Trump'tan dikkat çeken UFO hamlesi! Gizli dosyalar açılıyor mu?

Trump'tan dikkat çeken UFO hamlesi! Gizli dosyalar açılıyor mu?

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Trump, dünya dışı yaşam, tanımlanamayan hava olayları (UAP) ve tanımlanamayan uçan cisimler (UFO) konusundaki resmi belge ve bilgilerin kamuoyunun erişimine açılma sürecini başlatma talimatı vereceğini duyurdu. 'TALİMAT VERECEĞİM' Bu kararı kamuoyunun söz konusu konulara gösterdiği yoğun ilgi nedeniyle aldığını belirten Trump, "ABD Savunma Bakanlığı ile diğer ilgili bakanlık ve kurumlara, uzaylılar ve dünya dışı yaşam, UAP ve UFO’lar ile bağlantılı resmi belgeleri ve bu son derece karmaşık, ancak ilginç ve önemli konulara ilişkin diğer bilgileri tespit etme ve kamuoyuna açıklama sürecini başlatma talimatı vereceğim" ifadelerini kullandı. İsrail kanalında işkence itirafları! 'Artık kimse bize bakamaz, buranın sahibi biziz' Gram altın için ezber bozan tahmin!

Mal sahipleri dikkat! Değerli konut vergisinde son gün!

Mal sahipleri dikkat! Değerli konut vergisinde son gün!

Arsa rayiç değerlerindeki artışla birlikte, mülk sahipleri için yeni vergi dönemi heyecanı başladı. Özellikle lüks konut sahiplerini yakından ilgilendiren Değerli Konut Vergisi2026 yılı için belirlenen yeni limitlerle gündemde. Peki, hangi konutlar bu vergi kapsamına giriyor ve mülk sahiplerinin ne kadar ödeme yapması gerekiyor? DEĞERLİ KONUT VERGİSİ NEDİR? Konuyla ilgili tüm merak edilenleri milliyet.com.tr’ye değerlendiren Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı şu ifadeleri kullandı: “Değerli konut vergisi Türkiye sınırları içerisinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan belli bir vergi değerinin üstünde olanlar için alınan ek bir vergidir. İlgili taşınmazın o yıl için belirlenen tutarın üzerinde değeri varsa bu değerli konut vergisine tabi olabiliyor. HANGİ KONUTLAR BU KAPSAMA GİRİYOR? 2026 yılında beyanname verecek olan kişiler için 2025 emlak vergi değeri 15 milyon 709 bin TL’yi geçenler için değerli emlak vergisi verilmesi zorunlu. 2025 yılı bina vergi değeri 15.709.000 TL’yi aşan mesken nitelikli taşınmazlar için 2026 yılında Değerli Konut Vergisi mükellefiyeti doğmaktadır. Ancak 2026 yılında uygulanacak yeni eşik tutar 17.711.000 TL olarak belirlenmiştir. Beyan yükümlülüğü 2025 yılı bina vergi değerine göre belirleniyor. Vergi hesabı 2026 yılı bina vergi değeri üzerinden yapılıyor. Bu teknik bir fark diyebiliriz. SON GÜN BUGÜN! Burada malik olan intifa hakkı sahipleri ya da mülkiyeti paylı olan, el birliği halinde olanlar için yükümlülükler farklı. 20 Şubat’a (bugün) kadar bu sınırı geçenlerin beyanname vermesi gerekiyor. ‘17 MİLYON 711 BİN TL’NİN ALTINDAKİLER KAPSAMA GİRMİYOR’ 2025 yılında meskene sahip olup değeri kişinin 17 milyon 711 bin TL’yi aşmıyorsa herhangi bir beyanname vermesine gerek yok. Eğer bu tutarı aşıyorsa onların 20 Şubat’a kadar beyanname vermesi gerekiyor. 2 Mart Pazar gününe kadar ilk taksiti, diğer ikinci taksiti de 31 Ağustos tarihine kadar vergi dairelerine ödemeleri gerekiyor. NE KADAR VERGİ UYGULANIYOR? Burada vergiyi aşan kısımlarla ilgili bir tarife var. Taşınmazın mesken niteliği taşıyıp taşımadığının tespitinde, taşınmazın kayıtlarda yer alan niteliğinin yanı sıra fiilî kullanım durumu da dikkate alınır. Mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyet şeklinde malik olunması halinde, değerli konut vergisinin matrahı olarak taşınmazın toplam değeri esas alınır. KİMLER DEĞERLİ EMLAK VERGİSİNDEN MUAF? Burada özellikle bazı muafiyetler var. Türkiye’de tek meskeni olanları muaftır, birden fazla meskeni olanların en düşük değerli meskeni muaftır. Yeni inşa edilip henüz satılmamış müteahhit stokları değerli emlak vergisinden muaf, kamu kurumlarına ait konutlar da bundan muaftır. Muafiyet için kişilerin ilgili formlarla vergi dairelerine dilekçe vermeleri gerekiyor. PAYLI MÜLKİYETLERDE ÖDEMELER NASIL OLUYOR? Bazı taşınmazlarda kişiler paylı mülkiyete sahip olabiliyor. Burada taşınmazın toplam değeri esas alınıyor ama vergi hisse oranında ödeniyor. Tek meskeni olan paydaş muaf olabiliyor. Elektronik beyanname mümkün ancak mutlaka belediyeden rayiç değer belgesi alınıp teslim edilmesi de gerekiyor. Burada asıl durum 2027 yılı içindir. Çünkü bu sene emlak vergilerinde 3 kata yakın artışlar nedeniyle önümüzdeki yıl İstanbul’un merkez ilçelerinde, lüks site projelerinde nispeten daha geniş ölçekte değerli konut vergisi kapsamına giren çok sayıda mükellef olacak. Bu kapsama girenlerin sayısı bu sene az gibi gözüküyor olsa da seneye değerli konut vergileri çok daha fazla konuşulacaktır diyebiliriz. NE KADAR ÖDEME ÇIKIYOR? İŞTE ÖRNEK HESAP Örneğin bir mükellefin mesken nitelikli 2 adet taşınmazı olduğunu düşünelim. Bu taşınmazların 2025 yılı bina vergi değerleri de 20.000.000 TL ve 20.500.000 TL olsun. Bina vergi değerleri 2025 yılı için 15.709.000-TL'yi aştığından değerli konut vergisine tabi olmaktadır. Bu nedenle, kişinin mükellefiyeti takip eden yıl olan 2026 yılı başından itibaren başlamaktadır. Mükellefin değerli konut vergisine tabi birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunduğundan, bu taşınmazlardan bina vergi değeri en düşük olan taşınmaz vergiden muaf tutulur. Mükellef, muafiyete konu olan bu taşınmaz için bildirimde bulunmakla yükümlüdür. Diğer taşınmaz ise beyan edilerek değerli konut vergisi hesaplanacaktır. Örneğin söz konusu taşınmazların 2026 yılı bina vergi değerleri de sırasıyla 25.098.000 TL ve 25.725.000 TL olarak hesaplanmış diyelim. Buna göre mükellef 2026 yılının Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar 2. taşınmazı için beyan vermelidir. Bunun vergisini de bu yıl için 2 Mart ve 31 Ağustos tarihleri sonuna kadar iki eşit taksit halinde ödemelidir. 2. taşınmazın bina vergi değeri (2026 yılı değeri) 25.725.000 TL 2. taşınmaz için uygulanacak değerli konut vergisi oranı (binde 3) 2. taşınmaz için ödenecek vergi tutarı [(25.725.000 - 17.711.000) X ‰3] 24.042 TL olacaktır. Birden fazla meskeni bulunan mükellefler, muafiyet uygulanacak en düşük değerli tek meskeni beyannameye dahil etmezler. Bu taşınmaza ilişkin bilgiler ise Tebliğ ekinde yer alan Ek 2A formu ile ilgili vergi dairesine bildirilir.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile iftar sohbeti

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile iftar sohbeti

Ramazan boyunca her gün iftar saatinde canlı yayınlanacak olan programa, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Camii avlusu ev sahipliği yapıyor. Serdar Er’in sunduğu yayının bugünkü konuğu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz olacak. Programda, ramazanın manevi ve toplumsal yönünün yanı sıra “Külliye’de Ramazan” etkinlikleri konuşulacak. Yılmaz, Ankaralıları bu etkinliklere davet edecek.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Camii avlusunda kurulan cam stüdyodan gerçekleştirilen “Bir Ramazan Akşamı” yayınlarında, ramazanın ruhunu ve İslam’ın faziletlerini yansıtan sohbetlere yer verilecek. Programa ramazan süresince kültür-sanat dünyasından ünlü isimler, akademisyenler, STK temsilcileri ve Türkiye’de ikamet eden mühtediler katılacak. Geçmişin ramazan hatıralarını bugüne taşıyacak programda, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ramazan boyunca her gün düzenlenecek “Külliye’de Ramazan Etkinlikleri” de yer alacak.“Bir Ramazan Akşamı”, bugün saat 18.00’de canlı yayınla Kanal D’de olacak.

MSB’den Suriye’de entegrasyon sürecinde üniter yapı vurgusu: ‘Başka bir ihtimal söz konusu olmaz’

MSB’den Suriye’de entegrasyon sürecinde üniter yapı vurgusu: ‘Başka bir ihtimal söz konusu olmaz’

AYDIN HASAN / Ankara - MSB, gündemdeki konularla ilgili sorular üzerine şu açıklamalarda bulundu: SURİYE’DE SON DURUM: Suriye hükümeti ve SDG arasındaki entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyor, sahadaki gelişmeleri yakından takip ederek ülkemizin menfaatleri doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimalin söz konusu olmadığını hatırlatıyoruz. YUNANİSTAN-CHEVRON ANLAŞMASI: Yunanistan’ın, Girit’in güneyindeki hidrokarbon sahalarında tek taraflı olarak uluslararası şirketler ile yürüttüğü faaliyetler doğrudan ülkemizin deniz yetki alanlarını etkilememekle birlikte uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir. Libya ile ülkemiz arasındaki Deniz Yetki Alanlarına İlişkin Mutabakat Muhtırasına ve Libya’nın BM’ye bildirdiği deniz yetki alanları hilafına yürütülmeye çalışılan bu hukuksuz faaliyetin karşısındayız. Yunanistan’ın bu tek taraflı ve hukuksuz faaliyetlerine karşı Libya makamlarının girişimlerde bulunması için gerekli desteği sağlamaya devam ediyoruz. Eurofighter Typhoon eğitimi başlıyor MSB Sözcüsü, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık bilgilendirme toplantısını Muhabere Elektronik Bilgi SistemlerOkulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda düzenledi. Aktürk, “Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında uçucu ve yer sınıfı personelin ilk eğitimlerine yönelik olarak Birleşik Krallık Coningsby Hava Üs Komutanlığına 24-27 Şubat tarihleri arasında çalışma ziyareti icra edilecektir” bilgisini paylaştı. Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin de“Hafta içerisinde 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş; böylece, 1 Ocak’tan bugüne teslim olan terörist sayısı 35’e ulaşmıştır” dedi. ‘Bir kadının zarafetiyle yükselen çelik kanatlar’ MSB, Türk savaş uçaklarının Karadeniz’deki eğitim faaliyetinden görüntü paylaştı. Paylaşımda, “Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ait çeşitli üslerden havalanan muharip ve destek uçaklarımızla eğitim uçuşu başarıyla icra edildi. Karadeniz’in hırçın suları üzerinde, bir kadının zarafetiyle yükselen çelik kanatlar... Gökyüzü hiç bu kadar asil olmamıştı” ifadeleri kullanıldı.

Uyuşturucu soruşturmasında 5 ünlüye tutuklama

Uyuşturucu soruşturmasında 5 ünlüye tutuklama

FERİT ZENGİN / Haber Merkezi - Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Kaan Tangöze, Kemal Doğulu, Murat Dalkılıç ve İsmail Hacıoğlu serbest bırakıldı. Mahkemeye sevk edilen diğer şüphelilerden 5’i tutuklanırken, 12’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şarkıcı Edis Görgülü hakkında ise yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi.

Türk Kızılay’dan Gazze’ye 21’inci iyilik gemisi

Türk Kızılay’dan Gazze’ye 21’inci iyilik gemisi

21’inci kez yola çıkan gemiyle 175 bin gıda kolisi başta olmak üzere giyim, hijyen, barınma, su ve temel yaşam malzemeleri bölgeye ulaştırılacak. 7 Ekim 2023’ten bu yana İyilik Gemileri aracılığıyla Gazze’ye 22 bin ton insani yardım malzemesi gönderen Türk Kızılay, bu sevkiyatla bölgeye şimdiye kadarki en kapsamlı yardımlarından birini ulaştırmış olacak. Yardımların üç günlük yolculuğun ardından Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşması planlanıyor. Yardım malzemeleri, Mısır Kızılay’ı ile koordinasyon içinde Refah Sınır Kapısı’na sevk edilecek. 3 bin 300 ton yardım Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, uğurlama töreninde yaptığı konuşmada yardımın yalnızca malzemeden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Bugüne kadar gönderdiğimiz en büyük iyilik gemisini Gazze’ye ulaştırıyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Arkamızdaki gemi 3 bin 300 tonluk yardım malzemesi taşıyor. Ama yükümüz sadece gıda kolisi değil; yükümüz şefkat, merhamet ve dua” dedi. Geminin üç günlük yolculuğun ardından Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşmasının planlandığını belirten Yılmaz, yardımların Refah hattı üzerinden bölgeye sevk edileceğini söyledi.Gemiyi uğurlamaya gelen Mersin Valisi Atilla Toros dadevletin tüm kurumlarıyla Filistin halkının yanında olduğunu vurguladı. 11 milyonu aşkın kişiye yemek Türk Kızılay, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürüttüğü çalışmalar kapsamında milyonlarca kişiye sıcak yemek ulaştırdı. Yapılan açıklamaya göre bölgede 11 milyonu aşkın yemek ihtiyacı karşılanırken, 760 bini aşkın gıda paketi dağıtıldı. Ayrıca 84 bini aşkın hijyen seti, 1 milyon 660 bin litre su desteği sağlanırken, acil barınma ihtiyacı için 3 bin 315 çadır gönderildi.

Mesajın şifreleri

Mesajın şifreleri

Evrin Güvendik / ANKARA - TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun önceki günkü son toplantısında ortak raporun oylanarak kabul edildiği dakikalarda, DEM Parti İmralı Heyeti de, 16 Şubat’ta PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yaptıkları görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yaptı. Doğrudan tırnak içinde Öcalan’ın mesajlarını içeren açıklamanın bir diğer dikkat çeken noktası, Öcalan ve DEM Partililerin sık sık “kilit kavram” olarak dillendirdikleri “Demokratik cumhuriyet ile entegrasyon”un detaylandırılmasıydı. ‘Yerel demokrasi’ Demokratik cumhuriyete entegrasyonun cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli olduğunu vurgulayan Öcalan, “Toplumun kültürel unsurları vardır; sağlık kurumları, eğitim ve spor kurumları, hastaneleri, ekonomi kurumları olur. Toplum bunları özgürce inşa edebiliyorsa demokratik bir nitelik kazanır. Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı ve kurumsallaşmasıdır. Yerel demokrasi dediğim şu: Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır. Ayrı devlet, bölge demiyorum. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur” ifadelerini kullandı. Yerinden yönetim Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na göre, devletler idari olarak “merkezi yönetim” ve “yerinden yönetim” olarak iki unsur üzerinde temelleniyor. “Yerel özerklik”in amacı “yerel yönetimleri, kendi temel kurallarını koyma, kendi faaliyetlerini istediği şekilde yürütebilme, merkezi yönetimin yerel işlere karışmasını önleyebilme, kendi yerel kaynaklarını oluşturabilme gibi alanlarda yetkilendirme ve güçlendirme” olarak ifade ediliyor. Türkiye’nin, Şart’ın yedi maddesi ve 10 paragrafına yönelik çekincesi bulunuyor. Dünyadan örnekler ■ Birleşik Krallık-İskoçya: Öcalan’ın üzerinde en çok durduğu model olarak biliniyor. Birleşik Kralığı oluşturan dört ülkeden biri olan İskoçya, 1997 yılındakendi parlamentosunu kurdu. İskoç Parlamentosu bazı alanlarda Birleşik Krallık Parlamentosu’nun onayına ihtiyaç duymadan yasa çıkarma yetkisine sahip. Ancakanayasal konular, savunma, dış politika, para politikası ve uluslararası ilişkiler gibi kritik konular parlamentonun yetkisi dışında bulunuyor. ■ İspanya: Anayasada “İspanyol ulusu birliğinin ayrılmazlığını ve bütün İspanyolların ortak vatanının bölünmezliğini kesinlikle belirtir ve onu oluşturan bölge ve milliyetlerin özerklik haklarını ve aralarında dayanışmayı garanti eder” deniliyor.17 özerk bölge ve iki özerk kent bulunuyor. Yasama ve yürütme yetkisini her özerk topluluk kendi meclisi aracılığıyla kullanıyor. ■ Fransa: Anayasaya göre “Bölgesel diller Fransa’nın ortak mirasına dahil.” Okullarda Fransızca dışında altı bölgesel dil, eğitim dili olarak kabul ediliyor. ■ Belçika: Flamanlar, Fransızca konuşan Valonlar ve Almanca konuşanlar olmak üzere üç topluluktan oluşuyor. Belçika’da yerel yönetimler ve topluluklar, eğitim, sağlık, yerel güvenlik ve çevre konularında yetki sahibi. 34 ülke çekince koydu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nıtoplamda 47 ülke imzaladı. Türkiye dahil34 ülke çeşitli madde ve paragraflara çekince koydu. Bu ülkeler arasında Almanya,Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa, Hollanda,İsveç, İtalya, Yunanistan da bulunuyor. Raporda yok Öcalan’ın “demokratik entegrasyon” tanımı, Komisyon’un raporunda yer almıyor. Raporda, “demokratik bütünleşme” ve “toplumsal bütünleşme” ifadeleri kullanılıyor. “Toplumsal bütünleşme” başlığı altında “örgüt mensuplarının silahları bırakarak toplumsal düzene adaptasyonu” ve “bu sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesi için adalet ve eşitlik duygusunun toplumun tüm kesimlerinde kökleşmesine” dair tedbir ve düzenlemelerden bahsediliyor. Yasa çalışması bayram sonrası başlayabilir Sürecin bundan sonraki aşamaları da yavaş yavaş netleşiyor. Edinilen bilgiye göre, ilk safha, silah bırakma sürecinin teyidi olacak. Örgüt üyelerinin durumuyla ilgili yapılacak yasa çalışması, silah bırakma süreciyle eş zamanlı olarak yürütülecek. Müstakil çerçeve yasanın AK Parti’nin teklifi olarak hazırlanması; metin hazırlandıktan sonra Komisyon üyesi tüm partilerin hassasiyetleri, görüş ve önerileri alınarak teklife son halinin verilmesi öngörülüyor. Çerçeve yasada örgüt mensuplarının silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayin edecek düzenlemelerin yanı sıra bu kişilerin topluma entegrasyonlarını sağlayacak maddeler de yer alacak. Sadece PKK’ya yönelik Çerçeve yasanın TCK, CMK, TMK ve infaz yasaları ile Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle desteklenmesi öngörülürken, yasalarda yer aldığı değerlendirilen “antidemokratik” ifade ve pratiklerin de kaldırılması hedefleniyor. Bu kapsamda ifade özgürlüğünün yasal kapsamının genişletilmesi, yerel yönetimleri kayyuma götüren boşlukların düzenlenmesi söz konusu. Düzenleme, sadece “münfesih örgüt” olarak PKK ile ilgili suçlara yönelik olacak. Demokratik reform paketlerinin, izleyen süreçte ayrıca da gündeme geleceği belirtiliyor. Yasa çalışmasının Ramazan Bayramı’nın ardından başlayabileceği değerlendiriliyor. AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara Her yıl en az 140 milyar dolarlık kayıp Komisyon’un raporunda, terör ve çatışma sürecinin ekonomik ve sosyal faturasına da dikkat çekildi. Raporda terör ve çatışma sürecinin maliyetinin sadece güvenlik harcamalarıyla sınırlı görülmemesi, bunun “üretim kaybı, ertelenen yatırımlar, artan risk primi, fırsat maliyeti ve bölgesel kalkınma farklarını derinleştiren dolaylı etkilerle birlikte ele alınması” gerektiği belirtildi. Raporda şunlar kaydedildi: “Sürecin ülkemize yıllık ortalama en az 140 milyar dolar, en çok 240 milyar dolar düzeyinde bir ekonomik değer kaybına sebep olduğu, daha ihtiyatlı bir varsayımla 100 milyar dolar kabul edilse bile her yıl tekrar eden bu yükün kalkınma kapasitesini daralttığı açıktır. Bölgenin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısının yüzde 5’in altında seyrettiği, ihracata katılımın yüzde 1.4 düzeyinde kaldığıtespit edilmektedir.” Öneriler bölümünde de “Toplumun uyum kapasitesinin artırılması açısından ekonomik ve sosyal imkânların geliştirilmesi öncelikler arasında yer almalı” denildi. EVRİN GÜVENDİK Ankara

İçişleri ve Adalet Bakan yardımcıları değişti

İçişleri ve Adalet Bakan yardımcıları değişti

Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcılıklarına; Abdullah Aydoğdu, Burak Ceyhan, Can Tuncay ve Sedat Ayyıldız atanırken, Hakkari Valisi Ali Çelik, Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı ve Mehmet Cangır İçişleri Bakan Yardımcısı oldu. 5 ile vali atandı Atama kararları ile Afyonkarahisar Valiliği’ne Uşak Valisi Naci Aktaş, Hakkari Valiliği’ne Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü İbrahim Taşyapan, Uşak Valiliği’ne Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Serdar Kartal, Erzurum Valiliği’ne Gümüşhane Valisi Aydın Baruş ve Gümüşhane Valiliği’ne Vali-Mülkiye Başmüfettişi Cevdet Atay atandı. ● ANKARA Milliyet

Taksit ödemesini 3. yıl başlatıyor

Taksit ödemesini 3. yıl başlatıyor

Duygu Erdoğan - Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ramazan ayına özel olarak hayata geçirdiği yeni kampanya ile hem sektörü hareketlendirmeyi, hem de konut sahibi olmak isteyenlere uygun ödeme koşulları sunduğunu duyurdu. Dün başlatılan (19 Şubat) kampanya 18 Mart’a kadar devam edecek.‘Hoş Geldin Evim Kampanyası’, ile faizsiz ev sahibi olma imkanı kapsamında üç farklı ödeme modeli seçeneği sunuluyor.2026 yılına özel peşin alımlarda yüzde 26 indirim sağlanırken, bir diğer seçenekte iseyüzde 12 indirim fırsatı tanınıyor. Kampanyada ayrıca taksit ödemelerine 3. yılda başlama imkânı da sunuluyor. İşte kampanyanın geçerli olduğu projeler ve ödeme modellerinin detayları… 24 proje var ‘Hoş Geldin Evim Kampanyası’, Emlak Konut’un İstanbul, Antalya, Balıkesir ve Denizli’deki 24 projesinde uygulanıyor. Bu projler şöyle: Batı Ataşehir Evleri, Odak İstanbul, Yeni Fikirtepe, Yenişehir Evleri Arnavutköy, Düşler Vadisi Riva, Emlak Konut Vadi Evleri, Balıkesir Emlak Konutları, Başakşehir Avrasya Konutları Cadde, Batı Yakası, Evora Denizli, Gölyaka İstanbul, Komşu Finans Evleri, Kuzey Adalar, Majör Gölyaka, Nezihpark Bahçekent, Park Yaşam Antalya, Park Yaşam Çınarköy, Senfoni Etiler, Tual Asya, Tual Gölyaka ve Vadi Panorama Evleri. Ayrıca kampanya kapsamında Bizim Mahalle, Semt Bahçekent ve Maslak 1453 projelerinin ticari üniteleri de satışa çıkarıldı. Farklı bütçelere3 farklı seçenek 1. Peşin ödeme modeli: Bu ödeme modelinde peşin alımlarda yüzde 26 indirim fırsatı sunuluyor. Peşin ödeme avantajına ek olarak 6 taksit imkânı da sağlanarak konut alım sürecinin erişilebilir hale getirildiği ifade ediliyor. Buna göre ödeme yöntemi kapsamında 7 milyon 500 bin TL’lik bir konutun fiyatı 5 milyon 550 bin TL’ye geriliyor. Satış Bedeli: 7.500.000 TL İndirim Tutarı (yüzde 26): 1.950.000 TL İndirimli Fiyat: 5.550.000 TL Peşinat Tutarı (Yüzde 26): 1.443.000 TL Vadelendirilecek Tutar: 4.107.000 TL Taksit Tutarı (6 Ay) : 684.500 TL Toplam Tutar: 5.550.000 TL 2. Yeni Yuvam Modeli: Emlak Konut GYO, bu ödeme seçeneği için Emlak Katılım işbirliğine gidiyor. Bu modelde Emlak Konut’tan ev alan vatandaş aynı zamanda tasarruf fiannsman sistemini de kullanıyor. Yeni kampanyada Emlak Konut’tan ev alacak vatandaş hem faizsiz sisteminin avantajını kullanacak hem de yüzde 12 indirim fırsatından faydalanacak. Satış Bedeli: 7.500.000 TL İndirim Tutarı (yüzde 12): 900.000 TL İndirimli Fiyat: 6.600.000 TL Peşinat Tutarı (yüzde 20): 1.320.000 TL Vadelendirilecek Tutar: 5.280.000 TL Ara Ödeme (yüzde 40-18. ay): 2.640.000 TL Tasarruf Finansman Tutarı (yüzde 40): 2.640.000 TL Tasarruf Finansman Taksit (30 ay): 88.000 TL Toplam Tutar: 6.600.000 TL 3. Taksit Erteleme Modeli: Konut sahibi olmak isteyenler için önemli bir yöntem olarak bu satış modelinde; konut sahibi olmak isteyen tüketiciler, 24 ay taksit ödemiyor, ödemeler 3. yılda başlıyor. Yüzde 20 peşinat ve yüzde 30’luk 2 ara ödeme yapan alıcı, 25. ayda taksit ödemeye başlıyor. Satış Bedeli: 7.500.000 TL Peşinat Tutarı (yüzde 20): 1.500.000 TL Vadelendirilecek Tutar: 6.000.000 TL Ara Ödeme (yüzde 30-12. ay): 2.250.000 TL Ara Ödeme (yüzde 30-24. ay): 2.250.000 TL Ödenecek Vade Sayısı: 18 Ay Taksit Tutarı: 83.333,33 TL Toplam Tutar: 7.500.000 TL Ocak 2026’da 111 bin konut satıldı Türkiye geneli ocak ayı konut satışları açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ocak ayı konut satış istatistiklerine göre satışlar yüzde 4.7 düşüşle 111 bin 480 oldu. Böylece 19 ayın en düşük aylık satışı gerçekleşti. Ancak ocak ayları içerisinde en iyi üçüncü ocak ayı satışı gerçekleşti. Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2.1 oranında azalarak 34 bin 69 oldu. İkinci el konut satışları ise yüzde 5.9 oranında azalarak 77 bin 411’e geriledi. Türkiye genelinde kredili konut satışları ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15.7 artarak 20 bin 263 oldu. Toplam konut satışında kredili satışın payı yüzde 18.2’ye çıkarak son 32 ayın en yüksek seviyesine geldi. TÜİK iş yeri satış sayılarını da açıklamaya başladı. Toplam iş yeri satışları 2025 Ocak ayına kıyasla yüzde 13.2 azalarak 13 bin 267’ye geriledi.

ABD ile İran gerginliği, altın ve gümüşteki hareketi destekliyor

ABD ile İran gerginliği, altın ve gümüşteki hareketi destekliyor

Altının ons fiyatı 4 bin 985 dolar seviyesinde hareketini sürdürüyor. Ons gümüş ise aynı süreçte 78 dolar bandında bulundu. ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere’ye Diego Garcia Adası’nı Morityus’a iade etmemesi çağrısında bulundu ve İran’ın anlaşmayı reddetmesi halinde adadaki askeri üssü kullanabileceklerini bildirdi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in, Trump’ın İran konusunda ilk tercihinin diplomasi olduğunu ancak askeri hazırlığını da yaptığını belirtmesi de endişeleri artırdı.

Gazze için 10 milyar dolar

Gazze için 10 milyar dolar

Ev sahibi ve kurulun başkanı olan Donald Trump, Trump Barış Enstitüsü binasındaki toplantı öncesi üyelerle aile fotoğrafı çektirirken, bir de konuşma yaptı. 8 savaşı bitirdiklerini tekrarlayan Trump, “9’uncusu da yolda diye düşünüyorum” ifadesini kullandı, kurulun “tarihte benzeri görülmemiş bir kuruluş” olduğunu vurguladı. ABD’nin Barış Kurulu’na 10 milyar dolar katkıda bulunacağını söyleyen, yardım çalışmaları için 7 milyar dolar toplandığını ve Birleşmiş Milletler’in de 2 milyar dolarlık bir fon topladığını belirtti. Bununla birlikte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’nin yeniden inşasının, Hamas’ın silahsızlandırılması olmadan gerçekleşemeyeceğini savundu. Netanyahu, bu konuda müttefiki ABD ile anlaştıklarını öne sürdü. Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyeleri, Gazze’deki ateşkes anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi çağrısı yaptı ve işgal altındaki Batı Şeria’da kontrolü genişletmeye yönelik İsrail adımlarını iki devletli çözüm umutları için tehdit olarak eleştirdi. ‘Asker göndermeye hazırız’ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Washington’da bir araya gelen Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısında konuştu. İsrail’in Gazze’deki saldırılarına değinen Fidan, “İki yıl süren büyük acılar sonrasında, ABD Başkanı Trump’ın kişisel çabaları ve ortak çabalarımız sayesinde Gazze’de ateşkes sağlanmıştır. Ancak insani durum hala kırılgan ve ateşkes ihlalleri devam etmektedir” dedi. Fidan, bölgede hızlı, koordineli ve etkili bir müdahalenin şart olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’nin güvenliği, istikrarı ve toparlanması konusunda tam kararlılığını sürdürmektedir. Türkiye, Gazze’ye halihazırda büyük miktarda insani yardım sağlamaktadır. Sağlık ve eğitim sektörlerinin yeniden yapılandırılmasına ve polis gücünün eğitimine de anlamlı katkılar sağlayabiliriz. Ayrıca, Uluslararası İstikrar Gücü’ne asker göndermeye hazırız. Bu barışın temelinin iki devletli çözüm olduğuna inanıyoruz. Bölgedeki tüm halkların yararı ve bu hedefe ulaşmak için çalışalım.” Türkiye’ye teşekkür Öte yandan ABD Başkanı Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, toplantıda barış sürecindeki önemli katkıları dolayısıyla Türkiye’ye teşekkür etti. ‘Nükleer varsa barış olmaz’ ABD Başkanı Donald Trump, konuşmasında İran gerilimine de değindi. İran’ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olamayacağının altını çizen Trump, “Onlar nükleer silaha sahip olamazlar, yoksa Orta Doğu’da barış sağlanamaz” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, “İran’la anlamlı bir anlaşma yapmalıyız, aksi takdirde kötü şeyler olur. Orta Doğu’da bir adım daha ileri atabiliriz ya da atamayabiliriz. Belki de bir anlaşma yapacağız, bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz” diye konuştu. Konuşulan senaryolar BBC, Tahran’la bir anlaşmaya varılamaz ve ABD Başkanı Donald Trump ABD güçlerine saldırı emri verirse, ortaya çıkabilecek senaryolar şöyle sıralamıştı: 1-Sınırlı ve nokta atışı saldırılar, düşük sivil kayıp, demokrasiye geçiş: ABD hava ve deniz kuvvetleri; İran Devrim Muhafızları Ordusu’na, ona bağlı Besic güçleri, balistik füze fırlatma ve depolama alanları ile İran’ın nükleer programını hedef alan sınırlı ve hassas saldırılar düzenler. Zaten zayıflamış olan rejim devrilir ve İran, zamanla gerçek bir demokrasiye geçerek yeniden dünya sistemiyle bütünleşir. 2-Rejim ayakta kalır, ancak politikalarını yumuşatır: İran açısından bu, İslam Cumhuriyeti’nin varlığını sürdürmesi anlamına geliyor. Bu durum birçok İranlıyı tatmin etmese de, rejimin Ortadoğu’daki silahlı milislere desteğini azaltması, nükleer ve balistik füze programlarını sınırlandırması ve protestolara yönelik baskıyı gevşetmesiyle sonuçlanabilir. 3-Rejim çöker, yerini askeri yönetim alır: Birçok gözlemciye göre en olası senaryo askeri bir yönetimin devreye girmesi. ABD saldırılarının ardından oluşabilecek kaos ortamında, ülkenin sert bir askeri yönetim tarafından kontrol edilmesi ihtimal dahilinde görülüyor. 4-İran, ABD güçleri ve komşularına misilleme yapar: İran, ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri ile başa çıkabilecek güçte olmasa da, mağaralarda, yer altı tesislerinde ya da dağlık bölgelerde gizlenmiş balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla karşılık verebilir. Özellikle Bahreyn ve Katar’daki ABD üsleri potansiyel hedefler arasında yer alıyor. 5-Körfez’e deniz mayınları döşenmesi: İran ile Umman arasında yer alan Hürmüz Boğazı, dünyanın en kritik geçiş noktalarından biri. Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si ve petrol ile petrol ürünlerinin yüzde 20–25’i her yıl bu boğazdan geçiyor. İran’ın deniz mayınları döşemesi, dünya ticaretini ve petrol fiyatlarını doğrudan etkileyecektir. 6-İran’ın bir ABD savaş gemisini batırması: “Sürü saldırısı” olarak adlandırılan taktik, İran’ın, çok sayıda patlayıcı yüklü İHA ve hızlı torpido botunu aynı anda kullanarak ABD gemilerini hedef alması şeklinde uygulanabilir. Bir ABD savaş gemisinin batırılması ve mürettebattan hayatta kalanların esir alınması, Washington için büyük bir aşağılanma anlamına gelir. 7-Rejim çöker, ülke kaosa sürüklenir: Bu, Katar ve Suudi Arabistan gibi komşuların en çok endişe ettiği senaryolar arasında. İç savaş ihtimalinin yanı sıra Kürtler, Beluçlar ve diğer azınlıkların, merkezi otoritenin çökmesiyle silahlı çatışmalara sürüklenmesi riski bulunuyor. 93 milyonluk nüfusuyla Orta Doğu’nun en kalabalık ülkelerinden birinin kaosa sürüklenmesi, büyük bir insani ve mülteci krizini tetikleyebilir. Bununla birlikte Wall Street Journal, bu 7 senaryoya, İran’ın üst düzey liderlerinin tamamının öldürülmesi seçeneğini de ekliyor.

Kraliyet tarihinde bir ‘ilk’! İngiltere’yi sarsan gözaltı

Kraliyet tarihinde bir ‘ilk’! İngiltere’yi sarsan gözaltı

Modern çağda İngiliz kraliyet ailesinden ilk kez birinin polis tarafından gözaltına alınması şok etkisi yarattı. İngiltere Kralı Charles’ın ortanca kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor, 66’ncı doğum günü olan dün ağabeyi tarafından sürgün edildiği İngiltere, Sandringham’daki ailesine ait ücra kır evinde gözaltına alındı. Gözaltı, Andrew Mountbatten-Windsor’un İngiltere Ticaret Elçisi olduğu 2001 - 2011 yılları arasında devlet sırlarını ABD’li fuhuş patronu Jeffrey Epstein ile paylaştığı suçlamasından kaynaklandı. Sabah gözaltına alınan Andrew, akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Andrew hakkındaki soruşturma ise sürüyor. Andrew’nun, cinsel istismar suçundan yattığı New York’taki cezaevinde 2019’da ölü bulunan Epstein’ın (66) en gözde müşterilerinden biri olduğu belirtiliyor. Kral Charles’ın prenslik dahil tüm ünvanlarını ve kraliyet malikânesini elinden aldığı Andrew, kendisine 2021’de cinsel istismar davası açan Epstein mağduru Virginia Giuffre’ye 12 milyon sterlin (708 milyon TL) ödeyerek uzlaşma sağlamıştı. Ancak Giuffre geçen yıl “intihar etti”. Epstein dava dosyasında kadınlarla fotoğrafları da yer alan Andrew’nun eski eşi Sarah Ferguson’ın da fuhuş patronuyla yakınlığı ortaya çıktı. Kraldan hukuki sürece destek İngiltere Kralı Charles kardeşiyle ilgili polis soruşturmasına ve hukuki sürece tam destek verdiğini açıkladı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer de kimsenin hukukun üstünde olmadığını belirterek soruşturmaya desteğini bildirdi. Andrew’nun yasal 24 saatlik gözaltı süresinin mahkemeden alınacak izinle uzatılabileceği, yargılama sonunda suçlu bulunursa ağır ceza alacağı belirtildi. Kraliyet savcılığına göre, kamu görevinde usulsüzlük yapmanın azami cezası ömür boyu hapis. Öte yandan İngiliz polisi, İngiltere’nin eski Washington Büyükelçisi Peter Mandelson’ın Epstein ile ilişkisi nedeniyle de soruşturma başlattı.

‘ABD Suriye’den tamamen çıkacak!’

‘ABD Suriye’den tamamen çıkacak!’

UĞUR YILDIRIM / ANKARA - Washington’ın, Suriye’deki askeri varlığına son verme kararının, Şam hükümetinin ülke topraklarının büyük bölümünde kontrolü yeniden sağlaması ve terör örgütü PKK’nın Suriye yapılanması SDG’nin Suriye yönetiminin bir parçası olma yönündeki taahhütlerinin ardından geldiği belirtildi. Washington’un bu planının sadece söylemde kalmadığı, sahada da somut adımların atıldığı ifade ediliyor. Geçen hafta ABD ordusunun, Uluslararası Koalisyon bünyesinde DAEŞ’le mücadele için kullanılan stratejik öneme sahip Tenef ve Şeddadi üslerini boşalttığı açıklanmıştı. El Hol kampı kapanıyor Öte yandan Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke’de bulunan, DAEŞ mensupları ve ailelerinin tutulduğu El Hol Kampı kapatılıyor. Kampta kalan son 24 bin kişinin tahliyesinin 1 hafta içinde tamamlanması planlanıyor. Yetkililer, kampta kalanların daha iyi altyapı ve bakım olanaklarının bulunduğu Halep’in kuzeyindeki Aktarin kampına taşınmaya başladığını söyledi.