Son dakika... Bir bilgisayar, bir oda, yarım kalan bir hayat! 13 yaşında Eymen'i öldüren dijital tuzağın şifresi

Son dakika... Bir bilgisayar, bir oda, yarım kalan bir hayat! 13 yaşında Eymen'i öldüren dijital tuzağın şifresi

Bir bilgisayar, kapalı bir oda ve yarım kalan bir çocukluk. Trabzon’da yaşanan olay, sanal dünyadaki 'görev zincirlerinin' karanlık yüzünü yeniden gündeme taşıdı. Dehşet verici iddiaya göre, dijital bir yönlendirme, gerçek bir hayata mal oldu. Çocukları sahte bir kahramanlık illüzyonuyla içine çeken bu sistem nasıl çalışıyor? Ailelerin fark edemediği hangi sinyaller aslında birer erken uyarı? Ölüme götüren oyunun şifreleri adım adım haberimizde. Son dakika... Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni gözaltılar: Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu, Kaan Tangöze... EYMEN’İN ODASINDAKİ 'GÖRÜNMEZ' KATİL Trabzon’da 13 yaşındaki ortaokul öğrencisi Abdulkadir Eymen Bilgin, evindeki odasında ölü bulundu. Olayla ilgili ortaya atılan iddia ise dehşete düşürdü. 13 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN ÖLÜMÜ YÜREK YAKTI Olay, önceki gün Pelitli Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 8’inci sınıf öğrencisi Abdulkadir Eymen Bilgin, okuldan geldikten sonra odasına geçti. Uzun süre odasından çıkmayan Bilgin’den şüphelenen aile fertleri, girdikleri odada çocuğu kapıya asılı halde hareketsiz buldu. KORKUNÇ İDDİA GÜNDEMDE İhbar üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Bilgin, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bilgin’in, sanal oyundaki görevleri yerine getirmek için kendini kapıya astığı öne sürüldü. Olayın ardından bilgisayarı incelemeye alındı. Abdulkadir Eymen Bilgin’in cenazesi, Çarşıbaşı ilçesinde toprağa verildi. Olayla ilgili inceleme sürüyor. "DİJİTAL GÖREVLER ÇOCUKLARA SAHTE BİR KAHRAMANLIK İLLÜZYONU SUNUYOR" Olayın ardından sanal oyunların çocuklar üzerindeki etkisi yeniden tartışma konusu olurken Milliyet.com.tr'ye konuşan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık çarpıcı değerlendirmelerde bulundu; "Bu tür oyunlarda kullanılan dil ve görev yapısı, çocuklarda güçlü bir aidiyet ve başarı hissi oluşturacak şekilde kurgulanıyor. Oyun içinde “kahraman”, “seçilmiş kişi” ya da “rütbe kazanma” gibi ifadelerle sunulan görevler, özellikle gelişim çağındaki çocuklarda gerçek ile kurgu arasındaki sınırı zayıflatabilen bir illüzyon yaratabiliyor. Basit bir görev zinciri, hikayeleştirme ve ödül sistemiyle çocuğun gözünde önemli bir misyona dönüşebiliyor. "GÖREV ZİNCİRİ ÇOCUKLARI PSİKOLOJİK OLARAK BAĞLAYIYOR" Benzer mekanikler daha önce bazı çevrim içi meydan okuma zincirlerinde ve kapalı mesajlaşma gruplarında da görülmüştü. Katılımcılara adım adım ilerleyen görevler verilmesi ve her adımda psikolojik olarak bağlayıcı bir dil kullanılması, sürece devam etme baskısı oluşturabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, çocukların dijital içerikleri eleştirel bakışla değerlendirmesini sağlayacak medya okuryazarlığı eğitimlerinin önemine dikkat çekiyor. "SUNUCULAR ÜZERİNDEN, SIK SIK ADRES VE PLATFORM DEĞİŞTİRİLİYOR" Bu oyunlara erişimin tamamen engellenememesinin temel nedeni, dijital ortamın sınır ötesi ve çok katmanlı yapısı. İçerikler çoğu zaman yabancı sunucular üzerinden, sık sık adres ve platform değiştirerek yayılıyor. Bir erişim noktası kapatılsa bile benzer içerikler kısa sürede farklı isimlerle yeniden ortaya çıkabiliyor. Bu durum, teknik engellemeleri sürekli bir takip ve güncelleme gerektiren dinamik bir sürece dönüştürüyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve emniyet birimlerinin siber suçlarla mücadele ekipleri, hukuki çerçeve içinde zararlı içeriklere yönelik engelleme ve soruşturma çalışmaları yürütebiliyor. Kapalı gruplara sızma veya dijital iz sürme faaliyetleri ise belirli yasal izinler ve uluslararası iş birlikleri gerektiriyor. Özellikle uçtan uca şifreli platformlar ve anonim hesaplar, tespit ve müdahale süreçlerini teknik ve hukuki açıdan daha karmaşık hale getirebiliyor." Altın yatırımı olanlara kritik uyarı! Düşüş geçici mi? "TCK 84 DİJİTAL OYUN KURUCULARINI DA KAPSIYOR" Olayın hukuki boyutu da kamuoyunda tartışma konusu olurken, Av. Arb. Serenay Nurtekin Talaş “görev” adı altında çocukları intihara sürüklediği iddia edilen oyun ve platformların Türk Ceza Kanunu kapsamında nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Çocukları “görev” adı altında intihara sürüklediği iddia edilen oyun ve platformlar bakımından hukuki değerlendirme, öncelikle Türk Ceza Kanunu’nun 84. maddesi kapsamında yapılmalıdır. Anılan düzenleme uyarınca bir kişiyi intihara azmettiren, teşvik eden ya da intihar kararını kuvvetlendiren kişi cezai sorumluluk altındadır. "YURT DIŞINDA OLSALAR BİLE YARGILANABİLİRLER" Bu fiilin dijital ortamda, oyun kurgusu veya çevrim içi yönlendirmeler aracılığıyla gerçekleştirilmesi suçun niteliğini ortadan kaldırmaz. Eğer verilen talimatlar mağdurun iradesini etkileyerek ölüm sonucuna sebebiyet vermişse, “intihara yönlendirme” suçu bakımından ceza sorumluluğu gündeme gelir. Ancak uygulamada en büyük sorun, bu tür içeriklerin çoğunlukla yurt dışı kaynaklı olması, faillerin kimliğinin gizlenmesi ve sunucuların Türkiye dışında bulunmasıdır. Ceza hukukunda temel ilke suçun işlendiği yer bakımından ülkesellik prensibidir. Neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi hâlinde Türk mahkemelerinin yargı yetkisi doğabilir ancak failin tespiti, dijital delillerin toplanması ve uluslararası adli yardımlaşma süreçleri ciddi zaman ve iş birliği gerektirir. Failin başka bir ülkede bulunması durumunda iade prosedürleri ve ilgili devletin hukuki yaklaşımı belirleyici olacaktır. 14 yaşındaki Melisa'yı kaçırdılar! Aileyi arayıp 'başlık parası' teklif ettiler: Hangi baba kızını satar? 'KURBANIN SON 7 GÜNÜ' NE ANLATIYOR? Yaşanan trajedinin ardından çocuk ve ergen psikolojisi yeniden gündeme gelirken, Çocuk Psikoloğu Sadiye Akbulut Kılınç da olayın gelişimsel boyutuna dikkat çekti. Kılınç, özellikle 10-14 yaş aralığında başlayan ergenlik döneminin, çocukların kimlik arayışının en yoğun olduğu süreç olduğunun altını çizerek, bu dönemde dijital içeriklerin etkisinin çok daha güçlü hissedildiğini vurguladı. Açıklamaları şöyle; "10-14 yaş arasında başlayan ergenlik dönemiyle beraber, çocuklar kimliklerini keşfetmeye çalışır ve “Ben kimim?” sorusuna yanıt ararlar. Özellikle ilkokul döneminden itibaren şiddet içerikli videolara uzun süre maruz kalan ya da şiddet içerikli oyunlara uzun vakit ayıran çocuklar, şiddeti normalleştirerek bunu bir iletişim şekli olarak kullanmaya başlıyor. Çocuklar izledikleri içerikleri veya oynadıkları videoları muhakeme edecek olgunlukta olmadıkları için, gördüklerini doğrudan uygulayabiliyorlar. Şiddet içerikleri çocukların okulda akranlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemelerine neden oluyor. BAZI DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİKLERİ ERKEN UYARI SİNYALİ OLABİLİR Gece yarılarına kadar uyanık kalma, uyku düzeninde belirgin bozulma Kollarında veya vücudunda açıklanamayan çizikler ya da izler Bilgisayar ya da telefonu aniden kapatma, ekranı gizleme refleksi Yemek düzeninde ani değişimler, iştahsızlık ya da aşırı yeme Akran ilişkilerinde bozulma ve akademik başarıda düşüş Kabus görme, göz temasında azalma İnternet kesildiğinde veya telefon elinden alındığında kontrolsüz, sanki canı yanıyormuşçasına bir öfke krizi geçirme. Duygularını tamamen yitirmiş gibi görünme veya hiçbir şeye tepki vermeyen "robotik" bir duruş. Kollarını veya bacaklarını gizleme, uzun kollu giyme, vücudunda oyunun bir "görevi" olarak yapılmış küçük çizikler veya morluklar. Verilen komutları yerine getirmek için yoğun bir stres altında görünme. Bu belirtilerin tek başına kesin bir anlam taşımayabileceğini belirten Kılınç, ancak birden fazlasının birlikte görülmesi halinde mutlaka dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. ÇOCUĞUNUZDA BU HAREKETLER VARSA DİKKAT Bu noktada en önemli nokta, dijital ekran sürelerinin ebeveynlerin takibinde olması ve içeriklerin ebeveynler tarafından fark edilmesi. Ebeveynlerin, özellikle ergenlik dönemindeki çocukların oynadıkları oyunlara eşlik etmesi, yargılamadan anlamaya çalışması, ergenlik döneminde koyulacak sınırlardan sonraki sağlıklı ilişkiler için önemlidir. Ama önemli olan her çocuğun yaşına göre ebeveyni tarafından sınırlandırılmış bir ekran süresi olmalı. Bu sınır sadece evde değil, bulundukları her ortamda geçerli olmalı. Çocukları etiketlemek yerine, aileyi de sürece dahil ederek destekleyici bir yol izlenmeli. Çocuğun davranışlarında, uyku düzeninde, yeme düzeninde, akran ilişkilerinde ve akademik başarısında değişiklikler fark edildiğinde mutlaka bir uzmandan destek alınmalı." Türkiye'deki ilk ve tek kadın! Çıkan sesten arızaya çözüyor

'Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi' ramazanda ziyaretçilerle buluşacak

'Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi' ramazanda ziyaretçilerle buluşacak

Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Genel Müdürlük ile Milli Saraylar Başkanlığı, ramazan ayının manevi iklimini kültürel mirasla buluşturmak amacıyla 20 Şubat-17 Mart arasında 6 şehirde 'Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi'nin kapılarını açacak. Sergide, Kabe örtüleri, Ravza-i Mutahhara örtüleri, Hazreti Muhammed'in Saç-ı Şerifi ve Sakal-ı Şerifi'nin yanı sıra Genel Müdürlüğü bağlı müzeler, teberrükat depoları ve vakıf kayıtları arşivinden seçilen kutsal emanetler ve taşınır vakıf kültür varlıklarının yer alacağı 99 eser olacak. Sergi, 20-22 Şubat'ta Tüyap Erzurum Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi, 25-27 Şubat'ta Tokat Hüseyin Akbaş Kapalı Spor Salonu, 2-3 Mart'ta Kastamonu 23 Ağustos Spor Salonu, 6-8 Mart'ta Sivas Şehit Ahmet Eyce MTAL Spor ve Sergi Salonu, 10-12 Mart'ta Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi ve 15-17 Mart'ta Kayseri Flamingo de Luxe Balo Salonu'nda ziyaretçilerle buluşacak. Altın yatırımı olanlara kritik uyarı! Düşüş geçici mi?

Kübra Ünlü yazdı! UZAK ŞEHİR YEMİNİ; ‘BEDELDE, KADERDE, AŞKTA’

Kübra Ünlü yazdı! UZAK ŞEHİR YEMİNİ; ‘BEDELDE, KADERDE, AŞKTA’

Kanal D’nin reyting rekortmeni dizisi Uzak Şehir 50. Bölümü ile ekrana geldi. Yapımını AyNa Yapım’ın üstlendiği, senaryosunu Gülizar Irmak’ın kaleme aldığı dizi, yeni bölümüyle izleyenleri göz yaşlarına boğdu. Boran ve Alya’nın boşanmasının gerçekleştiği, sonuçlarının ise trajik anlara sahne olması izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı.

Uzak Şehir'de velayet krizi... Alya ve Cihan Deniz Türkiye'yi ağlattı

Uzak Şehir'de velayet krizi... Alya ve Cihan Deniz Türkiye'yi ağlattı

Kanal D’nin fenomen dizisi Uzak Şehir, film tadında bir bölümle izleyicileri ekrana kilitledi. Alya’nın Cihan'ı patlamak üzere olan araçtan canını hiçe sayarak kurtardığı anlarda heyecan zirve yaptı. Mahkemenin Boran’la Alya’yı boşadığı yapımda, hakimin Cihan Deniz’in velayetini babaya vermesi büyük bir çekişmenin fitilini ateşledi. Alya ve oğlunun veda sahnesinde gözyaşları sel oldu. Türkiye’yi ağlatan o anlar sanal medyaya damgasını vurdu. Boran’ın, Cihan Deniz'i Ecmel'e götürmesi ise bardağı taşırdı.

14 yaşındaki Melisa'yı kaçırdılar! Aileyi arayıp 'başlık parası' teklif ettiler: Hangi baba kızını satar?

14 yaşındaki Melisa'yı kaçırdılar! Aileyi arayıp 'başlık parası' teklif ettiler: Hangi baba kızını satar?

Sultangazi'de Melisa B. 14 Şubat günü annesinden izin alarak babaannesinin evine gitti. 1 gün sonra babaannesinin evinden ayrılan Melisa'dan haber alınamadı. Aile polise ihbarda bulundu. Bu sırada Melisa'nın babası Aykut B.'yi halasının oğlu aradı. Arayan kişi, Melisa'nın oğluyla sevgili olduğunu evlenmek istediklerini, kabul ederlerse 'başlık parası' ödeyeceklerini söyledi. Aile ise akrabaları tarafından Melisa'nın ikna edilip kaçırıldığını öne sürdü. 'UFACIK KIZDAN NASIL KADIN OLUR' Anne Yağmur B., "2-3 gündür ben kızımı göremiyorum. Yapanlarda yabancı değiller, eşimin halasının çocukları. Ufacık kızdan nasıl kadın olur, ben bir anneyim siz söyleyin? Ufacık kızdan nasıl bir anne olur, siz söyleyin. Saat 21.00-22.00 sıralarında ben nenemin evine gideceğim dedi. Bende izin verdim, kal dedim. Her zaman yolluyordum. Eşyalarını kıyafetlerini aldı. Arkadaşını alet etti, 'Arkadaşım Nisa ile hamama gideceğim' dedi. Kızı kandırmışlar aklına girmişler, 3-4 kişi geliyor kızımı kaçırıyorlar. Ninesinin evinin önünden kaçıyorlar. 'Bir aydır konuşuyorlar' dediler. Benim kızım 14 yaşında cahil, ne bilebilir ki siz söyleyin" ifadelerini kullandı. Vahşet sonrası ilk kez konuştular: Cesedin bir parçası Anadolu, bir parçası Avrupa Yakası'nda 'BENİ ARAYARAK BAŞLIK PARASI İÇİN BENİ TEHDİT EDİYORLAR' Melisa'nın babası Aykut B., "14 yaşındaki kızımı kaçırdılar ve beni tehdit ediyorlar. Beni arayıp başlık parası teklif ettiler. Benim kızımı Hamza B., Efe B. ve Aslan G. gelip götürdü. Babaları beni arayarak başlık parası teklif etti. Beni tehdit ediyorlar, 'Eğer kanallara çıkarsan sana zarar veririz, kızına zarar veririz' diyorlar. Bunlar benim halamın oğlu. Kaçıran kişinin babası ise benim amcamın oğlu. Cumhurbaşkanım size yalvarıyorum kızımı kurtarın. Bana para teklif ediyorlar. Hangi baba kızını parayla satar. Benim kızımı aldılar. Ben kızımın ismini koluma yazdım, o benim ilk göz ağrım. Bunların ceza almasını istiyorum. 12-13 yaşındaki bir kız çocuğu nasıl bir evlilik yapabilir, adalet yerini bulsun" dedi. (DHA)

Batman’da alkol sonrası dehşet: Tartıştıkları otomobili 12 kurşunla delik deşik ettiler

Batman’da alkol sonrası dehşet: Tartıştıkları otomobili 12 kurşunla delik deşik ettiler

Batman’da, alkol aldıktan sonra bindikleri otomobilde tartışan 3 kişi, araçla kaza yaptı. Sürücü araçtan inip uzaklaştı, diğer 2 kişi ise otomobile tabancayla ateş edip, taş atarak zarar verdi. Son dakika... Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni gözaltılar: Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu, Kaan Tangöze... ÖNCE ALKOL ALDILAR SONRA BİNDİKLERİ OTOMOBİLİ KURŞUN YAĞMURUNA TUTTULAR Olay, dün sabah, İrmi Mahallesi’nde meydana geldi. 31 ASK 117 plakalı otomobili camları kırık, ateş edilmiş ve terk edilmiş halde bulanların ihbarıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi. Kontrollerinde aracın sağ ön tarafının kazalı, sağ ön kapısında mermi giriş izleri görüldüğü ve camlarının kırık olduğu tespit edildi. Olay yeri incelemesinde 12 boş kovan tespit edildi. Araştırmada Karayün köyünde Ü.Y., H.D., İ.Y. ve İ.K.’nin bilgi sahibi olarak ifadesine başvuruldu. İ.K.’nin üzerindeki aramada ruhsatsız tabanca ile 12 mermi ele geçirildi. İ.K. gözaltına alındı. Elde edilen bilgilere göre F.Ö. ile T.S. ve H.D.’nin birlikte alkol aldıktan sonra aralarında tartışma çıktığı, F.Ö.'nün yaptığı kaza sonrası aracını terk edip olay yerinden ayrıldığı, ardından T.S. ile H.D.’nin araca ateş ederek ve taş atarak zarar verdikleri tespit edildi. H.D. yakalandı, T.S. ve F.Ö.'nün yakalanmasına yönelik çalışma sürüyor. Gözaltındaki İ.K. ve H.D.’nin işlemleri ise devam ediyor.

Vahşet sonrası ilk kez konuştular: Cesedin bir parçası Anadolu, bir parçasının Avrupa Yakası'nda

Vahşet sonrası ilk kez konuştular: Cesedin bir parçası Anadolu, bir parçasının Avrupa Yakası'nda

İstanbul'un Şişli ilçesinde 24 Ocak'ta cesedi parçalar halinde bulunan Durdona Khokimova'nın öldürüldüğü Ümraniye'deki dehşet evinde bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıkmıştı. Edinilen bilgiye göre, Sayyora Ergashaliyeva'nın Özbekistan'da yaşayan ailesi, 23 Ocak'tan sonra kızlarından haber alamamaları üzerine Türkiye'deki Özbek Kadın Hakları Derneği'ne ulaştı. Sonrasında ailenin Türkiye'ye gelmesi ve 6 Şubat'ta yapılan başvurular ile derinleştirilen soruşmada genç kadının da edinilen bilgilere göre D.A.U.T. ve G.A.K tarafından vahşice öldürüldüğü belirlendi. Acılı anne Sokhiba Muksinova ve baba Bakhromjon Bustanov, olay sonrası ilk konuştu. Şişli'deki kesik baş cinayetinde yeni gelişme! Durdona Khokimova yakınlarından 'ilişki' iddialarına sert yanıt "KATİLLERİN ZİNDANDA ÇÜRÜMESİNİ İSTİYORUM" Acılı baba Bakhromjon Bustanov, "2 Kadın cinayeti işlendi, onlardan biri kızım. Kızımın cenazesinin bulunmasını istiyorum. Mezarı olmasını, defin etmeyi istiyoruz. Bu insanlık değil, çok kötü etkilendik, hala da kendimde değilim, katillerin zindanda çürümesini istiyorum. Müslümanlara uygun şekilde defnetmek istiyoruz. Maksadımız kızımızın cenazesini alıp gitmek, cenazesinin bulunmasını istiyorum, tüm Özbekistan bunu bekliyor. Anne baba olarak cenaze bulunana kadar Türkiye'de bekliyoruz, beklemeye de devam edeceğiz" dedi. Sözlerini sürdüren anne Muksinova, "Kısa sürede bulunsun, cenazeyi almadan hiçbir şekilde Türkiye'den ayrılmayacağız, kızımın cenazesiyle beraber Türkiye'den ayrılmak istiyoruz ve kesinlikle mezarı olsun istiyoruz. Akrabaları, tüm yakınları defin edilmesini Özbekistan'da bekliyor. 2 katilin de en ağır cezayı almasını diliyorum, zindanda çürüsün istiyoruz. Kızım Türkiye'ye sadece çalışmak için geldi, başka bir niyeti yoktu. Medyada yalan haberlere neden olmasın, Özbekistan'ta 2 tane kızı var. Kızları için çalışmaya geldi, lütfen yanlış haberler çıkmasın. 'Cenaze bulundu' diye haberler geliyor, yanlış haberler sunulmasını istemiyoruz, cenazenin bulunmasında desteklerinize ihtiyacım var" ifadelerini kullandı. "SAYYORA HANIM'DAN DURDONA HANIM'A MESAJ ATARAK GELMESİNİ SAĞLIYORLAR" Öte yandan, olayda Ergashaliyeva için kayıp başvurusu ve suç duyurusunu yapan avukatlardan Cevat Bozkurt, "Önce elbette kayıp olarak aranıyordu sonra şüpheliler ifadeye alındı, sorgularında maalesef ki Sayyora Hanım'ı katlettiklerini itiraf ettiler. Duyduğumuz bilgiler; önce 23'ü ile 24'ü gecesi Sayyora Hanım katlediliyor, sonra zanlılar tarafından cesedi parçalara ayrılıyor. Cesedin bir kısmı bulundukları ikametin yakınındaki bir çöp konteyner'ına, kalan kısmı ise Fatih ilçesinde bir konteyner'a atılıyor. Sonra bu götürdükleri valizi boşattıktan sonra valizle birlikte eve geri dönüyorlar. Sayyora Hanım'dan Durdona Hanım'a mesaj atarak gelmesini sağlıyorlar" ifadelerini kullanmıştı. "CENAZENİN BİR PARÇASININ ANADOLU BİR PARÇASININ AVRUPA YAKASI'NDA OLMASI BULUNMA İHTİMALİNİ ÇOK DÜŞÜRDÜ" Cenazeye ilişkin ise Avukat Bozkurt, "İstanbul çok büyük bir il, özellikle cesedin bir parçasının Anadolu bir parçasının Avrupa Yakası'nda olması çöp toplama alanlarının 2 yaka için farklı noktalar olması, bulunma ihtimalini çok düşük ihtimallere düşürdü. Emniyet hala araştırma yapıyor şimdiye kadar 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş, emniyet arıyor, umarız ki bulunur" diye konuşmuştu.

NATO'dan TSK sağlık birimi paylaşımı! 'Hazır ve dirençli tutuyor'

NATO'dan TSK sağlık birimi paylaşımı! 'Hazır ve dirençli tutuyor'

NATO Müttefik Ortak Kuvvet Komutanlığı Brunssum tarafından sosyal medyadan Steadfast Dart 2026 tatbikatı kapsamında Almanya'da görev yapan TSK'nın 66. Mekanize Piyade Tugayı hakkında paylaşım yapıldı. 'HAZIR VE DİRENÇLİ TUTUYOR' Paylaşımda, "Steadfast Dart 26 sırasında görev başındaki Tıbbi Birim! 66. Mekanize Piyade Tugayı'ndan sağlık birlikleri, NATO güçlerini Steadfast Dart 2026 tatbikatı sırasında hazır ve dirençli tutuyor" ifadeleri kullanıldı. İnternet sitesinden yapılan yazılı açıklamada ise, "Türk sağlık birimi, NATO'nun yılın en büyük tatbikatı olan ve Almanya'nın kuzeyinde devam eden Steadfast Dart 26 tatbikatı sırasında hayati önem taşıyan geniş kapsamlı tıbbi destek sağlıyor. Askeriyede tıbbi destek, yalnızca operasyonlar sırasında değil, tatbikatlar sırasında da personelin sağlığı, güvenliği ve operasyonel hazırlığını sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. 66. Mekanize Piyade Tugayı'na bağlı Türk Sağlık Birimi, travma, kurşun ve patlama yaralanmaları, solunum yolu acil durumları, şiddetli kanama ve diğer kritik durumlar da dahil olmak üzere operasyonel alanlarda acil yaşam kurtarıcı tıbbi bakım sağlayabiliyor. Birim bünyesindeki uzman personel, zorlu ve yüksek riskli ortamlarda ileri düzey tıbbi tedaviyi hızla başlatmak üzere eğitilmiştir. Birim bünyesindeki sağlık personeli arasında bir sağlık subayı, bir paramedik, 5 muharebe sağlık uzmanı ve 2 ambulans şoförü bulunmaktadır. Tatbikat boyunca ayakta hafif tıbbi tedaviye ihtiyaç duyan 97 askeri personelle yoğun bir şekilde ilgilenmişlerdir. Bu birim, 5 askeri personele kadar yataklı tedavi imkanı sunan bir hastanenin yanı sıra sağlık personelinin zorlu ortamlarda güvenli bir şekilde çalışmasına imkan tanıyan zırhlı bir ambulanstan oluşmaktadır" ifadeleri kullanıldı. İran'dan ABD saldırısına karşı 4 aşamalı plan! Trump'ın gizli silahı 'casus canavar' Son dakika... Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni gözaltılar: Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu, Kaan Tangöze...

AK Parti'de 'İnsan Hakları ve Aile Zirvesi' düzenlendi

AK Parti'de 'İnsan Hakları ve Aile Zirvesi' düzenlendi

AK Parti İnsan Hakları Başkanlığınca, parti genel merkezinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın da katılımıyla "İnsan Hakları ve Aile Zirvesi" düzenlendi. Altın yatırımı olanlara kritik uyarı! Düşüş geçici mi? Açılışta konuşan Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, 2025 yılının "Aile Yılı" olarak ilan edildiğini hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uzun yıllar boyunca ailenin, nüfusun, insanın öneminin altını çizdiğini söyledi. AK Parti'nin aileye verdiği öneme işaret eden Yalçın, "AK Parti aslında devlet millet kucaklaşmasını sağlayarak, ülkedeki vesayet mekanizmalarının çökmesini sağlayarak bu çerçevede insanın merkezde olduğu bir ülkeyi inşa etme siyasetini 23-24 yıldır devam ettirmektedir." diye konuştu. "AİLE OLMADAN İNSAN OLAMAZ" "Son dönemde özellikle küresel siyasette meydana çıkan bazı gelişmeler bizi aile meselesini çok daha önemli bir yere koymak mecburiyetinde bırakıyor." diyen Yalçın, aile olmadan insanın olamayacağını söyledi. Bir insanın, insani olarak var olabilmesini ve yaşamını huzurlu bir ortamda sürdürebilmesini sağlayan en temel yapı taşının aile olduğunu vurgulayan Yalçın, "Birileri kendi menfaatleri çerçevesinde aile yapısını tüm dünyada ortadan kaldırmaya yönelik eğilimlerin içerisine girmiş durumda." dedi. AK Parti'nin aileye dair pozisyonunun başından bu yana belli olduğunu ifade eden Yalçın, ailenin bir kadın ve bir erkekten meydana geldiğini ve bir nikah akdiyle gerçekleştirilebileceğini, bunun dışındaki herhangi bir dayatmanın AK Parti tarafından kabul edilemez olduğunu aktardı. Yalçın, bu çerçevede gençlere, topluma yönelik propagandaların, eğilim üretme çabalarının karşısında olduğunu defalarca dile getirdiklerini anlattı. "BELKİ DE BİR İNSANLIK SOYKIRIMINDAN BAHSEDİYORLAR" Zirvede aile temasının çeşitli yönleriyle 4 ayrı oturumda ele alınacağını bildiren Yalçın, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, uzmanlar, sivil toplum örgütü temsilcilerinin görüşlerini paylaşacağını söyledi. Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "AK Parti olarak pozisyonumuzu bu konularla ilgili oldukça net bir şekilde her türlü düzlemde dile getiriyor olmamıza rağmen bu konuyu hala yeterince ciddiyetiyle kavrayamamış olanların da var olduğunu görüyoruz. Maalesef mesela bugün ülkemizdeki birçok muhalefet partisinin, başta ana muhalefet partisinin aileye dair tutumunun bile net bir şekilde ortaya konulmadığını görüyoruz. LGBT saldırganlığına karşı ne dediklerini gerçekten bilmiyoruz. LGBT meselesinde açık bir pozisyon üretmiş değiller. Aileyi savunup savunmadıklarını, kadın erkek ilişkilerinde neyi söylediklerini çok net bilmiyoruz. Tabii ki bunun değerlendirmesini vatandaşlarımız yapacak. Ama biz, Türkiye'ye, bütün toplumumuza şunu açık bir şekilde ifade ediyoruz, biz ailenin en kutsal birlikteliklerden bir tanesi olduğunu ve aileyi ister küresel, ister yerel her türlü saldırıdan insana verdiğimiz değer nedeniyle korumaya gayret edeceğimizi açık ve net bir şekilde söylüyoruz. Önümüzdeki dönemde dünya siyasetinin belki de en merkezi konularından bir tanesi aile meselesi olacak. Nüfus planlaması yapmaya çalışanlar birçok yerde açıkça ilan ettiler ki aslında insanlığın nüfusunun bu gezegen için fazla olduğu ve bu nüfusun bir şekilde indirilmesi, azaltılması gerektiği kanaatlerini açık bir şekilde dile getiriyorlar. Belki de bir insanlık soykırımından bahsediyorlar." Bir sosyal medya mecrasında kadın erkek ilişkilerinden daha ziyade, erkek erkek, kadın kadın ilişkilerinin gençlere yoğun bir şekilde propagandasının yapıldığını söyleyen Yalçın, bu propagandaların yapıldığı dizilerin de olduğunu söyledi. Sosyal medya mecralarında, diğer alanlarda bunlar sanki çok normalmiş, sanki insan fıtratı bu yöne de evrilebilirmiş gibi bir propagandanın, zihin bulandırma işleminin uzun süredir gerçekleştirildiğini aktaran Yalçın, şunları kaydetti: "Bunun nüfus planlamasıyla, bunun kendi ekonomik çıkarlarıyla, bunun kendi siyasi tahakkümleriyle tabii ki bir ilişkisi var ve o ilişkileri biz bugün hep birlikte değerlendirme şansına sahip olacağız. Biz buradan şunun da çağrısını yapıyoruz, CHP ve diğer muhalif partiler siz de bu toplumun önüne çıkıp cesaretle, önümüzdeki dönemde insanlığı en fazla ilgilendirecek konuların başında olan aile konusuna dair pozisyonunuz, siyasetiniz, bu topluma taahhütleriniz nelerdir, açık yüreklilikle dile getirin. Buyurun siyasi mekanda bunun tartışmasını yapalım." Zirveye AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı ve Mustafa Şen, AK Parti milletvekilleri, eski Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, sivil toplum örgütü ve medya temsilcileri katıldı. Galatasaray'a Şampiyonlar Ligi'nden çılgın gelir! Juventus'u elerse kasa dolup taşacak