'Berlinale'de yarışacak
14 yaşındaki oyuncu Mustafa Konak, 'Yerçekimi' adlı kısa filmin Berlin Uluslararası Film Festivali'ndeki (Berlinale) gösterimine katılmak için Almanya'ya gitti
14 yaşındaki oyuncu Mustafa Konak, 'Yerçekimi' adlı kısa filmin Berlin Uluslararası Film Festivali'ndeki (Berlinale) gösterimine katılmak için Almanya'ya gitti
Magazin gündemine bu kez oyunculuğuyla değil, yaşadığı zorlu sağlık süreciyle gelen Aslı Bekiroğlu, beşinci ameliyatının ardından yaptığı paylaşımla yine adından söz ettirdi.
Saç bakımında etkili sonuç almanın sırrı, ürünlerin uygulama sırasına sadık kalmaktan geçiyor. Şampuandan şekillendiriciye kadar doğru adımlarla saç sağlığınızı ve hacmini nasıl koruyabileceğinizi inceledik.
2026 yılının ilk Güneş tutulması 17 Şubat Salı günü saat 19.46’da gerçekleşiyor. Halkalı tutulma, gökyüzünde ateş halkası görüntüsü oluşturacak. Astrologlara göre bugün gerçekleşecek bu tutulmanın etkileri inanılmaz olacak. İşte bugün hayatı değişecek 5 burç...
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 Aralık 2025'te tutuklanan Aysever'in, 10 Aralık 2025'te yayınlanan bir videodaki sözleri üzerine resen soruşturma başlatıldığı anımsatıldı. İddianamede, Aysever'in ifadesine yer verildi. Buna göre, Aysever, söz konusu videonun bir kesiti kesilerek sosyal medyada yayınlandığını, bunun bilinçli yapılıp kendisinin hedef gösterildiğini savunarak, videonun bütününün incelenmesi halinde kendisinin Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun bazı açıklamalarına istinaden bunu çektiğinin anlaşılacağını kaydetti. Polis montunda 1 kilo altın! Ankara'da akılalmaz skandal Türkiye'nin sosyolojik gerçeği dikkate alındığında, yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmesinin mümkün olmadığını belirten Aysever, sağ görüşlü insanları aşağılama kastıyla hareket etmediğini, canlı olarak yayınlanan videonun heyecanıyla bazı yanlış ifadeler kullanmış olabileceğini anlattı. Aysever, Ekrem İmamoğlu gözaltına alındığında, "Hırsızlar mutlaka yargılanmalı ve CHP buna sahip çıkmamalı." şeklinde ifadelerinin de bulunduğunu ve bu nedenle muhalif kesimlerin trolleri tarafından linç edildiğini ifade etti. TÜRK TOPLUMUNUN YÜZDE 60-70'LİK KESİMİNİ KASTETTİ İddianamede, "Aysever'in sözlerinde bahsettiği suçlu, ahlaksız, din ve milliyetçilik tacirliği yaptıklarını iddia ettiği siyasi partilerin Türkiye'de demokratik seçimler sonucunda iktidara gelmiş veya koalisyon yapmış olan Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anavatan Partisi, AK Parti, Refah Partisi, Fazilet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ile iktidara gelmemiş olsalar bile sayılan partilerin benzerleri olan, daha az oy alan partiler, yöneticileri ve bu partilere gönül ve oy veren seçmenleri kastettiği, zaman değişmekle birlikte Türk toplumunun yüzde 60-70'lik kesimine yönelik söz konusu hakaret içerikli sözlerin söylendiği anlaşılmıştır." değerlendirmesinde bulunuldu. Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni gözaltılar: Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu, Kaan Tangöze, Adem Kılıçcı... Bu sözleriyle basın özgürlüğü sınırlarını aşırı derecede aşan sanığın "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" eylemini işlediği vurgulanan iddianamede, Aysever'in "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Savcılıkça hazırlanan iddianame, gönderildiği Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi.
Onlar ikisi de dünya sosyetesinin genç kuşak üyelerinden. Birinin babası çok zengin ve ünlü bir iş insanı. Diğerinin de babası varlıklı bir aileden geliyor ve aynı zamanda ünlü bir yönetmen.
Rusya ile Avrupalı ve Baltık devletler arasında deniz taşımacılığı gerginliği yaşanıyor. Batılı devletlerin Rusya ile bağlantılı petrol tankerlerini engellemeye çalışması ve ABD’nin Venezuela petrol ihracatını sınırlama çabalarının bir parçası olarak Rus bayraklı petrol tankerine el koyması tansiyonu artırdı. 'ONLARA SERT BİR KARŞILIK VERMEZSEK...' Rusya tüm bu eylemlerin ardından Batılı güçlerin gemilerine el koyma girişimlerine karşı sert bir uyarıda bulundu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in danışmanlarından Nikolay Patruşev yaptığı açıklamada, "Onlara sert bir karşılık vermezsek, yakında İngilizler, Fransızlar ve hatta Baltık ülkeleri öyle bir küstahlık düzeyine ulaşacak ki, Atlantik havzasında ülkemizin denizlere erişimini engellemeye çalışacaklar" dedi. MODERNİZE EDİLMİŞ DONANMA GEMİ İNŞA PROGRAMI PUTİN’E SUNULACAK Rusya’nın gerekirse donanmayı devreye sokup abluka girişimlerini kıracağını belirten Patruşev, "Rusya’dan uzak bölgeler de dahil olmak üzere başlıca deniz alanlarında, Batılı korsanların hevesini kırabilecek güçlerin kalıcı olarak konuşlandırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Putin’in danışmanı, ABD’nin Venezuela ve İran konusundaki açık "savaş gemisi diplomasisi" olarak nitelendirdiği yaklaşımı karşısında büyük güçlerin donanmalarının radikal bir teknolojik değişim ve modernizasyon sürecinden geçtiğini söyledi. Nikolay Patruşev, Rusya’nın 2050’ye kadar modernize edilmiş donanma gemi inşa programının yakında onaya sunulacağını belirtti. NATO’NUN KALİNİNGRAD PLANI NATO askeri ittifakının Baltık Denizi’ndeki Rusya’ya ait toprağı Kaliningrad’ı ablukaya almayı planladığına inandıklarını söyleyen Patruşev, "Ülkemize yönelik herhangi bir deniz ablukası girişimi, uluslararası hukuk açısından tamamen yasa dışıdır ve AB temsilcilerinin her fırsatta öne sürdüğü ‘gölge filo’ kavramı hukuki bir kurgudur. Avrupalılar deniz ablukası planlarını uygulayarak bilinçli şekilde askeri tırmanma senaryosunu izliyor, sabrımızın sınırlarını test ediyor ve aktif misilleme önlemlerini kışkırtıyor. Bu durumun barışçıl çözümü başarısız olursa, abluka donanma tarafından kırılacak ve ortadan kaldırılacaktır" şeklinde konuştu. NE OLMUŞTU? 7 Ocak'ta ABD’nin bir haftadır Atlantik’te takip ettiği Bella 1 adlı petrol tankeri adını Marinera olarak değiştirip Rus bayrağı çekmişti. ABD güçleri helikopter destekli operasyonla gemiye baskın düzenledi. ABD'den Rus bayraklı gemiye helikopterli baskın! Atlantik'te sıcak dakikalar Son dakika...ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ikinci turu başladı! İsrail'de sırlarla dolu ölüm! Netanyahu'nun en yakınıydı: 'Soğukkanlılıkla katletti'
Kaza, saat 10.00 sıralarında Güroymak ilçesine bağlı Saklı köyü yakınlarındaki Şehit Deresi mevkisinde meydana geldi. Cevizyatağı köyü ve çevre köylerden vatandaşların bulunduğu hafif ticari araç, sürücüsünün virajı alamayarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlanıp dereye düştü. İhbarla bölgeye sağlık, jandarma, AFAD ve JAK ekipleri sevk edildi. Araçta sıkışanlar, ekipler tarafından çıkarıldı. Sürücü İzzettin Alpcan (57), Saadet Alpcan (59) ve Zeynep Alpcan’ın (22) yaşamını yitirdiği belirlendi. Dicle Alpcan (1), Aslı Alpcan (25), Serhat Aka (8), Asmin Alpcan (5) ve Gülşah Alpcan (28), sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Bir bilgisayar, bir oda, yarım kalan bir hayat! 13 yaşında Eymen'i öldüren dijital tuzağın şifresi 14 yaşındaki Melisa'yı kaçırdılar! Aileyi arayıp 'başlık parası' teklif ettiler: Hangi baba kızını satar?
Sıla Türkoğlu evleniyor mu? Güzel oyuncu Sıla Türkoğlu ve Ata Ayyıldız'ın Bodrum'daki beach düğünü detayları, Como Gölü'ndeki evlilik teklifi ve tüm magazin haberleri burada...
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki 2 araçtan yüklü miktarda para çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alınan 11 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, daha sonra Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi. Öte yandan soruşturmaya ilişkin yeni detaylara ulaşıldı. Şüphelilerin olaydan yaklaşık 4 dört gün önce lüks bir otomobille siteye 2 defa giriş yaparak keşif yaptıkları, daha sonra bir site sakininin binaya giriş yapmasıyla açılan bariyerden hızlıca otomobille içeriye girerek hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri belirlendi. Şüphelilerin kullandıkları araçların plakasının sahte olduğu tespit edildi. Otoparktaki 30 milyon dolarlık hırsızlıkta şok ifade: 'Paralar 3 aydır araçtaydı, bana hiç lazım olmadı' EVİNDE 1 MİLYON 670 BİN DOLAR ÇIKAN ŞÜPHELİNİN KENDİ OTURDUĞU SİTENİN KAMERA KAYITLARINI SİLDİĞİ İDDİASI Ekipler, olayla bağlantısı olduğunu değerlendirilen şüpheli K.K.'nın gözaltına alınmasının ardından yaşadığı sitenin de güvenlik kamera kayıtlarını inceledi. Şüpheliye ait giriş-çıkış görüntülerinin silindiği anlaşıldı. Aralarında site yöneticileri ve güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 5 şüphelinin bu kayıtları sildiği iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi. Evinde yapılan aramalarda 1 milyon 670 bin 500 dolar çıkan şüpheli K.K, emniyetteki ifadesinde, tekstil işi yaptığını, paraların bir kısmının ticaretten, bir kısmını da ev satışıyla eşinin altınlarını bozdurması sonucu elde ettiğini beyan etti. Gözaltındaki şüphelilerden R.S. (34) ise "Çuval paylaştıklarını gördüm, ama para olduğunu bilmiyordum. Ben para almadım." şeklinde ifade verdi. Şüphelilerin tamamı emniyetteki ifadelerinde suçlamaları reddetti. BİLAL DURMAZ'IN "MAĞDUR" SIFATIYLA ALINAN İFADESİ Mağdur Bilal Durmaz ise çalınan parasının kaynağına ilişkin Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince olay günü alınan ifadesinde, "Ailem hakkında devam eden soruşturma (kara para aklama) dosyası kapsamında bankaların uyum mevzuatı kapsamında yürüttüğü çalışma sebebi ile hesap açılışlarında ve mevcut hesaplarda yapılan işlemlere getirdikleri kısıtlama sebebi ile yeni hesap açılışı, nakit para çekimi, eft-havale işlemleri yapamadığım için bankalarla hiçbir şekilde çalışmam mümkün olmamıştır." ifadelerini kullandı. Durmaz, "2025 yılı kasım ayında Büyükçekmece'de yaklaşık değeri 1,5 milyon dolar olan evimin satışından elde ettiğim para da bu miktarın içerisindedir. Ayrıca bir firmayla 2025 yılının 3. ayından itibaren yaptığımız parite işlemlerinden elde edilen 21,5 milyon avro karşılığı dolar da hırsızlığa konu paranın içerisindeydi. Bahse konu 21,5 milyon avro karşılığı 25,5 milyon dolar para aynı firmaya aittir. Bahse konu firma ithalat ve ihracat işlemleri yapmaktadır." şeklinde beyanda bulundu. Tutarlar toplandığında 30 milyon dolar elde edildiğini kaydeden Durmaz, "Mestur Döviz ünvanlı firmamda parayı tutamamamın sebebi kısa süre önce dükkanımı taşımam ve yeni dükkanımda tadilat işlemleri olmasıydı. İnşaat işleri olduğu için güvenli bulmadım, evde tutamamamın sebebi de taşınma sürecinde olmamdır. Sitemize kurye dahi giremezdi bu nedenle araçlarımın bulunduğu yeri çok güvenli buldum." diyerek ifade verdi. NE OLMUŞTU? İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, sitenin otoparkında park halindeki 2 araçtan yüklü miktarda para çalındığı ihbarı üzerine çalışma başlatmıştı. "Mağdur" sıfatıyla ifadesine başvurulan Bilal Durmaz, Tahtakale'deki döviz bürosunu kapattığı için 30 milyon dolarını üç aydır, yaşadığı sitenin otoparkındaki 2 araçta muhafaza ettiğini beyan etmişti. Otoparkın güvenlik kamerası görüntülerinde, otomobille gelen şüphelilerin park halindeki araçtan kendi araçlarına paketler taşıdıkları belirlenmişti. Çevredeki güvenlik kamerası görüntülerinden zanlıların geliş ve gidiş güzergahını inceleyen ekipler, hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri ve olayla bağlantılı oldukları değerlendirilen bazı şüphelileri tespit etmişti. Polisin İstanbul, Antalya ve Kocaeli'de yaptığı eş zamanlı operasyonlarda 7 zanlı yakalanmıştı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 milyon 670 bin 500 dolar, 13 bin 200 lira, 860 uyuşturucu hap, 2 ruhsatsız tabanca ve 1 kuru sıkı tabanca ele geçirilmişti. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, 4 şüpheliyi daha gözaltına almış, böylece gözaltı sayısı 11'e yükselmişti. Şüphelilerden K.K'nin Kocaeli'nde yakalandığı, E.K'nin ise eşi K.K'ye yardım ettiği iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenilmişti. Ekiplerce R.S'nin Antalya'da yakalandığı öğrenilirken, şüphelilerden Ş.K. ile 17 yaşındaki E.K'nin ise daha önce olay yerine gelerek keşifte bulundukları anlaşılmıştı. Ayrıca şüphelilerden E.Ç. ile O.D'nin, K.K'nin yaşadığı sitede güvenlik görevlisi oldukları, şüpheliler M.G, R.K. ve B.B'nin de aynı sitenin yöneticileri oldukları bilgisine ulaşılmıştı. Öte yandan, emniyette yapılan sorgulamalarda daha önce çeşitli suçlardan R.S'nin 4, Ş.K'nin 3, 17 yaşındaki E.K'nin 14, Ö.F.S'nin 4, M.G'nin 7, B.B'nin ise 2 kaydı olduğu belirlenmişti. POLİS, MAĞDURA BU KADAR PARAYI NEDEN ARABADA TUTTUĞUNU SORDU Polis merkezinde "mağdur" olarak ifade veren Bilal Durmaz'a, 30 milyon dolar gibi bir parayı neden güvenli sayılamayacak bir yerde muhafaza ettiği ve bankaya yatırmadığı sorulmuştu. Durmaz, "Yaptığım iş gereği parayı bankaya yatırıp geri çekmek benim için zahmetli oluyor, ondan dolayı parayı araçta taşıyordum. Bu paralar bana 3 aydır hiç lazım olmadığından olduğu yerde duruyordu. Benim şirketimin 2025 yılında sermayesi 40 milyon liradır. Ciroyu avukatım dosyaya sunacaktır." diye cevap vermişti. Mağdur Bilal Durmaz, iki avukatı eşliğinde verdiği ifadesinde ayrıca, Tahtakale Mahallesi Tahtakale Ticaret Merkezi'nde bulunan Mestur döviz bürosuna eski adresi olan Laleli'den yaklaşık 3 ay önce taşındığını söylemişti. Mestur Döviz Altın Sınırlı Yetkili Müessese Anonim Şirketi ünvanıyla faaliyet gösterdiğini ve şirketin tek sahibi olduğunu belirten Durmaz, "Ben döviz bürosunun ne kadar ciro yaptığını net hatırlamıyorum. Yaklaşık 3 yıldır aynı işi yapmaktayım. Yeni adrese taşınmam ile döviz bürosunda bulunan 30 milyon ABD doları nakit parayı ikamete getirdim (dolarların tamamı 100 USD banknot şeklindeydi). Son 3 aydır parayı nakit olarak 34 EOS 86 plakalı Ford Ranger ve 34 BJK 747 plakalı Audi A6 marka araçlarda bulundururum, paralar yarı yarıya şeklinde bulunuyordu." demişti. MAĞDURUN BABASI "KARA PARA AKLAMA" İDDİASIYLA TUTUKLANMIŞ Mağdur Bilal Durmaz'ın, "kara para aklama" faaliyetlerinde bulunduğu iddiasıyla tutuklanan Taç Döviz isimli firmanın sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu ortaya çıkmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Laleli'deki bu firma ve yetkililerine yönelik "terörizmin finansmanının önlenmesi", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "tefecilik", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'un 28. maddesine muhalefet" suçlarından soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında, MASAK ve BDDK raporları ile gizli tanık ifadeleri, hesap hareketleri, kamera kayıtları ve diğer delillere göre 60 şüphelinin başta Libya olmak üzere bazı ülkelerle yapılan para alışverişlerini çeşitli ödeme sistemleri aracılığıyla şirketleri üzerinden tekellerine aldığı tespit edilmişti. Yasa dışı yollarla temin ettikleri yabancı banka kartlarını pos cihazlarında hayali işlemler karşılığında kullanan şüphelilerin, 47 milyar liradan fazla işlem hacmi neticesinde alınan komisyonlardan toplam 1 milyar 300 milyon liradan fazla suç geliri elde ettikleri belirlenmiş, söz konusu paraların şirketlere aktarılması noktasında fatura düzenleme, yasal defterlere kayıt gibi yollarla ticari bir faaliyet kapsamında elde edildiği izlenimi verilmeye çalışıldığı ve suç gelirlerinin çeşitli yöntemlerle aklandığı belirlenmişti. Soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen 60 şüphelinin yakalanmasına yönelik 14 Ekim 2025'te operasyon düzenlenmiş, 48 şüpheli gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 17 Ekim'de İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerden 33'ü tutuklanmış, 15'i hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. Savcılığın talebi doğrultusunda sulh ceza hakimliği, 255 taşınmaz, 60 araç, 24 şirket ortaklık payı ve şüphelilerin banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulması kararı da vermişti. "İMAMOĞLU ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTÜ" İDDİANAMESİNE DE GİRDİ "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede de Taç Döviz (Durmaz Gold) isimli firma sahibi şüphelilerin 2018 yılından itibaren uluslararası para transfer sistemleri aracılığıyla "kara para aklama" faaliyetlerinde bulunduğu ve birçok farklı suç grubunun paralarını emanetçi olarak sakladığının tespit edildiği belirtilmişti. İddianamede, operasyonda, firmanın faaliyet gösterdiği iş hanının eksi birinci katında bulunan, herhangi bir tabelası olmayan firmayla bağlantılı dükkanda yapılan arama neticesinde, kasalarda toplam 46 milyon 24 bin 895 lira, 47 milyon 814 bin 700 dolar, 52 milyon 118 bin 30 avro, 40 külçe altın ve 150 kilogram gümüş ele geçirildiği anımsatılmıştı. Ele geçirilenlerin, şirketin beyanlı ticari kayıtlarıyla hiçbir şekilde örtüşmediği kaydedilen iddianamede, ayrıca MASAK kayıtlarında Taç Döviz'in son üç yılda bildirdiği toplam işlem hacminin tespit edilen nakit varlıkların yüzde 5'ine dahi ulaşmadığı kaydedilmişti. İddianamede, Taç Döviz yetkilisi Mehmet Ş.D'nin beyanında, paraların "müşteri emaneti" olduğunu, şirketin "değerli maden saklama hizmeti" verdiğini söylese de ne bu emanetlerin kimlere ait olduğuna ilişkin tutanak, ne altınların mülkiyetini belgeleyen fatura veya dekont sunmadığı bildirilmişti. İddianamede, bu kapsamda Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün para transferlerinde kullandığı şüpheliler ile Taç Döviz yetkilileri arasında irtibat araştırması yapıldığı ifade edilerek şu tespitlere yer verilmişti: "Taç Döviz'in örgütün emanetçisi olduğu, örgütün CHP Kurultay sürecinde de söz konusu döviz bürosundan temin ettiği paraları dağıttığı anlaşılmıştır. Soruşturma kapsamında ele geçirilen ve şirket yetkililerince sahiplenilmeyen paraların Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan çıkar amaçlı suç örgütüne ait olduğu anlaşılmıştır. Örgütün suç gelirleriyle elde ettiği gayrimenkulleri örgüt yöneticileri Murat Gülibrahimoğlu ve Adem Soytekin'in şirketlerinde bulundururken, bir kısım suç gelirlerini de ihtiyaç halinde hızlı kullanabilmek amacıyla emanetçi olarak adlandırılan döviz bürosunda bulundurduğu tespit edilmiştir. Soruşturma dosyasının bütününden görüleceği ve özellikle örgüt üyesi Necati Özkan'ın telefonundan çıkan Aralık 2024 tarihli olduğu değerlendirilen bilgi notunda, örgütün Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılacak operasyona hazırlık yaptıkları tespit edilmiştir. Bu kapsamda örgüt uygulamış olduğu gizlilik kurallarını genişletmiş, emanetçi olarak kullandığı döviz büroları ile irtibat kurmamış nakit ihtiyaçlarını motorlu kuryeler aracılığıyla sağlamıştır."
Yıldız Tilbe, son dönemde yaptığı yardımlarla adından söz ettiriyor. Geçen ay Gazze'deki aileler için 300 bin dolar bağışlayan Tilbe, Ramazan ayı için kolları sıvadı.
Esra Bilgiç’in 13 yıl öncesine ait bir fotoğrafı X’te gündem oldu. 13 yıl öncesine ait kareye yorum yağdırıldı.
ATV’nin duygu yüklü hikayesiyle kısa sürede dikkatleri üzerine çeken dizisi "Aynı Yağmur Altında", izleyiciyi her hafta yeni bir bilmecenin içine sürüklemeye devam ediyor. Dün akşam 2. bölümüyle ekranlara gelen dizinin 3. bölüm fragmanı da yayınladı. İşte detaylar...
Nishya, geri dönüştürülmüş altın ve laboratuvar pırlantası kullanarak doğaya dost, sürdürülebilir ve inovatif koleksiyonlar sunuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince "oturum belgesi dolandırıcılığı" olarak adlandırılan yöntemle Filipinli 7 kişinin dolandırılmasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Devam eden çalışmalar sonucunda 2 kişinin daha yakalandığı operasyonda, 9'u Filipinler uyruklu 11 şüpheli adliyeye sevk edildi. Son dakika... Bir bilgisayar, bir oda, yarım kalan bir hayat! 13 yaşında Eymen'i öldüren dijital tuzağın şifresi Öte yandan ekiplerce yapılan çalışmada, şüphelilerin 2 ofisi çocuk bakımı adı altında "dadılık hizmeti" için işlettikleri tespit edildi. Şüphelilerin, çocuk bakım hizmetinin yanı sıra Filipinli mağdurları "oturum izni" verebildiklerini söyleyerek kandırdıkları, bu şekilde güven kazanıp "sahte oturum kartı" verdikleri anlaşıldı. Polis kontrolü sırasında, mağdurlara verilen kartın sahte olduğunun anlaşılması üzerine dolandırıldıklarının ortaya çıktığı öğrenildi. NELER OLMUŞTU? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunca, Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ile koordineli şekilde yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul ve ülke genelinde Filipinler uyruklu kişilerin oturum belgesi vaadiyle dolandırılmasına ilişkin çalışma başlatılmıştı. Ülkeye çalışma amacıyla gelen yabancı uyruklulara sahte evrak düzenlenerek oturum izni verileceğini söyleyen şüphelilerin, bunu bir kısım kamu görevlileriyle ilişkili oldukları izlenimi vererek yaptıkları anlaşılmıştı. Şüphelilerin, sahte oturum belgesi düzenledikleri 7 Filipinliyi 14 bin dolar dolandırdıkları tespit edilmişti. Haksız kazanç temin edilmek suretiyle "nitelikli dolandırıcılık" suçunu işlediği belirlenen 7'si Filipinler uyruklu 9 şüpheli eş zamanlı operasyonda yakalanmıştı. Son dakika... 102 yıl hapisle yargılanan Seçil Erzan’ın teyzesinden şok iddialar: Paraları annenin tekerlekli sandalyesiyle taşıdılar
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında; Kaan Tangöze, Murat Dalkılıç ve İsmail Hacıoğlu gözaltına alındı. Öte yandan gözaltı sayısı 19'a yükseldi. Survivor yarışmasıyla tanınan Adem Kılıçcı Trabzon’da, Tolga Kulakçı ise İstanbul’da gözaltına alındı.