‘Terör sorunu ebediyen gündemimizden çıkacak’

‘Terör sorunu ebediyen gündemimizden çıkacak’

AFRİKA’DA BARIŞI TESİS ETMEYE MUKTEDİRİZ: Türkiye (Afrika’da) barış tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür yalnız da değiliz. Sözümüz de sesimiz de artık çok daha güçlü. TAM ENTEGRASYONU ANBEAN TAKİPTEYİZ: ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize doğru, dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerliyoruz. Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye’ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. SABIRLA YÜRÜYORUZ: Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır. İRAN’A ASKERİ MÜDAHALEYE KARŞIYIZ: İran ile ABD arasındaki sorunlar, diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. GAZZE BARIŞ KURULU: (Davet geldi mi?) Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir. ‘Türkiye’siz savunma mimarisi kurulamaz’ AVRUPA’YI UYARDI: Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Türkiye’yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir. Avrupa’da yeni bir savunma mimarisi kurmak... Eğer bu niyettelerse, bunun Türkiye’siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikârdır. ‘CHP’ye meydanı bırakmayacağız’ CHP’YE SERT TEPKİ: (Özgür Özel-Mesut Özarslan mesajlaşması) Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP’de siyaset yapan bir politikacıysanız, Genel Merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda, küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. CHP’ye meydanı bırakmayacağız. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP’yi kuşatmış durumda.

‘Gövdemizi taşın altına koyduk’

‘Gövdemizi taşın altına koyduk’

ASLIHAN ALTAY KARATAŞ / ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen Valiler Buluşması’nda valilere hitap etti. Erdoğan, özetle şunları söyledi: KAYNAKLARI TİTİZ KULLANIN: Başarılı vali, iyi bir lider demektir. İyi liderlik de yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idare-i maslahatçılıktan yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları, milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. İÇ CEPHEYE TAHKİMDE “TARİHİ ADIM”: Gerek bölgemizde gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cephemizi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attık. Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz. RAPOR, YOL HARİTASI NİTELİĞİNDE: Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz raporunu tamamladı tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle kabul etti. Komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine, bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. TBMM Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı ve uzlaştırıcı tavır için hassasiyetle tebrik ediyorum. Komisyonumuz, vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. ‘Mütalaalar başlayacak’ VALİLERE PROVOKASYON UYARISI: Şimdi Meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye’yi inşallah, ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız. Sürecin sıhhatli şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere mülki idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması, Terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir.

Aile yapısında çarpıcı tespit: ‘Evlerde yemek pişirilmiyor’

Aile yapısında çarpıcı tespit: ‘Evlerde yemek pişirilmiyor’

MELTEM GÜNEŞ / ANKARA - Zirvede konuşan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, “cinsiyetsizleştirme projelerini LGBT dayatmalarını” Türk milletinin geleceğine atılmış bir dinamit olarak nitelendirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak cinsiyet değiştirme tercihlerinin altında psikolojik nedenler olduğunu söyleyerek, “Geçtiğimiz yıl 800’e cinsiyet değişimi olmuş. Çoğu kadınken erkek olmuş. Ama 25 yaşına gelindiğinde pişmanlık oluyor” ifadelerini kullandı. Geleneksel aile modelinin değiştiğine vurgu yapan Bursa Milletvekili Osman Mesten de, “İnsanlar çocuk sahibi olmak yerine kedi, köpek alıyor. Onlara çocuk kıyafetleri giydiriliyor, oyuncaklar alınıyor. Çocukların yerine kedi, köpek konuluyor. Evlerde artık yemek pişmiyor, dışarıdan sipariş veriliyor. Aile üyeleri birlikte yemek yemiyorlar” diye konuştu.

Megakente kar yağdı

Megakente kar yağdı

HABER MERKEZİ - Megakent İstanbul’da bazı ilçelerin yüksek kesimlerinde etkili olan sulu kar yağışı, gün içinde yağmura dönerek etkisini sürdürdü. Olumsuz hava koşulları nedeniyle Şehir Hatları İşletmesine bağlı bazı vapur seferleri iptal edildi. Denizle kara birleşti Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde etkili olan lodos nedeniyle deniz taştı, Halıdere Mahallesi Sahil Caddesi suyla kaplandı, bazı vapur seferleri iptal edildi, iş yerleri ile otoparkları su bastı. Düzce’nin Akçakoca ilçesinde dalga boyu 5 metreye yükseldi. Bursa’nın Gemlik ilçesinde dün etkili olan fırtına ve yağışla birlikte Kurşunlu Sahili’nde yükselen dalgalar nedeniyle denizle kara birleşti. Yayalar yürüyüş yoluna yaklaşamadı. Çanakkale’de önceki akşam başlayan sağanak nedeniyle Kepez Çayı’nda taşkın meydana geldi. Su akışıyla taşan çay, balıkçı barınağına ulaşıp bazı teknelere zarar verdi, bazı tekneler su alıp, battı. Adana’da şiddetli yağış ve fırtına etkili olurken, Seyhan, Yüreğir, Sarıçam ve Çukurova ilçelerinde bazı ağaçlar park halindeki araçların üzerine devrildi. Debisi yükselen derede öldü Denizli’nin Çameli ilçesinde yaşayan Bayram Kök (47), önceki gece saat 03.00 sıralarında, yardım isteyen bir arkadaşının Elmalı Mahallesi’ndeki balık çiftliğine gitti. Kök, burada tıkalı kanalları açmaya başladı. Dengesini kaybeden Bayram Kök, sağanak nedeniyle debisi yükselen dereye düştü. Kök, akıntıyla sürüklenip gözden kayboldu. Ekipler 4 kilometre mesafede dere yatağında Kök’ün cansız bedenine ulaştı. Karbonmonoksit gazı 3 can aldı Nevşehir’in Acıgöl ilçesi Karacaören köyünde yaşayan anne Azime Doğantekin (27), baba Sefer Doğatekin (27) ve 8 aylık bebekleri Mustafa Efe Doğantekin, sobadan sızan karbonmonoksit gazı nedeniyle hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Evlilik öncesi taramalara düzenleme

Evlilik öncesi taramalara düzenleme

HANDE ATILGAN / ANKARA - İstanbul’da evlenmeden önce HIV tanısı alan ve bunu partnerine bildirmeden evlenen E.K.’nın “Kadına karşı kasten yaralama”dan 10 ay hapis cezası aldığı haberi üzerine konuşan Memişoğlu, “’Bulaşıcı hastalıklar ve bildirimi zorunlu hastalıklar’ diye bir tanımlamamız var, HIV ve sifiliz zorunlu. Evlilik öncesinde ‘evliliğe engel’ veya eşine, evlilik adaylarına bildireceğimiz hususlarda mevzuatsal bir eksikliğimiz var, onu düzeltiyoruz” açıklamasında bulundu. 3 BİN 896 ÇOCUK DOĞUM YAPTI Türkiye’deki doğum oranlarını da değerlendiren Memişoğlu, “Son 10 senede doğurganlık oranı düşmeye başladı, bu tehlikeye işaret” dedi. Çocuk yaşta doğumlara yönelik bir soruyu cevap veren Memişoğlu, “1 milyona yakın doğum yapmışız. 18 yaş altı doğum 3 bin 896 kişi. Avrupa’dan sayı olarak daha az bir ülkeyiz, çok daha iyi yerdeyiz” bilgisini verdi.

TPAO’nun anlaşma serisinde 4’üncü imza

TPAO’nun anlaşma serisinde 4’üncü imza

TPAO, 8 Ocak’ta Exxonmobil, 5 Şubat’ta Chevron, 12 Şubat’ta BP ile yaptığı anlaşmaların ardından petrol ve doğal gaz aramaları konusunda yeni bir adım daha attı. TPAO ile Shell arasında İstanbul’dayapılan anlaşmaya TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile Shell Kıdemli Başkan Yardımcısı Eugene Okpere imza attı. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı AlparslanBayraktar’ın refakat ettiği anlaşmaya göre; TPAO, Bulgaristan münhasır ekonomik bölgesinde yer alan Blok 1-26 Khan Tervel Sahası Petrol ve Doğal Gaz Arama Ruhsatı kapsamında Shell’in operatörlüğünü üstlendiği arama çalışmalarına ortak oldu. ‘5 yıllık lisansa sahip olacağız’ Bakan Bayraktar, imza töreninin ardından yaptığı değerlendirmede, ‘yurt dışında Türkiye Petrolleri’ni büyütme’ stratejisi kapsamında anlaşma serilerinin devam ettiğini söyledi. Bayraktar, “Shell’le 2024 yılında başladığımız iş birliği zemininde, şimdi somut bir blokta, Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde yer alan Khan Tervel Sahasındaki ortaklığı imza altına almış olduk” dedi.Söz konusu sahanın 3 bin 800 kilometrekareden biraz daha fazla olduğuna işaret eden Bayraktar, “Bu saha, bizim Sakarya Gaz Sahamıza oldukça yakın bir mesafede diyebileceğimiz bir alan. Bulgaristan’ın bu münhasır ekonomik bölgesindeki, deniz yetki alanındaki sahada Shell’le ortak bir şekilde sismik faaliyeti ve sonrasında belki önümüzdeki yıl inşallah burada da bir arama kuyusuyla, yaklaşık 5 yıllık bir lisansa sahip olacağız” diye konuştu. Türkiye’nin denizlerdeki arama ve üretim kabiliyetine dikkat çeken Bayraktar, “Bugüne kadar edindiğimiz tecrübe, bu ülkeler veya şirketler için bizi ortak alma noktasında çok ciddi bir katkı sağladı” dedi.

2030’da hedefi 60 milyar dolar

2030’da hedefi 60 milyar dolar

OYAK, 2030 yılı için; altyapı, enerji, yüksek teknoloji, lojistik ve madencilik ekseninde şekillenen portföy mimarisiyle 60 milyar dolarlık varlık büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyor. Tamamlayıcı mesleki emeklilik sistemi olarak yola çıkan ve bugün birçok sektörde Türk ihracatına katkıda bulunan OYAK, 2030 vizyonunu açıkladı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, OYAK’ın dünden bugüne geldiği noktayı rakamlarla anlattı, ardından yol haritasını paylaştı. 10 milyar dolar ihracat “2026’yı hızlı büyümeden ziyade, nakit üretimimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı güçlendirdiğimiz bir eşik olarak görüyoruz” diyen Yalçıntaş, kurumun gelecek projeksiyonunu; seçici büyüme, güçlü nakit üretimi ve stratejik portföy dönüşümü temelleri üzerine inşa ettiklerini ifade etti.OYAK’ın Türkiye’de ödenen toplam vergilerin yüzde 1.7’sini ve Türkiye toplam ihracatının ise yüzde 2.3’ünü tek başına gerçekleştirdiğini belirten Yalçıntaş; OYAK’ın demir-çelikte ve ham çelik üretiminde lider, otomotivde Türkiye otomotiv ihracatında birinci, enerjide arz güvenliği ve altyapı sürekliliği açısından stratejik rol üstlenen, kimya ve tarım-gıda alanlarında ise ihracat ve katma değer odaklı üretim yapan bir yapı olduğunu ifade etti. Yalçıntaş, 115’ten fazla ülkeye gerçekleştirilen ihracatın önümüzdeki dönemde büyütülmesinin hedeflendiğini belirterek “OYAK olarak 2030 itibarıyla 60 milyar dolar varlık büyüklüğüne, 10 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Toplam istihdamımızı ise 2030 yılına kadar 37 binden 39 bin kişiye çıkarmayı istiyoruz” ifadelerini kullandı. Halka arzseçeneği OYAK’ın 2030 vizyonu kapsamında, olgunluk seviyesine ulaşmış ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli bulunan bazı iştirakler için halka arz seçeneklerinin değerlendirildiğini ifade eden Yalçıntaş, “Türkiye ve yurt dışında gerçekleştirilecek halka arzlarla sermaye piyasalarındaki portföy büyüklüğünün en az yüzde 50 oranında artırılmasını hedefliyoruz” dedi. OYAK Maden Metalürji Şirketleri bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir ve İsdemir, ‘Net Sıfır Yol Haritası’ ile 2050 net sıfır hedefini sahiplenerek düşük karbonlu üretim dönüşümü çalışmaları yapıyor.

‘Yılın İtibarlısı’ ödülüne layık görüldü

‘Yılın İtibarlısı’ ödülüne layık görüldü

Kazananlar Marketing Türkiye ve Akademetre iş birliğiyle yürütülen “İtibar ve Marka Değer Performans Ölçümü” araştırmasının sonuçlarına göre belirlendi. Araştırma kapsamında Türkiye’yi temsilen 12 ilde ve 1.200 kişiyle yüz yüze görüşmelere dayanan iki aşamalı bir modelle markaların yıl içindeki itibar performansını ölçüldü. Değerlendirme bilinirlikten güvene, farklılıktan tavsiye edilme gücüne, iletişim çalışmalarının beğenisinden sosyal sorumluluk algısına uzanan 9 ana kriterin yanı sıra hatırlanma, tanınma-beğeni, fiyat/performans, inovasyon, kapsayıcılık ve tavsiye davranışı gibi başlıklardan oluşan 16 alt kriter üzerinden yapıldı. ‘Yılın İtibarlısı’ ödülüne layık görülen Ray Sigorta’nın vizyonu, dijital yatırımlardan müşteri deneyiminin uçtan uca iyileştirilmesine, müşteri odaklı yenilikçi ürünlerden marka tanınırlığını güçlendiren iletişim kampanyalarına uzanan bütüncül bir yaklaşımla şekilleniyor. Sektörün güçlü rekabete sahne olduğu bir dönemde gelen bu ödül, markanın güven, farklılık, tavsiye edilme ve iletişim çalışmalarının beğenisi gibi itibarı besleyen başlıklarda sahada karşılık bulan performansını görünür kıldı. Müşteri odaklı, yenilikçi Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ray Sigorta olarak son dönemde gerçekleştirdiğimiz sağlam temelli büyümenin arkasında; müşteri deneyiminden dijital dönüşüme, yenilikçi ve kişiselleştirilebilen ürünlerden marka tanınırlığımızı güçlendiren iletişim çalışmalarına uzanan kapsamlı bir strateji bulunuyor. The ONE Awards’ta ‘Yılın İtibarlısı’ ödülüne layık görülmemizi, bu müşteri odaklı ve yenilikçi yaklaşımımızın sahada, tüm paydaşlarımız nezdinde karşılık bulduğunu göstermesi açısından son derece kıymetli görüyoruz. Bu başarı; merkezden sahaya uzanan büyük bir ekip çalışmasının, iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü iş birliğinin ve müşterilerimizin bize duyduğu güvenin sonucu. Tüm ekip arkadaşlarımı kutluyor; müşterilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Ray Sigorta’yı ‘farklı bir sigorta’ vizyonuyla daha da ileriye taşımak için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.”

2026 yılına iki yeni teminatla girdi

2026 yılına iki yeni teminatla girdi

Şirket, mevcut ürün yapısında yaptığı bu güncelleme ile birlikte, müşterilerine sunduğu teminat yelpazesini daha geniş bir çerçevede ele almayı hedefliyor. Bu kapsamda kasko ürününe eklenen mekanik arıza teminatı ile konut sigortasına dahil edilen evcil hayvan konaklama teminatı, şirketin teminat yapısında öne çıkan 2 yeni başlık olarak dikkat çekiyor. Türk Nippon Sigorta, söz konusu teminatlarla birlikte hem araç hem de konut sigortalarında farklı ihtiyaç alanlarına yönelik kapsamı genişletirken, ürünlerini daha bütüncül bir güvence anlayışıyla sunmayı amaçlıyor. Yapılan bu düzenlemelerle şirket, sigortalıların karşılaşabileceği beklenmedik durumlara karşı daha kapsamlı bir teminat yapısı oluşturmuş oluyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Dr. E. Baturalp Pamukçu, kasko, konut ve sağlık branşlarının şirket için öncelikli alanlar arasında yer aldığını vurguladı. Pamukçu, bu branşlarda gerçekleştirilen yeniliklerin temel amacının müşterilerin günlük hayatını kolaylaştırmak olduğunu ifade etti. Pamukçu açıklamasında, “Kasko, konut ve sağlık en önem verdiğimiz branşların başında geliyor. Burada yer alan ürünlerimizde gerçekleştirdiğimiz yeniliklerle müşterilerimizin hayatını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın, Türk Nippon Sigorta’nın ürün geliştirme sürecinde müşteri ihtiyaçlarını merkeze alan bir anlayışla hareket ettiğini gösterdiği belirtiliyor.

Afetten önce koruma kalkanı

Afetten önce koruma kalkanı

Yaşar, yaşanan sürecin sadece yapı güvenliğinin değil, finansal dayanıklılığın da en az beton kadar hayati olduğunu gösterdiğini belirtti. Afetler sonrasında hayatı yeniden başlatan unsurun yalnızca fiziki yeniden inşa olmadığını kaydeden Yaşar, işletmelerin ayakta kalabilmesi, hane halkının kayıplarını telafi edebilmesi ve ekonomik düzenin kesintisiz sürdürülebilmesinin belirleyici olduğunu söyledi. Bu süreci mümkün kılan temel mekanizmanın ise sigorta olduğuna işaret etti. Depremlerin toplam ekonomik etkisinin yaklaşık 103 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Ahmet Yaşar, sigorta sektörü olarak DASK ve şirketlerle birlikte yaklaşık 5 milyar dolarlık tazminat ödemesi yapıldığını ifade etti. Bu tablonun iki önemli gerçeği ortaya koyduğunu söyleyen Yaşar, sigorta sisteminin afet sonrası en hızlı nakit akışını sağlayarak vatandaşın ve işletmelerin toparlanmasında kritik rol oynadığını dile getirdi. Sektörün dayanıklılığı… 6 Şubat sonrasında sigorta sektörünün güçlü reasürans korumaları, dijital hasar altyapıları ve kesintisiz operasyon kabiliyeti sayesinde büyük bir stres testinden başarıyla geçtiğini dile getiren Yaşar, hasarların hızla tespit edildiğini, ödemelerin gecikmeden yapıldığını ve operasyonların kesintiye uğramadığını ifade etti. Bu sürecin kamu bütçesine ilave yük oluşturmadan yönetildiğini belirten Yaşar, sigorta sisteminin Türkiye ekonomisi için stratejik bir güvence olduğunu söyledi. Risk, sigortasızlık Yaşar, ikinci ve daha önemli gerçeğin ise ekonomik kaybın büyük kısmının hâlâ sigorta koruması dışında kalması, yani korunma açığı olduğunu vurguladı. Açık bir ifadeyle Türkiye’deki en büyük afet riskinin deprem değil, sigortasızlık olduğunu söyledi. Depremlerle birlikte sigortanın gerçek işlevinin çok daha net anlaşıldığını belirten Ahmet Yaşar, sigortanın üretimin devamını sağladığını, işletmelerin kapanmasını önlediğini, istihdamı koruduğunu, kamunun üzerindeki mali yükü azalttığını ve toparlanma süresini kısalttığını ifade etti. Sigortanın yalnızca hasar ödeyen bir sistem olmadığını kaydeden Yaşar, ekonomik sürekliliğin altyapısını oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle sigortanın bir gider kalemi olarak değil, bir güvenlik mekanizması olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

‘İran’ı Diego Garcia’dan vururuz’

‘İran’ı Diego Garcia’dan vururuz’

Diego Garcia Adası’ndaki Amerikan üssünün önemine işaret eden Trump, “İran bir anlaşma yapmamaya karar verirse, ABD’nin son derece istikrarsız ve tehlikeli bir rejimin potansiyel saldırısını ortadan kaldırmak için Diego Garcia’yı ve Fairford’da bulunan hava üssünü kullanması gerekebilir” dedi. ‘Vurmak için sebep çok’ Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise, Başkan Donald Trump’ın İran konusunda ilk tercihinin “diplomasi” olduğunu ancak askeri hazırlığını da yaptığını belirterek, “İran’a saldırı için birçok argüman var. İran’ın, Başkan Trump ve bu yönetimle bir anlaşma yapması çok akıllıca olur” dedi. İran: Boyun eğmeyiz Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yaşanan gerilim konusunda, “Biz savaşmak istemiyoruz. Savaşı kenara bırakmamız gerektiği inancını taşıyorum. Ancak zorla bir dayatma yapılırsa boyun eğmeyiz” ifadelerini kullandı. Görüşmeler ‘kesmedi’yığınağa devam ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Cenevre’de gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin “bazı açılardan iyi gittiğini” ancak askeri seçenekler de dahil, İran’ın ABD’nin belirlediği kırmızı çizgileri kabul etmesi için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. “Axios” internet sitesi ise, Trump yönetiminin büyük bir Ortadoğu savaşına “hiç olmadığı kadar yakın” olduğunu yazdı. Kaynaklar, ABD’nin İran’a yönelik operasyonunun, haftalarca sürecek ve “tam kapsamlı bir savaşı andıracak” bir süreç olacağını öne sürdü. Cenevre’den sonuç çıkmadı Rusya, ABD ve Ukrayna arasında savaşın durdurulmasına ilişkin İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan iki günlük görüşme maratonu sona erdi. Görüşmeden önemli bir sonuç çıkmazken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, tarafların, 3. tur müzakerelerde anlaşmaya varmak için çalışmalarını sürdürmeyi kabul ettiğini bildirdi. Başkan Trump’ın talimatları doğrultusunda Rusya ve Ukrayna arasında üçüncü üçlü müzakereye arabuluculuk yaptıklarını belirten Witkoff, tarafların kendi liderlerini gelişmelerden haberdar etmeyi ve anlaşmaya varmak için çalışmaları sürdürmeyi kabul ettiğini belirtti. Witkoff’un olumlu açıklamalarına karşın, görüşmelerin ardından açıklama yapan Rus heyet başkanı Vladimir Medinskiy, temasların “zor ama yapıcı” geçtiğini belirterek, yeni bir müzakere turunun yakın zamanda yapılacağını duyurdu. Yaklaşık iki saat süren görüşmelerin ardından açıklama yapan Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, “Görüşmeler yoğun ve kapsamlıydı” dedi.

Gazze için ilk toplantı

Gazze için ilk toplantı

Gazze’de kalıcı barışın sağlanması amacıyla kurulan Gazze Barış Kurulu, ilk resmi toplantısını 19 Şubat’ta ABD’nin başkenti Washington’da gerçekleştiriyor. İsviçre’nin Davos kentinde imzalanan Gazze Barış Kurulu Şartı’nın ardından hayata geçen kurulun bu ilk toplantısında Türkiye’yi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil edecek. Uluslararası toplumun Ortadoğu’da sürdürülebilir barış için attığı en somut adımlardan biri olarak değerlendirilen kurul, Gazze’deki krizin siyasi ve insani boyutlarına kurumsal bir çerçeve kazandırmayı hedefliyor. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Bakan Fidan’ın, söz konusu toplantıda yapacağı konuşmada Türkiye’nin krizin başlangıcından bu yana üstlendiği “aktif ve yapıcı rol” öne çıkarılacağı belirtildi. Desteği anlatacak Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan, konuşmasında Filistin sorununun çözümüne yönelik çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini ve Türkiye’nin bu doğrultudaki girişimlere desteğini ifade edecek. Fidan, İsrail’in ateşkes ihlallerine ve insani yardımların kesintisiz ve yeterli miktarda ulaştırılmasını engellemeye yönelik uygulamalarına son vermesi gerektiğini vurgulayıp, Türkiye’nin Gazze’de insani yardım sağlamayı sürdüreceğini ve yeniden imar faaliyetlerine katkı sağlamaya hazır olduğunu kaydedecek. Türkiye’nin, Gazze’de Filistin halkının haklarının korunmasını ve güvenliğinin sağlanması için oluşturulacak uluslararası mekanizmalarda yer alma iradesini yineleyecek olan Fidan, Batı Şeria’da İsrail’in baskılarına, artan yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve yerleşimci şiddetine karşı bir an evvel harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayacak. Fidan, ayrıca Türkiye’nin iki devletli çözüm perspektifine yönelik desteğini de teyit edecek. Türkiye kurucu üyeler arasında Gazze Barış Kurulu’nun kurucu üyeleri arasında yer alan Türkiye, aynı zamanda Gazze Yürütme Kurulu’nda da temsil ediliyor. 23 Eylül 2025’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu önde gelen 8 Müslüman lider, ABD Başkanı Donald Trump’la Gazze’de ateşkesin ve barışın sağlanması amacıyla bir görüşme yapmış, ardından da Trump, bir Barış Planı açıklamıştı. 13 Ekim 2025’te düzenlenen Şarm el-Şeyh zirvesinde ise Türkiye, ABD, Katar ve Mısır tarafından imzalanan ortak bildiriyle, ateşkesin sağlandığı duyurulmuş, ateşkes, Barış Planı’nın ilk aşamasını oluşturmuştu. 14 Ocak’ta Gazze’nin yönetimini üstlenmek üzere 15 Filistinli teknokratın yer aldığı Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin oluşturulduğu açıklanmış, aynı gün, Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçildiği duyurulmuştu. 16 Ocak’ta Barış Kurulu’nun oluşturulması ve ilgili organlarda yer alacak isimler açıklanmış, bu kapsamda Barış Kurulu, Yürütme Kurulu, Yüksek Temsilcilik Ofisi, Gazze Yürütme Kurulu ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi kurulmuştu. Fidan, 22 Ocak’ta İsviçre’nin Davos şehrinde düzenlenen imza törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen katılarak Barış Kurulu Şartı’nı imzalamıştı. Etnik temizlik çağrısı yaptı İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ülkesinde yapılacak seçimler öncesinde, gelecek hükümete, işgal altındaki Batı Şeria’da “göçü teşvik etme” adı altında Filistinlilere yönelik etnik temizlik çağrısı yaptı. “Devrimi tamamlamalı ve Arap terörist devleti fikrini ortadan kaldırmalıyız” diyen aşırı sağcı Bakan, İsrail’le Filistin Yönetimi arasında 1990’larda imzalanan Oslo Anlaşmalarını iptal etmek için çalışacağını sözlerine ekledi. Bennett’ten küstah sözler İsrail eski başbakanı Naftali Bennett, Büyük Amerikan Yahudi Örgütleri Başkanları Konferansı’nda iç ve dış siyasete dair değerlendirmeler yaparken, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında “Türkiye’nin yeni İran olduğunu” öne süren Bennett, “(Cumhurbaşkanı) Erdoğan, İsrail’i kuşatmak isteyen sofistike ve tehlikeli bir düşmandır” iddiasında bulundu. Ankara’nın bölgedeki etkisinin görmezden gelinemeyeceğini dile getiren Bennett, Türkiye’nin Katar ve Suriye ile olan ilişkisine ve Gazze Barış Kurulu’ndaki rolüne işaret ederek, Ankara’nın liderliğinde İsrail’e karşı yeni bir “Müslüman Kardeşler” ekseni oluşturduğunu ileri sürdü. Bennett, Türkiye’nin Pakistan’ın nükleer desteğine sahip olduğunu ve Suudi Arabistan’ı da İsrail’e karşı kışkırttığını iddia etti.

Dendias anlaşmalara ‘Türkiye şartı’ koyacak!

Dendias anlaşmalara ‘Türkiye şartı’ koyacak!

Yunanistan merkezli “in.gr” internet sitesinin haberine göre, söz konusu doktrinin amacı, Yunanistan’ın satın aldığı büyük silah sistemlerinin Türkiye’ye de satılamamasını sağlamak. Sitenin haberinde, Dendias’ın, özellikle Deniz Kuvvetleri’nin yeni denizaltı alımı konusunda yapacağı muhtemel sözleşmelere yazılı bir madde ekleyerek, Yunanistan’ın bundan sonra satın alacağı sistemlerin Türkiye’ye satılamamasını sağlamak istediği kaydedildi. Dendias’ın bu hamlesinin, Almanya’nın hem Yunanistan hem de Türkiye’ye “Tip 214” denizaltıları satmasından kaynaklanan hayal kırıklığı öne sürülüyor. İknaya çalışmış Söz konusu internet sitesinin haberine göre Dendias, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Almanlarla görüşmelerinde bu konuyu defalarca gündeme getirmiş ve “Ankara’ya teslim olmamaları” konusunda ikna etmeye çalışmış. Temmuz 2022’de Atina’yı ziyaret eden dönemin Almanya dışişleri bakanı Annalena Berbock ile yaptığı görüşmede konuyu dile getiren Dendias, “Bu denizaltılar, Doğu Akdeniz’deki güç dengesini, NATO üyesi olmasına rağmen Yunanistan’a savaş tehdidinde bulunan bir ülke lehine değiştirme riski taşıyor” ifadelerini kullanmış. Dendias Ekim 2020’de de, dönemin Almanya, İspanya ve İtalya dışişleri bakanlarına mektup göndererek, Türkiye’ye silah ambargosu uygulamaları çağrısında bulunmuştu. Yunanistan yeni denizaltı alımı için başlattığı arayışa Almanya’nın yanı sıra Fransa, İtalya, Güney Kore, İsveç ilgi gösteriyor. Ancak Atina, bunun için “Türkiye şartı”nın yanı sıra yerli savunma sanayini güçlendirmek amacıyla her programda Yunan şirketlerinin yüzde 25 oranında katılımını şart koşuyor.