Emekliye 90 bin TL’lik avantaj! Bankalarda promosyon yarışı hızlandı

Emekliye 90 bin TL’lik avantaj! Bankalarda promosyon yarışı hızlandı

Milliyet.com.tr/ÖZEL Yeni yılın ardından bankalar yeni müşteri çekebilmek ve halihazırda emekli müşterisini bankasında tutmak için promosyon ödemelerini yükseltmeye başladı. Şubat ayı itibarıyla bankalar arasında promosyon rüzgarı esiyor. 2026 yılı emekli maaş zam oranlarının belli olmasının ardından milyonlarca emeklinin gözü kulağı yüksek promosyon ödemelerindeydi. Emeklilere %12.19’luk zam sonrası en düşük emekli aylığının da %18.48’lik artışla 20 bin TL’ye çıkarılmasının ardından banka arayışları hızlandı. ŞUBATTA ÖDEMELER ZİRVE YAPTI Yeni yıl itibarıyla bankalarda promosyon tutarları 25 bin TL ile 31 bin TL arasında değişkenlik gösteriyordu. Bankalar arasında en yüksek ödeme tutarı 30-31 bin TL seviyelerinde iken sadece birkaç bankada ödemeler 30 bin TL’yi aşıyordu. Geçtiğimiz hafta bir banka daha ödemeleri 32 bin TL seviyesine çıkardı. EMEKLİYE 90.000 TL AVANTAJ Bir kamu bankası 12 ay vadeli 40 bin TL faizsiz kredi verirken, ücretsiz HGS etiketi gibi hizmetler de sunuyor. Ayrıca kasa kiralamak isteyen emeklilere de %25 indirimli kiralık kasa hizmeti veriliyor. Otomatik fatura talimatlarına 6 bin TL iade, aylık 6 bin TL'ye varan Bankkart Lira fırsatlarıyla emekliye toplam 90.000 TL’lik avantaj sunuluyor. Peki bir kamu bankasının sunduğu 90.000 TL’lik avantaj diğer bankaları da etkileyecek mi? Temmuzda promosyonlar ne kadar olur? Konuyla ilgili beklentilerini milliyet.com.tr’ye açıklayan Mali Müşavir ve Sosyal Güvenlik Müşaviri Emin Yılmaz şu ifadeleri kullandı: “90 bin TL'lik kampanyanın diğer bankaları da etkileyeceğini düşünüyorum. Nedeni ise her altı ayda bir yaklaşık 17.7 milyon emeklimizin maaşı enflasyon oranında artmaktadır. Çok büyük bir sayı olduğu için bankalar için de potansiyel hazır müşteri olarak gözükmektedir. Bankalararası rekabetten dolayı geçen ay 60 bin TL olan kampanyanın 90 bin TL’ye yükseltildiğini gözlemlemekteyiz. TEMMUZDA PROMOSYONLAR NE OLUR? Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası yıl sonu enflasyon hedefini 2 puan daha yükselterek %15 ile %21’e yükseltmişti. Dolayısıyla bu yılın oluşabilecek enflasyon verileri doğrultusunda bankaların da temmuz sonrasında nakit promosyon tutarlarını 35 bin TL seviyelerinin üzerine çıkaracağını tahmin etmekteyim. 90 BİN TL’LİK AVANTAJ CAZİP Mİ? Bir kamu bankasının 3 yıllığına taahhüt edilen emekli banka promosyonu 90 bin TL’lik ek avantajlarla birlikte sunulduğunu gözlemliyoruz. Otomatik fatura talimatı, ilgili banka kartı kullanılması ile faizsiz taksitli nakit avans harcamalarının sağlanması, nakit promosyon, faizsiz kredi, iade fırsatları ve ek finansmanla birlikte 90 bin TL’ye varmaktadır. Emeklinin avantajına olacak bütün destekleri iyi değerlendirmek gerekli. Bu yüzden bankaların yan ürün hizmetlerini de göz önünde bulundurmak gereklidir.”

Miçotakis: Gerilimsiz ve işlevsel bir ilişki istiyoruz

Miçotakis: Gerilimsiz ve işlevsel bir ilişki istiyoruz

Haftalık toplantısında gazetecilere Ankara ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Miçotakis, iki ülke arasındaki ayrılıkların sürdüğünü ancak bu konuların artık gerginlik oluşturmadan dile getirildiğini ifade etti. Miçotakis, görüşmelerde açık iletişim kanallarının kullanıldığını ve uluslararası hukuka bağlılık ilkesinin esas alındığını vurgularken “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bizi birbirimize yaklaştıran ve ayıran noktalar hakkında samimi ve kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Anlaşmazlıklarımız gerçek ve önemli. Bunları küçümsemiyoruz” ifadelerini kullandı. Erdoğan ile aynı çizgide olduğunu kaydeden Yunanistan Başbakanı, “Özgüvenle ve uluslararası hukuka sürekli atıfta bulunarak görüşlerimizi vurgulayabiliyoruz. Yunanistan ne gerginlik ne de atalet arıyor. Türkiye ile ulusal çıkarlara odaklanmış, gerilimsiz, normal ve işlevsel bir ilişki istiyoruz” açıklamasını yaptı.

CHP, Dede’nin ihracını istedi

CHP, Dede’nin ihracını istedi

Mehtap Gökdemir - Parti Sözcüsü Zeynel Emre, MYK gündemine ilişkin düzenlediği basın toplantısında, “çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Giresun’un Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’nasevk edildiğini açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Benim kapım herkese açıktır” açıklaması hatırlatılarak “CHP’nin kendisine bir ziyareti olacak mı?” sorusu da yöneltilen Emre, “Bunlar bizim kurullarımızda karara bağlanması gereken konular. Büyük hukuksuzluk ortadayken nasıl bir ilişki yürüyecek bunu kestirmek çok güç” dedi. CHP, ‘Katlanmak Zorunda Değilsiniz’ sloganıyla yeni üye kampanyasını da geçtiğimiz hafta başlattı. Üç aylık bir kampanya yürüteceklerini belirten parti kurmayları, amacın yalnızca yeni üye kazanmak olmadığını vurgulayarak, “Her hafta farklı bir tema işlenecek. Yaşanan sorunlara dikkat çekme, vatandaşı bilgilendirme de var”derken, bu haftaki temanın “yoksulluk” olduğunu bildirdiler. Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu arasında gerginlik olduğu iddiaları için “dedikodudan ibaret” ifadesini kullanan parti kurmayları, belediye başkanlarının istifası konusunda da “Kitle partisinde ve iktidara giden partilerde bazı ayrılışların yaşanması normaldir. İktidara giderken toplumun bütün unsurları yanında olmaya başlar ve bunların arasında ayrılanlar olur arada” görüşünü dile getiriyor. ‘Sahtecilik’te ‘iptal’ davası beklenecek Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “lisans diplomasıyla ilgili evraktasahtecilik” yaptığı iddiasıyla yargılandığı davanın dünkü duruşması Silivri 2 No’lu duruşma salonunda görüldü. İmamoğlu savunmasında “İki celseden sonra hakimi değiştirilen, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğibir uygulamayla dördüncü duruşma için buradayım. Seçimlerden ölümüne korkan bu iktidar, beni seçimlerde rakip görmek istemediği için buradayım” dedi. Savcı, diplomanın iptali için açılan davanın sonucunun kesinleşmesinin beklenmesini talep etti. Hakim de o davadaki kararınkesinleşmesinin beklenmesine karar verdi. Duruşma 6 Temmuz’a ertelendi. / DHA

Kritik hafta hareketli başladı

Kritik hafta hareketli başladı

TBMM süreç komisyonu bünyesindeki yazım ekibi Kurtulmuş başkanlığında bir kez daha toplandı. Toplantı öncesinde MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, DEM Parti’nin Umut Hakkıyla ilgili talebi konusunda “Umut hakkı başlık olarak olmasa da AİHM kararları üzerinden içerik olacak” dedi. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de “Bu konuda herkesin aklının berrak olması gerekir. Bir kişi ya da bir grup için bir düzenleme veya öneri olmayacak ama ceza infaz sistemindeki sorunlar, eksiklikler, evrensel hukuka uygun kimi düzenlemeler elbette önerilecektir” diye konuştu. Sarı zarfta sunuldu TBMM Başkanı Kurtulmuş, Meclis’te grubu bulunmayan komisyon üyesi siyasi parti temsilcileriyle görüşerek sürece ilişkin bilgi verdi. Kurtulmuş, komisyon üyelerine taslak raporu sarı zarf içinde sundu. Komisyonun 19 Şubat Perşembe günü öncesi toplanmasının planlandığı bildirilirken,yarın raporun oylanmasıve ardından da TBMM Genel Kurulu gündemine sunulması bekleniyor. Rapordaki detaylar Taslak raporun çerçevesi de netleşti. Yedi temel başlıktan oluşan raporun ilk beş bölümünde “Terörsüz Türkiye” hedefi anlatılıyor. Kürt meselesi ifadesinin yer almadığı raporda, “Terör”, “Terör örgütü” ve “Terörün tahribatı” gibi vurgular dile getiriliyor. Taslakta, PKK’nın silah bırakmasının fiilen kesinleşmesi ve bunun yürütme organı tarafından tespit edilmesi şartına bağlanıyor. Düzenlemelerin “Cezasızlık” ya da “Af” algısı yaratmaması için adli süreçlerin işletileceğine de vurgu yapılırken, umut hakkı ifadesi açıkça bulunmuyor. Yine taslakta “Yargının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyumunun güçlendirilmesi, infaz eşitliği, düşünce ve ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşleri önündeki engellerin kaldırılması” öneriliyor. ‘Doğuştan gelen haklar’ Raporda, ana dil ve eşit vatandaşlık başlıkları doğrudan anılmasa da “doğuştan gelen haklar” vurgusuyla mevzuattaki sınırlamaların gözden geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Kayyım uygulamalarına ilişkin ise görevden alma halinde belediye başkanının yerine seçimin belediye meclisi iradesiyle yapılması öneriliyor.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ramazan etkinlikleri

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ramazan etkinlikleri

Çocuklara özel eğlenceli parkurlar, atölye çalışmaları ve TRT Çocuk müzikallerinden, konserler, söyleşiler, kitap fuarı ve imza günlerine kadar geniş bir içerik ziyaretçileri bekliyor. Katılmak isteyenler “kulliyederamazan.com” adresinden ve “Külliyede Ramazan” sosyal medya hesaplarından etkinlik takvimine ulaşabilecek. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan paylaşımda da “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde gerçekleştirilen Külliye’de Ramazan, çocuklarımızın neşe dolu seslerine ve gençlerimizin ufkunu açacak etkinliklere kapılarını aralıyor” denildi. / ANKARA Milliyet

Avrupa’nın dijital göçebe üssü: Portekiz

Avrupa’nın dijital göçebe üssü: Portekiz

İSMAİL ŞAHİN - Avrupa’da özellikle Amerika kıtasından dijital göçebeler için Portekiz adeta bir çekim merkezi olmuş durumda. Avrupa’da dijital göçebelik için ilk adım atan ülkelerden birisi olan Portekiz, D8 ismini verdiği bu vize programını 2022 Ekim ayında başlatmış. Portekiz’in D8 Dijital Göçebe Vizesi, uzaktan çalışanlar, serbest meslek sahipleri ve girişimciler için Avrupa’daki en cazip oturum programlarından biri olarak öne çıkıyor. Portekiz 2026 itibarıyla hem yaşam kalitesi hem de uzun vadeli oturum imkânı sunmasıyla dijital göçebelerin ilk tercihleri arasında yer alıyor. Aylık en az 3.480 euro gelir şartıyla verilen D8 vizesi, Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı tanırken, belirli koşullarla kalıcı oturum ve vatandaşlığa giden yolu da açıyor. D8 tipi ulusal vize, uzaktan çalışanlara hem geçici kalış hem de uzun vadeli yerleşim imkânı sunuyor. Vize ilk aşamada 1 yıllık ya da oturum odaklı uzun dönemli olarak verilir ve şartlar devam ettiği sürece 5 yıla kadar uzatılabiliyor. 5 yılın sonunda kalıcı oturum ve Portekiz vatandaşlığı mümkün olabiliyor. Dijital Medya Ajansı sahibi olan Ümit Ateş bir yıl önce Portekiz’de dijital göçebe serüvenine atılmış. İlk başvuru yaptığında kendisine 4 aylık bir vize verilmiş ve bu sürede evrakları hazırlayıp başvuru yapması istenmiş. Dijital ajans tecrübesi sayesinde evrakları hızlı bir şekilde hazır eden Ateş Portekiz’e gitmiş. Daha önce Erasmus programı çerçevesinde Portekiz’de 3 ay kalana Ateş bu ülkeyi çok beğendiği için ve işini de yurt dışına açarak dahada da geliştirmek istediği için tercihini Portekiz’den yana kullanmış. ‘Bürokrasi çok yavaş’ Üniversitede orman endüstri mühendisi eğitimi alan Ateş, “İşimi hiç bir zaman yapmadım, sanat müzik yapıyordum. Başvuru sürecini tamamen kendim takip ettim. Ama bürokrasi çok yavaş. İlk etapta benim başvuru belgelerimi almadılar. Vizem bitiyordu, tedirgin oldum. Bana bir belge verdiler. Polis durdurunca işime yarıyordu, ama ülkeden çıkıp tekrar geli gelmiyordum. Resmen beni dijital bir hapishaneye koydular. Başvuru 6 ay sürdü. İki yıl bekleyenler de oluyormuş. Sonunda 2 yıl oturum aldım. üç yıl uzatabilme olanağım var. 5. yılın sonunda da kalıcı oturum alınabiliyor” dedi. ‘Bize iyi davranıyorlar’ Portekiz insanının Türklere karşı çok iyi davrandığına işaret eden Ateş, “Belediyeye gidiyorum Türk olduğumu duyan, ‘biz de seneye tatile gelmek istiyoruz’ diyor. İstanbul ve Kapadokya’yı çok görmek istiyorlar. Portekiz’i Türkiye’den tek farkı nüfusun çok az olması. Lizbon İstanbul’un 50’li yıllardaki haline benziyor. En uzak yer 15 dakika. Güvenlik açısından hiç bir sıkıntı yok. Dezavantaj olarak yemek kültürlerinin olmaması, yüksek ev kiraları. Kişisel beklenti çok önemli. Bu ülkeye gider orada iş yaparım diye düşünmeyin, çok zor” dedi. 2026 Güncellemesi Portekiz’de 2015 yılında 500 binden az olan göçmen sayısı 2024’te 1.5 milyonunu üzerine çıktı. Yani nüfusun yüzde 10’u artık yabancı. Son 7 yılda Amerikalıların sayısı 7 katına çıktı. 48 bin ingiliz var. Hal böyle olunca muhalefet de duruma tepki gösterdi. 23 Haziran 2025’te Portekiz hükümeti, vatandaşlık yasasında önemli bir değişiklik önerdi: ■ Vatandaşlık için gereken asgari ikamet süresinin 5 yıldan 10 yıla çıkarılması ■ Sürenin, oturum kartının verilmesinden sonra başlaması ■ Bu düzenleme 28 Ekim 2025’te Parlamento’dan geçti ancak Anayasa Mahkemesi incelemesi süreci devam ediyor. D8 vizesi: ■ Geçerlilik: Portekiz’e girişten sonra 2 yıllık oturum iznine çevrilir ■ Uzatma: 3 yıl daha ■ Avantaj: Kalıcı oturum ve vatandaşlık yolu açık ■ Aile: Dahil edilebilir Temel kriterler: ■ AB ve EFTA dışı ülke vatandaşı olmak ■ Tamamen uzaktan çalıştığını belgelemek ■ Aylık en az 3.480 euro gelir ■ En az 1 yıllık konaklama sözleşmesi sunmak Neden cazip?: ■ Ilıman iklim ■ Güvenli şehirler ■ İnternet altyapısı En iyi 7 şehir ■ Porto: Tarih, şarap, coworking kültürü ■ Lizbon: Start-up ekosistemi, gece hayatı ■ Peniche: Sörf ve sade yaşam ■ Braga: Genç nüfus, teknoloji merkezi ■ Sagres: Sörfçü dijital göçebeler ■ Coimbra: Sakin, akademik atmosfer ■ Ponta do Sol (Madeira): Dijital Göçebe Köyü Avantajlar ■ Portekiz’de yasal ikamet ■ Düşük ret oranı ■ Vergi avantajları ■ Yüksek kaliteli ve düşük maliyetli sağlık sistemi ■ Aileler için iyi eğitim olanakları ■ Güçlü uzaktan çalışma kültürü Yaşam Maliyeti ■ 1+1 daire (şehir merkezi): 1.000-2.000 euro ■ Faturalar: 150-180 euro ■ Market harcaması: 300-500 euro ■ İnternet&telefon: 40-90 euro ■ Toplu taşıma: 30-40 euro AKDENİZ AŞIKLARINA: YUNANİSTAN Düşük yaşam maliyetleri ve yıl boyu güneşli hava koşulları göz önüne alındığında, zaten popüler bir turizm destinasyonu olan Yunanistan dijital göçebeler için öne çıkıyor. İlk kez 2022 yılında yürürlüğe giren Yunanistan’ın Dijital Göçebe Vizesi (Greece Digital Nomad Visa), 2026 itibarıyla net gelir şartları ve görece kolay başvuru süreciyle dijital göçebeler tarafından daha fazla tercih edilmeye başlanmış. Aylık en az 3.500 euro gelir şartıyla veriliyor ve Yunanistan’da 1 yıllık yasal ikamet imkânı sağlıyor. Şartların korunması halinde vize süresi, Nomad Residence Permit ile iki yıl daha uzatılabiliyor. Eğer eşleri de katılıyorsa aylık asgari kazancın 4 bin 200 euro olması şartı aranıyor. Selanik favori Ancak bu program, doğrudan vatandaşlığa giden otomatik bir yol sunmuyor. Başvuru sahiplerinin bir iş sözleşmesi olduğu, serbest çalışıyorlarsa Yunanistan dışındaki bir şirket ya da müşteriler tarafından düzenli olarak istihdam edildiklerini göstermeleri şart. Dijital göçebe programı kapsamında, vize ve izin sahipleri yedi yıl boyunca yüzde 50 vergi indirimi hakkına sahip. Salanik’in güçlü öğrenci ve expat topluluğu, Türkiye’den dijital göçebeleri de bu kente çekiyor. Temel kriterler ■ AB / AEA / İsviçre dışı ülke vatandaşı olmak ■ Yunanistan merkezli bir şirket için çalışmamak ■ Aylık en az 3.500 euro düzenli gelir göstermek ■ Aile ile başvuru yapılması halinde eş için yüzde 20, çocuk başına yüzde 15 gelir artışı. Vize süresi ve uzatma Yunanistan Dijital Göçebe Vizesi iki aşamalı bir yapı sunuyor: ■ İlk vize süresi: 12 ay ■ Uzatma: Şartlar devam ettiği sürece 2 yıl Not: Bu vize, kalıcı oturum ve vatandaşlık garantisi sağlamaz. En iyi 7 şehir ■ Atina Kültür, start-up ve coworking alanları ■ Selanik Genç nüfus, üniversite kenti ■ Girit Doğa ve sakin yaşam ■ Heraklion Uzaktan çalışan topluluklar ■ Rodos Adada uzun süreli yaşam ■ Patras Uygun maliyetli şehir hayatı ■ Naxos Yavaş yaşam ve deniz Neden cazip? ■ Akdeniz iklimi ■ Yüksek güneşlenme süresi ■ Büyük şehirler ve adalarda coworking kültürü ■ Görece düşük gelir eşiği ■ Uzaktan başvuru imkânı Yaşam maliyeti (Aylık Ortalama) ■ 1+1 daire (şehir merkezi): 800-1.500 euro ■ Faturalar: 120-180 euro ■ Market harcamaları: 250-400 euro ■ İnternet & telefon: 30-60 euro ■ Toplu taşıma: 30-40 euro HER YIL YENİLENİYOR: İTALYA İtalya, Nisan 2024’te hayata geçirdiği Remote Worker (Dijital Göçebe) Vizesi ile Avrupa’daki en yeni programlardan birini sunuyor. 2022 sonunda yasal çerçevesi oluşturulan ve 2024 itibarıyla fiilen uygulanmaya başlanan vize, 2026’ya gelindiğinde özellikle nitelikli dijital göçebeler ve beyaz yakalı uzaktan çalışanlar arasında ilgi görüyor. İtalya Dijital Göçebe Vizesi, freelance çalışanlar (digital nomads) ile bir şirkete bağlı uzaktan çalışanları (remote workers) kapsıyor. Başvuru sahiplerinin işleri tamamen dijital araçlar üzerinden yürütülmeli ve İtalya merkezli bir işverene fiilen bağlı olmamaları gerekiyor. Vize, ilk aşamada 1 yıllık ulusal vize olarak veriliyor ve İtalya’ya giriş sonrası oturum kartına (Permesso di Soggiorno) çevriliyor. Şartlar devam ettiği sürece her yıl yenilenebiliyor. Temel Kriterler ■ AB / AEA vatandaşı olmamak ■ Yüksek nitelikli meslek grubuna dahil olmak ■ En az 3 yıl deneyim ■ Uzaktan çalışıldığını belgelemek ■ Yıllık en az 24.789 euro yasal gelir ■ İtalya’da kira sözleşmesi veya tapu sunmak Neden cazip? İtalya, özellikle kariyer ve yaşam kalitesi dengesini önemseyen dijital göçebeler için öne çıkıyor: ■ Akdeniz yaşam tarzı ■ Tarih, kültür ve gastronomi ■ Schengen bölgesinde serbest dolaşım ■ Büyük şehirlerde gelişen coworking ekosistemi. En iyi 7 şehir ■ Milano: Finans, teknoloji, start-up ekosistemi ■ Roma: Uluslararası yaşam, kültür ■ Floransa: Yaratıcı profesyoneller ■ Bologna: Akademik ve dijital merkez ■ Torino: Uygun maliyet, yüksek yaşam kalitesi ■ Napoli: Akdeniz yaşamı ■ Palermo: Güney İtalya’da sakin tempo Yaşam maliyeti ■ 1+1 daire (şehir merkezi): 900-1.800 euro ■ Faturalar: 150-220 euro ■ Market harcamaları: 300-500 euro ■ İnternet & telefon: 35-70 euro ■ Toplu taşıma: 30-50 euro Göçebe ve uzaktan çalışan ayrımı İtalya vizesi iki ayrı kategoriye ayrılıyor... Digital Nomads: ■ Freelance çalışanlar ■ Danışmanlar ■ Bağımsız uzmanlar Remote Workers: ■ Yabancı bir şirkete bağlı çalışanlar ■ İşlerini tamamen uzaktan yürütenler Vize süresi ve oturum: ■ Vize süresi: 1 yıl ■ Giriş sonrası: 8 iş günü içinde Permesso di Soggiorno* başvurusu zorunlu ■ Uzatma: Şartlar korunursa her yıl yenilenebilir *Permesso di Soggiorno, İtalya’daki yasal ikametin ana belgesidir ve vizenin yerini alır. Aile Üyeleri Dahil mi? Kısmen. İtalya aile birleşimi konusunda sınırlı bir yapı sunuyor. Dahil edilebilen kişiler: ■ Eş ■ 18 yaş altı çocuklar ■ 18 yaş üstü çocuklar ve ebeveynler bu vize kapsamına dahil değil. YARIN: KUZEY AVRUPA’NIN GÖÇEBE MERKEZİ ESTONYA

Coğrafi işaretli ürünler YÖREX’te buluşacak

Coğrafi işaretli ürünler YÖREX’te buluşacak

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasının önemli olduğunu, kırdan kente göçü engellemenin yolunun yöresel ürünlere sahip çıkmaktan geçtiğini vurgularken, “Yöresel ürünler, yerinde istihdam sağlayan geleneksel üretim biçimleriyle hem yerel ekonomiyi ayakta tutan, hem de kültürel zenginliğimizi gelecek kuşaklara aktaran mirasımızdır. Yöresel Ürünler Projemiz ve YÖREX’in ana hedefi bu mirasa sahip çıkmaktır” diye konuştu. Yerel üretim hamlesi Milli ekonomi, yerel üretimin ön plana çıktığı bir dönemde YÖREX’in daha da önem kazandığını kaydeden Çandır, “Anadolu’nun tüketim alışkanlıklarını yerli üretimle buluşturduğumuzda kendi değerlerimizi tüketir, istihdamı büyütür, ekonomiyi canlandırırız” dedi. Ali Çandır, YÖREX’te TOBB organizasyonuyla yapılan ikili görüşmelerde büyük market zincirleri ve -e ticaret siteleriyle yerel üreticilerin bir araya geldiğini ve iş bağlantıları sağladığını anımsatırken, bu yıl da küresel ölçekteki büyük alıcılarlaüreticinin B2B görüşmeleriyle yan yana geleceğini kaydetti.

37.5 milyar liralık krediye erişim imkanı sunuluyor

37.5 milyar liralık krediye erişim imkanı sunuluyor

Duygu Erdoğan - KOSGEB ve bankalar arasında düzenlenen Refinansman Kefalet Programı İmza Töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirildi.Programla bu yıl 30 milyar liralık bir kefalet hacmi oluşturulup böylelikle 37.5 milyar liralık krediye erişim imkanı sunacaklarını anlatan Kacır, “Protokol doğrultusunda 3’ü kamu, 6’sı özel olmak üzere toplam 9 bankamızla el ele veriyoruz” dedi. Bakan Mehmet Fatih Kacır, burada yaptığı konuşmada, sözlerine, Türkiye’nin büyümesinin ve kalkınmasının lokomotifi KOBİ’lerin hamisi KOSGEB ile bankaların işbirliğinde hayata geçirilen yeni destek mekanizmasının hayırlı uğurlu olması temennisi ile başladı.Kacır, Türkiye’nin bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülke olduğunu anlatarak, “Elbette tüm bu başarıları her bir sektörümüzün önünü açan, potansiyelini harekete geçiren ve gücüne güç katan hamlelerimiz ile başardık. İstihdamın yüzde 69’unu sağlayan, AR-GE harcamalarımızın yüzde 29’unu üstlenen, ihracatımızın yüzde 30’dan fazlasını gerçekleştiren KOBİ’lerimiz bu büyük yürüyüşün omurgasıdır. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nda hedefimiz yüksek katma değerli üretimi artıran, dijital ve yeşil dönüşümü hızlandıran, markalaşma ve ihracatta ölçek büyüten bir KOBİ ekosistemini çok daha güçlü bir zemine inşallah taşıyabilmektir” şeklinde konuştu. Etkin enstrümanlar devrede Programla bu yıl 30 milyar liralık bir kefalet hacmi oluşturup böylelikle 37.5 milyar liralık krediye erişim imkanı sunacaklarını anlatan Kacır, “Bugün imzalayacağımız protokol doğrultusunda 3’ü kamu, 6’sı özel olmak üzere toplam 9 bankamızla el ele veriyor, bu finansman gücünü KGF ile birlikte KOBİ’lerimizin emrine sunacağız. Bankalarımız, oluşturduğumuz bu destek mekanizmasını işletmelerimizle buluşturacak en etkin enstrümanları devreye alacaklar” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, konuşmasında KOBİ’lere seslenerek, “Biz her daim sizin yanınızda olmaya, yolunuzdaki taşları temizlemeye ve Türkiye’nin üretim gücünü sizlerle birlikte zirveye taşımaya kararlıyız. Siz yeter ki üretmeye, istihdam sağlamaya devam edin. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak işini büyütmek isteyene yeni kapılar açmaya, üretimini sürdürmek isteyenin yükünü hafifletmeye, istihdamını artırmak isteyenin yanında olmaya tüm imkanlarımızla devam edeceğiz. Bakınız ekonomide tesis ettiğimiz istikrar ve güven ortamı ve dezenflasyon politikaları meyvelerini veriyor” ifadelerini kullandı. Güçlenen makro finansal istikrarın, risk priminin azalmasına ve ekonominin şoklara karşı dirençli ve daha dayanıklı hale gelmesini mümkün kıldığını anlatan Kacır, “Küresel ekonomilerin ve ticaretin sert rüzgarlarla sınandığı bu dönemde, Türkiye istikrarıyla ayrışıyor, yatırım ve üretimde yeni fırsat pencerelerini birer birer açıyor. Ülkemizi küresel değer zincirlerinde daha yukarılara taşıyacak yeni işbirlikleri ve ticaret koridorları tesis ediyoruz. Türkiye’de istihdamı, üretimi, katma değeri büyüten bir kalkınma modelini Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinden hep birlikte hayata geçiriyoruz” dedi. 54 bin işletme yararlandı Bakan Kacır, son 23 yılda KOSGEB’i KOBİ’lerin en büyük yol arkadaşı ve stratejik çözüm ortağı haline getirdiklerini belirtti. 2002 yılına kadar sadece 4 bin işletmeye, bugünkü rakamlarla yaklaşık 2.1 milyar lira destek verebilen, imkanları son derece kısıtlı bir KOSGEB’in var olduğunu hatırlatan Kacır, son 23 yılda kaynaklarını müteşebbisler için seferber ederek bu tabloyu tamamen değiştirdiklerini ifade etti. Kacır, bu dönemde 1 milyon 412 bin işletmenin elinden tuttuklarını, onları üretimde, ihracatta ve inovasyonda yalnız bırakmayarak toplam 286 milyar liralık bir kaynağı KOSGEB eliyle KOBİ’lere kazandırdıklarını ve sadece geçen yıl 54 bin işletmeye 34.8 milyar lira destekte bulunduklarını anlattı.

İstanbul’da ‘drone savaşı’ yarışması

İstanbul’da ‘drone savaşı’ yarışması

Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA) tarafından düzenlenen SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı, bu yıl 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde yapılacak. SAHA EXPO Genel Müdürü Murad Çakır, SAHA İstanbul Başkan Yardımcısı ve ROKETSAN Genel Müdürü İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Uça, dün akşam ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi’nde fuar ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi. Gerçek harp şartlarında 300’den fazla yeni ürünün lansmanını beklediklerini söyleyen İkinci, “Dünyanın en önemli fuarlarından bir tanesi. SAHA EXPO’da bu yıl ilk defa bir FPV drone alanı olacak. Gerçek harp şartlarına yakın senaryolarla FPV drone yarışmaları yapılacak. Dünyada ilk kez düzenlenecek World Drone War ile FPV teknolojilerinin geldiği noktayı, gerçekçi operasyonel senaryolar altında test etme imkanı sağlanacak. SAHA Talks kapsamında Dijital dönüşüm, yapay zeka teknolojileri, Uzay teknolojileri odağında uluslararası konuklar ve astronotlar ile sektör temsilcilerinin katılacağı bir alan hayata geçireceğiz” diye konuştu.

Gökvatan’ın milli takımı SAHA MİHENK’te buluştu

Gökvatan’ın milli takımı SAHA MİHENK’te buluştu

Milli Havacılık Endüstrisi Kümelenmesi - SAHA MİHENK faaliyetleri çerçevesinde düzenlenen “3. Milli Havacılık Endüstrisi Çalıştayı”, “Kalitede Birlik, Rekabette Güç” temasıyla dün başladı. ASELSAN ÇELİKKUBBE Etkinlik Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştay, havacılık sanayiinde yerli ve milli üretim kabiliyetlerinin güçlendirilmesi, kuruluşların tedarik ekosistemine entegrasyonunun hızlandırılması ve sürdürülebilir rekabet seviyesinin yükseltilmesi hedefiyle temel paydaşları bir araya getirdi. Takip edilen ülkeyiz ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, açılış konuşmasında, sektörün gelişimine dikkati çekerek, “Türkiye havacılıkta artık takip edilen ülke durumuna geçti. Havacılık başarılarını sürdürebilmek için kalite ve müşteri memnuniyeti esas olacak. Türkiye’nin milli havacılık takımı olarak burada birlikteyiz” dedi. Akyol, Türkiye’nin savunma sanayisinde başarılı bir yılı geride bıraktığını belirterek, “Bayraktar KIZILELMA’nın hava-hava atışını gerçekleştirdik. 5. nesil uçağı yapabilen birkaç ülke arasındayız. Bu yıl olduğu gibi önümüzdeki yıl da yapılamayan işleri dünyaya gösterdiğimiz süreçler olmaya devam edecek” diye konuştu. ROKETSAN Genel Müdürü ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci de,“Küçük ve orta ölçekli firmalarımız hem ciddi bir katma değer üretiyor, hem de yeteneklerini her geçen gün artırıyorlar. SAHA İstanbul’da hedefimiz üyelerimizin uluslararası kalite standartlarıyla uluslararası havacılık sektörüne entegrasyonu sağlamak ve onların gelişimine katkıda bulunmak. Çalıştayda bu amaca yönelik atılacak her bir adım Türkiye’nin havacılık ve uzay sektörüne ciddi katkı sağlayacaktır” dedi. Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı İhsan Kaya da, savunma ve havacılık sanayisinin yüzde 80’in üzerinde yerliliğe ve 10 milyar doların üzerinde ihracata ulaştığını belirterek, SAHA kümelenmesinin hem Türkiye, hem Avrupa’nın en büyük kümelenmelerinden olduğunu söyledi. Ekonomik değere dönüştürülmeli Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, savunma ve havacılık sanayisinde ulaşılan yüksek yerlilik oranının artık ekonomik değere ve ölçeğe dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Finansman tarafında kapsamlı destek paketlerinin devreye alındığını aktaran Coştu, yatırım taahhütlü avans kredisi programı kapsamında 500 milyar liralık bütçenin sanayi ekosistemine sunulduğunu söyledi. Coştu, “Geçmişte olduğundan daha yüksek bir yoğunlukla proje bazlı destek mekanizmamızı sektörümüzün istifadesine sunmaya başladık” dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da askeri fabrikaları, tersaneleri ve tedarik faaliyetlerini kapsayacak şekilde her türlü işbirliğine hazır olduklarını dile getirdi.

Rubio: İran’la anlaşmak zor olacak

Rubio: İran’la anlaşmak zor olacak

Rubio, Macaristan’da Başbakan Viktor Orban ile düzenlenen ortak basın toplantısında gelen sorulara karşılık, Tahran’la anlaşmanın zorluğuna değindi, “İran nihayetinde Şii din adamları tarafından yönetiliyor ve kararlar da Şii din adamları, radikal Şii din adamları tarafından belirleniyor. Bu kişiler politika kararlarını tamamen teoloji temelinde alıyor” diye konuştu. Destek iddiası Bu arada ABD basınında yer alan haberlerde, Başkan Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya, anlaşma sağlanamaması halinde İran’ın balistik füze programına yönelik düzenleyeceği muhtemel saldırıları destekleyeceğini söylediği öne sürüldü.

‘Netanyahu, Trump’ı dikkate almadı’

‘Netanyahu, Trump’ı dikkate almadı’

Asena Yatağan - Türkiye, bu kararı sert biçimde kınarken, uzmanlar, gelişmeye ilişkin Milliyet’e şu değerlendirmeleri yaptı: ‘Her şey 19 Şubat’ta netleşecek’ (Dumlupınar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Hüsamettin İnaç) “Son dönemde İsrail ile ABD arasında gerek Gazze gerekse Suriye konusunda ciddi ayrışmalar var. Trump başkanlığı aldığı günden beri Netanyahu’yla 7 kez görüştü. Bu görüşmelerin sıklığı bile bazı mevzularda anlaşamadıklarını gösteriyor. ABD Gazze’de artık tek başına söz sahibi olduğunu, bölgenin yeniden şekillenmesi ve gelişmesi konusunda İsrail’in söz hakkı olmadığını belirtiyor. Batı Şeria da, ABD-İsrail arasındaki ayrışmanın en temel noktası. Bundan sonra Orta Doğu’da İsrail’in mi patron olacağı yoksa ABD’nin mi direksiyonda olacağı belirlenecek. 19 Şubat’taki toplantıyla bunun netleşeceğini görüyoruz. İsrail artık yapıp ettiklerinin etkisini göremiyor; jeopolitiği doğru okuyamıyor. Çünkü tüm dünyada ciddi bir İsrail nefreti oluşmuş durumda ve bu süreç bu nefreti daha da artırıyor. ‘Kurtulmak istiyor’ İsrail, Orta Doğu’yu kendisine göre yeniden inşa etme çabasına girmiş durumda... İsrail, çıkarları için ABD’yi kullanmaya çalışıyor. Ama ABD’de ‘America First’ diyen bir tayfa var ve Trump da bu çizgide. İsrail’in Amerikan politikasını kendi lehine manipüle etmesini önlemeye çalışıyorlar.İsrail bu kararları alırken Siyonist lobiye aşırı güveniyor ve Amerikan siyaseti tamamen arkasında gibi davranıyor. Ben böyle olmadığını, Trump’ın gelinen noktada İsrail’den ve Netanyahu’dan kurtulmak istediğini, Gazze’yi ve Batı Şeria’yı önemli bir gerekçe olarak kullanacağını düşünüyorum. ‘Bu ne perhiz...’ (Emekli Büyükelçi Uluç Özülker) “Netanyahu, ABD’ye gittiğinde Trump’tan arzu ettiği cevabı alamadı. Hatta biraz azarlandığını söyleyenler de var. Trump bu toplantıya epey zamandır çalıştı ama başarılı olur mu onu zaman gösterecek. Çünkü iki önemli faktör var: Silahları topyekün bırakacak, barış olacak noktaya henüz Trump’ın dilediği şekilde gidilmedi. 19 Şubat’ta toplanılacak ama hangi taleple ortaya çıkacakları da net değil. Bir terslik yaratabilecek gelişme de Kudüs ve Batı Şeria ile ilgili İsrail’in attığı adım. Trump Gazze’de bir şeyler yapmaya çalışırken, İsrail Batı Şeria topraklarını kendi topraklarına katacak adımlar atıyor. Yani bu ne perhiz bu ne lahana turşusu... Gazze konusunda Trump bir şey yapıyor ama İsrail’i kontrol altına alabildiğini gösteren açık bir durum yok. İsrail bugüne kadar ABD desteğiyle ayakta duran istilacı güç olarak bu çizgiyi terk etmemek, daha da perçinleyip ileri götürmek istiyor... ‘Ben yaparım, ABD benim üzerime gelemez’ politikasını sürdürüyor. Bunun gerçek tarafı da var. ABD’deki Yahudiler lobi olarak ayağa kalkmış durumda, evangelistler de inanç sistemi olarak İsrail’in yanında. Trump’ın Netanyahu’yu yola getirecek şekilde baskıyı artıracak kabiliyet ve güce sahip olduğunu çok net görmüyoruz.”

Emlakçı kardeşlere tecavüz davası

Emlakçı kardeşlere tecavüz davası

Müşterileri arasında Kim Kardashian, Kanye West, Ivanka Trump gibi ünlüler bulunan, İsrail asıllı ikizler Alon ve Oren (38) ile ağabeyleri Tal Alexander’ın (39) her biri en az 10 kadına şiddet uygulayarak tecavüz etmekle suçlanıyor. Kadınları kaçırdıkları, uyuşturucuyla sersemlettikleri öne sürülen kardeşler suçlamaları reddederken dava devam ediyor.

Epstein’dan cinsel istismar işkencesi

Epstein’dan cinsel istismar işkencesi

Bir videoda, Epstein’ın bir kadının göğüslerini kameraya zorla göstermesi, kadının ellerini itmesine rağmen bunu yapması yer alıyor. Birçok videoda genç kadınlar yatak odalarında cinsel eylemlerde bulunurken görülüyor. Ayrıca videolarda Epstein’ın genç kızları yarı çıplak podyum seçmelerinde performans sergilemeye zorladığı yer alıyor. Hakkında yayınlanan belgelerle dünyayı sarsan fuhuş patronunun bilgisayarında porno filmler de bulunuyor.