Kudüs Valiliği'nden Mescid-i Aksa tepkisi! 'İsrail'in baskın süresini uzatması tehlikeli bir tırmanış'

Kudüs Valiliği'nden Mescid-i Aksa tepkisi! 'İsrail'in baskın süresini uzatması tehlikeli bir tırmanış'

Kudüs Valiliğin sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, “İsrail işgal makamlarının, ramazan ayı boyunca yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’ya yönelik baskın süresini günlük olarak bir saat uzatma” kararından derin endişe duyulduğu ifade edildi. 'MÜSLÜMANLARIN DUYGULARINI AÇIKÇA PROVOKE EDİYOR' Uygulamanın ramazan sonrasında da kalıcı bir politikaya dönüşmesinden ciddi kaygı duyulduğu dile getirilen açıklamada, kararın "Mescid-i Aksa’daki tarihi ve hukuki statükoyu hedef alan tehlikeli bir tırmanış olduğu ve Kudüs, Filistin ve tüm dünyadaki Müslümanların duygularını açıkça provoke ettiği" vurgulandı. Kararın, "fanatik Yahudi derneklerinin yürüttüğü kışkırtıcı kampanyalarla" eş zamanlı geldiğine işaret edilen açıklamada, bu kampanyalar kapsamında Mescid-i Aksa’nın kapatılması çağrısı yapılan videoların yayımlandığı ve mekanın “Yahudiler için kutsal olduğu" yönünde dini içerikli iddiaların dolaşıma sunulduğu kaydedildi. 'ZORLA YENİ BİR FİİLİ DURUM DAYATMA' Söz konusu durumun "zorla yeni bir fiili durum dayatma ve Aksa üzerinde zamansal ve mekansal bölünmeyi kalıcı hale getirme girişimi" olduğu konusunda uyarıda bulunuldu. Mescid-i Aksa’nın yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet mekanı olduğunun tekrar edildiği açıklamada, işgal makamlarının aldığı tüm kararların "batıl ve gayrimeşru" olduğu, bu tür adımlarla uluslararası hukukun ihlal edildiği belirtildi. İsrailli fanatik grupların sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımlarda, ramazan ayında cuma ve cumartesi günleri hariç yerel saatle 06.30 ile 11.30 saatleri arasında Mescid-i Aksa'ya gidilebileceği ifade ediliyor. Ramazan öncesinde ise söz konusu gruplar, 07.00 – 11.00 ila öğle namazından sonra 12.30–14.00 saatleri arasında Mescid-i Aksa'ya girebiliyordu. İsrail polisinin sabah saatlerindeki süreyi bir saat uzattığı, öğle namazı sonrası girişlerei ise iptal ettiği kaydedildi. MESCİD-İ AKSA BASKINLARI Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor. İsrailliler, 2003'ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabet Mescid-i Aksa'ya giriyor. Bu girişleri "baskın" olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor. İsrailliler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra'nın yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, "Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu" iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor. İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyarette bulunabileceği" tarihi statükonun korunduğunu savunuyor. Ancak fanatik Yahudilerin, İsrail polisi korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüeller icra etmeleri sıkça kameralara yansıyor. ABD basını duyurdu: Trump büyük bir savaşa ilerliyor! İran’a 14 günlük mühlet Antarktika’da Türk-Bulgar çıkarması! Milyonlarca yıllık sırrı arıyorlar

Roketsan Genel Müdürü İkinci'den 'Atmaca' mesajı: Dünyanın en gelişmiş füzelerinden biri

Roketsan Genel Müdürü İkinci'den 'Atmaca' mesajı: Dünyanın en gelişmiş füzelerinden biri

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve Roketsan, kentin üretim gücünü ve akademik birikimini savunma sanayisiyle buluşturmak için önemli bir adım attı. Kentteki sanayicilerin savunma sanayi alanında Roketsan ile ortak çalışma yapabilmesi için stratejik iş birliği protokolü imzalandı. Törene Bolu Vali Yardımcısı Hakkı Uzun, Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci ile siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, oda temsilcileri, sanayiciler, akademisyenler ile ROKETSAN yöneticileri katıldı. 'DÜNYADA ÜRETİMİ KISITLI' Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, konuşmasında, Türkiye’nin tanksavar füzelerinin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin caydırıcılığı açısından gerçekten çok önemli etkisi olduğuna dikkat çekerek, "Burada Karaok, dünyada en fazla aranan ürünlerden bir tanesi. Şu anda parasını verseniz de alamayacağınız bir ürün. Tek bir kişi tarafından atılabilen ve büyük tank sistemleri dahil hepsini imha edilebilecek niteliğe sahip bir silah. Şu anda dünyada üretimi çok kısıtlı” diye konuştu. İkinci, ayrıca, “Atmaca’nın özelliği, şu anda bizim bütün gemilerimizde Atmaca entegrasyonu yapılıyor. Atmaca’nın kabiliyetlerinin birçoğunu bizim karşımızda olan ülkeler bilmiyor. Çünkü Atmaca’nın üzerindeki teknolojiler, dünyanın en gelişmiş seyir füzelerinden bir tanesi haline getiriyor onu. Bu bilinmezlik unsuru da aslında dışarıdan aldığınız bir üründen çok daha büyük bir caydırıcılık sağlıyor, özellikle bize karşı denizde harekat gerçekleştirmek isteyen ülkeler için” dedi. Cem Uzan'a kötü haber! Paris İstinaf Mahkemesi temyiz talebini reddetti İkinci, Bolu’nun jeopolitik konumunun önemine vurgu yaparak, “İstanbul-Ankara arasında yer alması hasebiyle çok güçlü bir lokasyona sahip. Bolu, Türk savunma sanayisine çok ciddi katkılar yapabilecek bir il. Buradaki başarıyı ancak üniversite sanayi iş birlikleri, şehirle sanayicimizi, üniversitemizi bizim sektörümüzü buluşturarak gerçekleştirebiliriz diye değerlendiriyorum. Ekibimiz burada. Bolu'daki sanayicilerimizle ne yapabiliriz? Nasıl ortak çalışmalar yapabiliriz? Türk savunma sanayine onların katkısını nasıl arttırabiliriz? Onun gayreti içerisinde olacağız” diye konuştu. 'ÖRNEK OLACAK' Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit de Bolu’nun sanayi potansiyeli olan bir kent olduğunu ifade ederek, “Burada gerçekten çok güzel bir potansiyel var. Ama bir şekilde biz bu potansiyeli kinetik enerjiye dönüştürememiş durumdayız. İnşallah bugün bu ateşin kıvılcımını yakmış olduk. Bundan sonra bu kıvılcımı meşale haline getirmek, tutuşturmak ve harlamak, Bolu'nun, sanayicilerinin görevi. İnşallah onlar da üstlerine düşeni yaparlarsa burada güzel, başarılı, bütün Türkiye'ye örnek olacak, temiz, sürdürülebilir bir savunma sanayi ekosistemini kurabilmiş oluruz” dedi. Törenin sonunda Prof. Dr. Yiğit ve İkinci, iş birliği protokolünü imzaladı.

Çin'de havai fişek dükkanında feci patlama! Çok sayıda ölü var

Çin'de havai fişek dükkanında feci patlama! Çok sayıda ölü var

Çin’de havai fişek ve maytap satan dükkanda feci bir patlama meydana geldi. Hubei eyaletine bağlı Xiangyang şehrinde yaşanan patlamada 12 kişi hayatını kaybetti . Patlamanın ardından çıkan yangın iş yerinin 50 metrekarelik bölümünü kül etti. Patlamanın nedeni ise soruşturuluyor. HAVAİ FİŞEK KAYNAKLI PATLAMALAR Çin’de havai fişek kaynaklı patlamalar sık sık yaşanırken, en son Haziran ayında Hunan eyaletindeki bir havai fişek fabrikasında patlama meydana gelmişti. Patlamada 9 kişi ölürken 26 kişi yaralanmıştı. ABD basını duyurdu: Trump büyük bir savaşa ilerliyor! İran’a 14 günlük mühlet Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı'

TBF ile TOGG arasında milli takımlar ana sponsorluk anlaşması imzalandı

TBF ile TOGG arasında milli takımlar ana sponsorluk anlaşması imzalandı

Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde düzenlenen imza törenine TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu ile yönetim kurulu üyeleri, TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, milli basketbolcular Yiğit Onan ve Meltem Yıldızhan ile diğer davetliler katıldı. Hidayet Türkoğlu, yaptığı açıklamada, TBF ile TOGG'un bir araya gelmesinin önemine vurgu yaparak, "Milli gururumuz TOGG ile Türkiye Basketbol Federasyonu arasında hayata geçen milli takımlar ana sponsorluk anlaşması, yalnızca bir sponsorluk değil, aynı hedeflere inanan iki güçlü kurumun yol arkadaşlığının ifadesidir. Üç yıl sürecek bu anlaşma kapsamında TOGG'un milli takımlarımızın ana sponsoru olması, basketbolumuzun gelişimine verilen güçlü ve stratejik bir destektir." ifadelerini kullandı. Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı' TOGG ile yaptıkları iş birliğine verdiği destek dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden Türkoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 'Türkiye'nin otomobili' vizyonunun TOGG markasıyla hayata geçmiş olması, ülkemizin üretim gücüne ve teknoloji alanındaki iddiasına duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir. Bu vizyon, yalnızca bir otomobil üretme hedefi değil; aynı zamanda Türkiye'nin kendi markalarıyla küresel ölçekte söz sahibi olma iradesinin en önemli ifadesidir. Yerli markalarımızın güçlenerek spora ve Türk basketboluna destek veren bir konuma ulaşması da bu kararlı yaklaşımın en doğal sonucudur. Türk basketboluna duydukları güven ve milli takımlarımıza verdikleri güçlü katkı için TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Fuat Tosyalı'ya ve tüm TOGG ailesine en içten teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bu iş birliğinin hem TOGG'a hem de Türk basketboluna hayırlı olmasını diliyorum." şeklinde görüş belirtti. Fuat Tosyalı: "Milli bir güç birliğini paylaşmak için bir aradayız" TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, TBF ile milli bir güç birliğine imza attıklarını kaydetti. Üç yılı kapsayan sponsorluk anlaşmasıyla ilgili görüşlerini paylaşan Tosyalı, "Sadece sıradan bir sponsorluk için değil milli bir güç birliğini sizlerle paylaşmak için bir aradayız. Son saniyede oyunu kazandıran bir basket, yılların emeğinin ve takım olma bilincinin sonucudur. TOGG da aynı şekilde bu ülkenin büyük vizyonuna inanan insanların uzun soluklu emeğinin sonucu. Bu ülkenin potansiyeline inanan bir markayız. Milletimizin TOGG'a gösterdiği teveccüh, topluma karşı sorumluluğumuzu da artırıyor. Milli takımlar sponsoru olarak bu anlamlı bağı güçlendirmekten gurur ve mutluluk duyuyoruz. Milli formayla kurduğumuz bu bağın sahadaki mücadeleye ve coşkuya güç katacağına inancımız tam. Bu milletin markası olarak ekosistemimize değer katmak önceliğimiz. Hep birlikte nice zaferler kutlayalım ve birlikte kupalar kaldıralım. Bu anlamlı iş birliğinin Türk basketboluna ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." değerlendirmesinde bulundu. İmza töreni, konuşmaların ardından gerçekleştirilen forma takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Büyükçekmece'de İETT otobüsünün kaza anı kamerada! 5 yaralı

Büyükçekmece'de İETT otobüsünün kaza anı kamerada! 5 yaralı

Kaza, saat 14.00 sıralarında Büyükçekmece'de meydana geldi. İETT otobüsünün şoförü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybetti. Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı' İETT otobüsü önce orta refüjdeki bariyerlere, ardından da sağ şeritteki bariyerlere çarparak durabildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Kazada 5 kişi yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralananlara ilk müdahaleyi ambulansta yaptı. Yaralılar daha sonra çevredeki hastanelere kaldırıldı. Polis ekipleri yolda güvenlik önlemi alarak trafik akışını kontrollü şekilde sağladı. KAZA KAMERADA Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde otobüsün yolda ilerlerken önce orta refüjdeki bariyerlere, ardından da sağ şeritteki bariyerlere çarparak durabildiği anlar yer aldı. Son dakika... Terörsüz Türkiye raporu komisyon tarafından kabul edildi

Yargıtay'dan kazaya karışan sürücülerle ilgili emsal karar

Yargıtay'dan kazaya karışan sürücülerle ilgili emsal karar

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, 2023'te Denizli'de ehliyetsiz sürücü A.A, kendi adına kayıtlı araçla beraberindeki eşiyle trafikte seyrederken S.Ö. idaresindeki başka bir araçla trafik kazasına karıştı. A.A, ehliyetsiz olması nedeniyle kaza tespit tutanağına, kaza sırasında yanında bulunan eşinin adını yazdı. Araçlarında oluşan hasar ile tamir süresince ikame araç kullanmak zorunda kaldığını belirten A.A, zararının temini için dava açtı. Davalı S.Ö, kaza tespit tutanağına davacının eşinin adının yazılması nedeniyle karşı taraf hakkında "resmi belgede yalan beyan" kapsamında mahkumiyet kararı verildiği, davacının tecrübesizliği nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirterek, davanın reddini talep etti. Yargılamayı yapan Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi, sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle davanın reddine karar verdi. Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, kararda hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiyle dosyayı temyiz etti. Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı' Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca "sonuca etkili olmamak üzere" kararı kanun yararına bozdu. Kararın gerekçesinden Dairenin kararında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gereği, hukuka aykırı fiili nedeniyle başkasına zarar veren kişinin "zararı gidermekle yükümlü olduğu" ifade edildi. Dava konusu olayda, davacının sürücü belgesinin olmaması nedeniyle yerel mahkemenin açılan tazminat davasını reddettiği anımsatılan kararda, "Bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kural ihlali olmadığı anlaşılmaktadır." tespitine yer verildi. "Kaza sırasında davacının geçerli bir sürücü belgesinin olmaması idari yaptırım uygulanmasını gerektiren bir haldir." değerlendirmesine yer verilen kararda, yerel mahkemenin bu durumu göz önünde bulundurarak zararı hesaplaması ve buna göre karar vermesi gerekirken, yanılgılı şekilde hüküm tesis ettiği ifade edildi. Yerel mahkeme kararının bu yönüyle doğru görülmediği aktarılan karara, bu nedenle kanun yararına bozulmasına karar verildiği bildirildi.

Arkadaşını öldürdü! Günlerce olay yerine gelip cesedi kontrol etti

Arkadaşını öldürdü! Günlerce olay yerine gelip cesedi kontrol etti

Olay Bayrampaşa Kocatepe Mahallesi Paşa Caddesinde 10 Şubat’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre viyadük altındaki bulunan cesedin kimliği belli oldu. Olayın detayları ortaya çıkarken, cesedin hakkında 16 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu öğrenilen cezaevi firarisi Mehmet Gür’e ait olduğu ortaya çıktı. YÜZÜ TANINMAZ HALDE Polis ekiplerinin ilk incelemesinde cesedin yüzünün tahribata uğradığı tespit edildi. İlginizi Çekebilir OLAY YERİNE GİDİP GELDİ Bunun üzerine araştırmalarını genişleten Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekipleri, çevrede bulunan güvenlik kameralarını inceledi. İncelemeler sonucunda bir kişinin bir kaç gün aralıklarla olay yerinde dolaştığı belirlendi. Kimliği tespit edilen şüpheli Umut O. kısa sürede gözaltına alındı. 15 suç kaydı bulunan şüphelinin cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. Emniyet kaynakları, Umut O.'nun Mehmet Gür’ü önceden öldürüp, yeşillik alana bıraktığını tespit etti. Cinayet şüphelisi Umut O.'nun defalarca olay yerinde gezdiğini ve kontrol ettiğini belirledi. Cinayet şüphelisi Umut O.'nun emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği öğrenildi.

Bakan Çiftçi: Türkiye Yüzyılı'nı güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacağız

Bakan Çiftçi: Türkiye Yüzyılı'nı güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacağız

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Valiler Buluşması programında konuştu. Mustafa Çiftçi, medeniyet anlayışlarında, devletin, hak ve adalet üzerinde yükselen, millete hizmetle anlam kazanan teşkilat olduğunu belirtti. İlginizi Çekebilir Bu topraklarda devletin, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen töre ile inançlarının emrettiği adalet ve merhamet anlayışıyla millet için var olan bir nizam olarak görüldüğünü ifade eden Çiftçi, köklü devlet geleneklerinin, adaleti temel, merhameti ölçü, hikmeti rehber edinmiş kutlu bir yürüyüş olduğunu söyledi. Çiftçi, Göktürk Kağanlığı'ndan Selçuklu Hanedanlığı'na, Osmanlı'nın üç kıtayı kuşatan nizam anlayışından Cumhuriyet'e kadar uzanan bu çizginin, bir milletin devletiyle kurduğu sarsılmaz bağın tarihi olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Şan ve şerefle yazılmış bu büyük tarih, insanlık için iyiliğin, adaletin ve merhametin mümkün olduğunu gösteren güçlü bir tecrübedir. Bizler içinse her zaman onurla sahip çıkılacak, sorumlulukla taşınacak muazzez bir mirastır. Tarihin her döneminde ecdadımız, inşa ve ihya etme idealiyle hareket etmiştir. Şehirler kurmuş, gönüller fethetmiş, yalnızca taş üstüne taş koymamış, hepsinden öte insanı merkeze alan bir medeniyet inşa etmiştir." Kendilerinin de bu yürüyüşün devamı olarak büyük sorumlulukla aynı istikamette yol aldıklarının altını çizen Çiftçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye idealine doğru emin adımlarla ilerlediklerini vurguladı. İçişleri Bakanı Çiftçi, valilere şöyle seslendi: "Devlet yönetimimizde mülk ve idare kavramları bir medeniyet tarifidir. Mülk emanettir, idare emanetin hakkını vermektir. Mülk, vatan toprağıdır, idare o toprağın huzurunu, düzenini, kardeşliğini ayakta tutmaktır. Bizim mülk anlayışımız, yöneticinin kibirden ve gösterişten uzak, sorumluluk bilinci yüksek ve hesap verme şuuruyla hareket etmesini gerektirir. Zira yegane malik Allah'tır. İnsana verilen sahiplik ise geçicidir. Bu bilinç, yöneticiyi hem adaletle hem de tevazuyla yönetmeye sevk eder. Mülki idare geleneğimiz bu hassasiyetler üzerine bina edilmiştir. Sinop'tan Hatay'a, Edirne'den Hakkari'ye uzanan bu aziz vatanın her bir köşesi bizlere emanet edilmiş bir mülktür. Bu mülkü adaletle, dirayetle ve şefkatle yönetmek hepimizin öncelikli görevidir." "TÜRKİYE YÜZYILI'NI GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ" Çiftçi, "Vali, kelime manasıyla gözeten, yöneten, göz kulak olan, egemenlik yetkisini kullanan demektir." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Valilik, milletin derdine derman olma makamıdır. Valilik, devletin halka uzanan elidir, vicdan ve merhamet mevkisidir. Bu düstur valilik makamının nüvesidir" sözlerini anımsatan Çiftçi, bu sözlerin, mülki idarenin mesuliyetlerini en veciz şekilde ifade ettiğini dile getirdi. Bakan Çiftçi, milletin hayır duasının devletin en güçlü hazinesi olduğunu belirterek, "Bu dua samimiyetle, fedakarlıkla ve hizmetle kazanılır. Milletimize hizmet yolunda gösterilen her bir gayret devletimizin gücüne güç katar." değerlendirmesinde bulundu. Bir çocuğun hafızasında, bir gencin umudunda, bir büyüğün duasında bırakılan izin, insanı iki cihanda aziz edeceğini anlatan Çiftçi, şunları kaydetti: "Muhterem Cumhurbaşkanım, 'hizmet eden izzet bulur' anlayışıyla çalışmak en büyük gayemizdir. Zat-ı devletlerinizin liderliğinde milletimizin hizmetinde olmaktan şeref duyuyoruz. Bu kutlu yolda Türkiye'nin gücüne güç, birliğine birlik katmaya Allah'ın izniyle devam edeceğiz. Liderliğinizde hem gönülleri imar edecek hem de eser ve hizmet anlayışıyla azimle çalışmayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacak, büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyeceğiz." Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı'

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Doğum Sonu Bakım Programı ile 925 bin 946 anneye lohusalık desteği verdik

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Doğum Sonu Bakım Programı ile 925 bin 946 anneye lohusalık desteği verdik

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK), AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan başkanlığında toplandı. Komisyon'da, Bakanlığının çalışmalarına ilişkin bilgi veren Memişoğlu, en fazla kadın personel istihdam eden bakanlık olduklarını, kadınların hayatın her alanında güçlü biçimde var olmalarını desteklediklerini söyledi. Memişoğlu, 2025 yılında ülke genelinde 2 milyon 200 bine yakın kadına ücretsiz meme kanseri taraması, 1 milyon 800 bin kişiye de rahim ağzı kanseri taraması gerçekleştirdiklerini bildirdi. İlginizi Çekebilir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan Normal Doğum Eylem Planı ile tıbben gerekli olmayan sezaryen oranlarında, Türkiye tarihinde ilk kez yüzde 12,3'lük düşüş sağladıklarını belirten Memişoğlu, şöyle konuştu: "Her Gebeye Ebe modeliyle 2025'in son 6 ayında 415 binin üzerinde gebemize birebir danışmanlık sunduk. Misafir Anne Uygulaması ile 7 bin 717 gebemizi güvenli ortamlarda ağırlayarak risklerin önüne geçtik. Son bir yılda 1 milyon 38 bin 484 anne adayını izledik. Doğum Sonu Bakım Programı kapsamında 925 bin 946 vatandaşımıza lohusalık döneminde destek verdik. Gebe Okullarımız ile 939 bin 538 anne adayını eğitim programlarımıza dahil ettik." Yüksek Riskli Gebelik İzlem Sistemi ile riskli gruptaki vatandaşlar ile ilgili branşlarda randevu önceliği sağladıklarını hatırlatan Memişoğlu, 211 kamu sağlık tesisini anne dostu hastane haline getirdiklerini anlattı. Memişoğlu, Bakanlığın kadın istihdamında öncü kurumlardan biri olduğunun altını çizerek, "Bakanlığımızda çalışan 896 bin 260 personelimizin 514 bin 280'i, yani yaklaşık yüzde 57'si kadındır. Yönetim kademelerinde ise merkez ve taşra teşkilatımızda şube müdürü ve üstü görevlerde 3 binden fazla kadın yöneticimizle yüzde 32'lik bir temsil oranına ulaşmış durumdayız." dedi. "1932 KADIN PERSONELİMİZ YARIM ZAMANLI ÇALIŞMA HAKKINDAN YARARLANMIŞTIR" Ülke genelindeki sağlık tesislerinde hizmet veren 52 kreşte 3 binden fazla çocuğa hizmet verdiklerini belirten Memişoğlu, şöyle konuştu: "2025 yılında yürürlüğe giren yasal düzenleme ile 1932 kadın personelimiz yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmıştır. Erkek personelimiz de talebi halinde ücretli babalık iznini kesintisiz olarak kullanabilmektedir. Mesleki ve kişisel gelişim eğitimleriyle kadın çalışanlarımızın kariyerlerini destekliyor, çalışma ortamlarını kalite standartları doğrultusunda iyileştiriyoruz." Kadın sağlığına yönelik çalışmalardan da bahseden Memişoğlu, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 2025 yılında 5 bin 984 kadına intiharı önleme, 31 bin 701 kadına çocuk istismarını önleme ve Çocuk İzlem Merkezi hizmetleri, 140 bin 790 kadına çocuk ve ergen ruh sağlığı, 47 bin 728 kadına yetişkin ruh sağlığı desteği sağladık. 44 bin 942 kadına aile içi şiddetle mücadele, 41 bin 781 kadına madde kullanım bozukluğu, 127 bin 904 kadına davranışsal bağımlılıklar konusunda eğitim ve destek verdik. 63 bin 368 kadına obezite ve egzersiz, 105 bin 687 kadına kişisel gelişim, 23 bin 286 kadına damgalama ve ayrımcılığı önleme hizmeti sunduk. Ayrıca 160 bin 70 kadına, 0-18 yaş sağlıklı çocuklarda fizyoterapi ve rehabilitasyon desteği sağladık. Bununla birlikte, 80 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile tam bağımlı raporu bulunan hastalarımızın raporlarını randevu almaksızın yeniliyoruz. 27 Mayıs 2025'ten bu yana 510 bin 716 vatandaşımızın raporunu evde bizzat giderek verdik. 2025 yılında engelli hastalarımız dahil olmak üzere toplam 4,5 milyon evde sağlık ziyareti gerçekleştirerek tüm vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden kesintisiz olarak faydalanmasını sağladık." Türk basınında bir ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye konuştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı'