'den Orta Asya'ya uzanan modern ipek yolunun kilit parçası yapacaktır" dedi. 'HATAY'I HİÇBİR ZAMAN YALNIZ BIRAKMADIK, BIRAKMAYACAĞIZ' 6 Şubat depremlerinde Hatay Havalimanı'nın bulunduğu alandaki faylanma ve zemin sıvılaşması sebebiyle kalıcı yüzey deformasyonları ve 1,5 metreye varan kalıcı oturmalar görüldüğünü söyleyen Bakan Uraloğlu, şöyle dedi: "Pist ve çevresindeki alan da bu oturmadan etkilenmişti. Ama öncelikle insani yardım ve tahliye uçaklarının kullanımı için gerekli çalışmaları hızla yaparak pisti en kısa sürede hizmete almış ardından da Hatay Havalimanı’mızı, benzer afetlerde dahi görevini sürdürebilecek kalıcı ve güçlü bir altyapıyla yeniden ayağa kaldırmak için 21 Kasım 2023’te yapım çalışmalarına başlamıştık. Şu ana kadar 2 bin 720 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki yardımcı pisti hizmete aldık. Toplam 10 uçak park pozisyonlu yeni apronun, yeni pist ile apron arasındaki bağlantı taksi yolunun, regülatör binasının ve ısı merkezinin inşa çalışmalarını tamamladık. Depremde hasar gören yaklaşık 5 kilometrelik Hatay Havalimanı bağlantı yolunu da bitirdik ve vatandaşlarımızın hizmetine açtık. Havalimanımız 2025 yılında 507 binin üstünde yolcuya hizmet sundu. Şu anda havalimanımızın 3 bin metrelik ana pistindeki çalışmalarımızda yüzde 91 ilerleme kaydettik ve kaplama beton çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnşallah havalimanımızdaki tüm çalışmalarımızı bu yıl içiresinde tamamlamayı hedefliyoruz. Ayrıca depremden sonra başta İskenderun olmak üzere kıyı yapılarında oturma, rıhtımlarda çökme ve zeminde yüzeysel sıvılaşma olduğunu da tespit etmiştik. Bu kapsamda İskenderun Balıkçı Barınağı’nın onarımı işini tamamladık. Ana ve tali mendireği onararak çöken ve bozulan rıhtımı yeniledik. Yine İskenderun’da, kentin sahil hattını doğrudan etkileyen 3,8 kilometrelik sahil tahkimatı onarımı ve yürüyüş yolu çalışmalarını tamamladık ve halkımızın kullanımına açtık. Madenli Yat Limanı’nda da yürüttüğümüz çalışmalarla 550 metre ana mendirek onarımı ve 527 metre rıhtım onarımını sahada eş zamanlı olarak sürdürüyoruz. Dörtyol, Işıklı Konacık ve Samandağ Çevlik Balıkçı barınaklarının onarım işlerinin ihalelerini de yaptık ve yapım çalışmalarına yakın zamanda başlayacağız. Tüm bu projelerle amacımız; depremden zarar gören kıyı altyapısını yalnızca onarmak değil, balıkçılarımızın, yat turizminin ve bölge halkının daha güvenli, daha dayanıklı ve sürdürülebilir kıyı yapılarından faydalanmasını da sağlamak. Hiç şüphesiz Hatay'ımız 6 Şubat depremlerinin en ağır yıkımını yaşayan illerimizdendi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak deprem bölgelerinde yol, köprü, havalimanı ve demiryolu yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Hatay’ı hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Dörtyol-Hassa Projesi de bu iradenin en somut örneklerinden biridir." (DHA)