Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile iftar sohbeti

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile iftar sohbeti

Ramazan boyunca her gün iftar saatinde canlı yayınlanacak olan programa, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Camii avlusu ev sahipliği yapıyor. Serdar Er’in sunduğu yayının bugünkü konuğu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz olacak. Programda, ramazanın manevi ve toplumsal yönünün yanı sıra “Külliye’de Ramazan” etkinlikleri konuşulacak. Yılmaz, Ankaralıları bu etkinliklere davet edecek.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Camii avlusunda kurulan cam stüdyodan gerçekleştirilen “Bir Ramazan Akşamı” yayınlarında, ramazanın ruhunu ve İslam’ın faziletlerini yansıtan sohbetlere yer verilecek. Programa ramazan süresince kültür-sanat dünyasından ünlü isimler, akademisyenler, STK temsilcileri ve Türkiye’de ikamet eden mühtediler katılacak. Geçmişin ramazan hatıralarını bugüne taşıyacak programda, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ramazan boyunca her gün düzenlenecek “Külliye’de Ramazan Etkinlikleri” de yer alacak.“Bir Ramazan Akşamı”, bugün saat 18.00’de canlı yayınla Kanal D’de olacak.

MSB’den Suriye’de entegrasyon sürecinde üniter yapı vurgusu: ‘Başka bir ihtimal söz konusu olmaz’

MSB’den Suriye’de entegrasyon sürecinde üniter yapı vurgusu: ‘Başka bir ihtimal söz konusu olmaz’

AYDIN HASAN / Ankara - MSB, gündemdeki konularla ilgili sorular üzerine şu açıklamalarda bulundu: SURİYE’DE SON DURUM: Suriye hükümeti ve SDG arasındaki entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyor, sahadaki gelişmeleri yakından takip ederek ülkemizin menfaatleri doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimalin söz konusu olmadığını hatırlatıyoruz. YUNANİSTAN-CHEVRON ANLAŞMASI: Yunanistan’ın, Girit’in güneyindeki hidrokarbon sahalarında tek taraflı olarak uluslararası şirketler ile yürüttüğü faaliyetler doğrudan ülkemizin deniz yetki alanlarını etkilememekle birlikte uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir. Libya ile ülkemiz arasındaki Deniz Yetki Alanlarına İlişkin Mutabakat Muhtırasına ve Libya’nın BM’ye bildirdiği deniz yetki alanları hilafına yürütülmeye çalışılan bu hukuksuz faaliyetin karşısındayız. Yunanistan’ın bu tek taraflı ve hukuksuz faaliyetlerine karşı Libya makamlarının girişimlerde bulunması için gerekli desteği sağlamaya devam ediyoruz. Eurofighter Typhoon eğitimi başlıyor MSB Sözcüsü, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık bilgilendirme toplantısını Muhabere Elektronik Bilgi SistemlerOkulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda düzenledi. Aktürk, “Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında uçucu ve yer sınıfı personelin ilk eğitimlerine yönelik olarak Birleşik Krallık Coningsby Hava Üs Komutanlığına 24-27 Şubat tarihleri arasında çalışma ziyareti icra edilecektir” bilgisini paylaştı. Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin de“Hafta içerisinde 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş; böylece, 1 Ocak’tan bugüne teslim olan terörist sayısı 35’e ulaşmıştır” dedi. ‘Bir kadının zarafetiyle yükselen çelik kanatlar’ MSB, Türk savaş uçaklarının Karadeniz’deki eğitim faaliyetinden görüntü paylaştı. Paylaşımda, “Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ait çeşitli üslerden havalanan muharip ve destek uçaklarımızla eğitim uçuşu başarıyla icra edildi. Karadeniz’in hırçın suları üzerinde, bir kadının zarafetiyle yükselen çelik kanatlar... Gökyüzü hiç bu kadar asil olmamıştı” ifadeleri kullanıldı.

Mesajın şifreleri

Mesajın şifreleri

Evrin Güvendik / ANKARA - TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun önceki günkü son toplantısında ortak raporun oylanarak kabul edildiği dakikalarda, DEM Parti İmralı Heyeti de, 16 Şubat’ta PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yaptıkları görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yaptı. Doğrudan tırnak içinde Öcalan’ın mesajlarını içeren açıklamanın bir diğer dikkat çeken noktası, Öcalan ve DEM Partililerin sık sık “kilit kavram” olarak dillendirdikleri “Demokratik cumhuriyet ile entegrasyon”un detaylandırılmasıydı. ‘Yerel demokrasi’ Demokratik cumhuriyete entegrasyonun cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli olduğunu vurgulayan Öcalan, “Toplumun kültürel unsurları vardır; sağlık kurumları, eğitim ve spor kurumları, hastaneleri, ekonomi kurumları olur. Toplum bunları özgürce inşa edebiliyorsa demokratik bir nitelik kazanır. Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı ve kurumsallaşmasıdır. Yerel demokrasi dediğim şu: Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır. Ayrı devlet, bölge demiyorum. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur” ifadelerini kullandı. Yerinden yönetim Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na göre, devletler idari olarak “merkezi yönetim” ve “yerinden yönetim” olarak iki unsur üzerinde temelleniyor. “Yerel özerklik”in amacı “yerel yönetimleri, kendi temel kurallarını koyma, kendi faaliyetlerini istediği şekilde yürütebilme, merkezi yönetimin yerel işlere karışmasını önleyebilme, kendi yerel kaynaklarını oluşturabilme gibi alanlarda yetkilendirme ve güçlendirme” olarak ifade ediliyor. Türkiye’nin, Şart’ın yedi maddesi ve 10 paragrafına yönelik çekincesi bulunuyor. Dünyadan örnekler ■ Birleşik Krallık-İskoçya: Öcalan’ın üzerinde en çok durduğu model olarak biliniyor. Birleşik Kralığı oluşturan dört ülkeden biri olan İskoçya, 1997 yılındakendi parlamentosunu kurdu. İskoç Parlamentosu bazı alanlarda Birleşik Krallık Parlamentosu’nun onayına ihtiyaç duymadan yasa çıkarma yetkisine sahip. Ancakanayasal konular, savunma, dış politika, para politikası ve uluslararası ilişkiler gibi kritik konular parlamentonun yetkisi dışında bulunuyor. ■ İspanya: Anayasada “İspanyol ulusu birliğinin ayrılmazlığını ve bütün İspanyolların ortak vatanının bölünmezliğini kesinlikle belirtir ve onu oluşturan bölge ve milliyetlerin özerklik haklarını ve aralarında dayanışmayı garanti eder” deniliyor.17 özerk bölge ve iki özerk kent bulunuyor. Yasama ve yürütme yetkisini her özerk topluluk kendi meclisi aracılığıyla kullanıyor. ■ Fransa: Anayasaya göre “Bölgesel diller Fransa’nın ortak mirasına dahil.” Okullarda Fransızca dışında altı bölgesel dil, eğitim dili olarak kabul ediliyor. ■ Belçika: Flamanlar, Fransızca konuşan Valonlar ve Almanca konuşanlar olmak üzere üç topluluktan oluşuyor. Belçika’da yerel yönetimler ve topluluklar, eğitim, sağlık, yerel güvenlik ve çevre konularında yetki sahibi. 34 ülke çekince koydu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nıtoplamda 47 ülke imzaladı. Türkiye dahil34 ülke çeşitli madde ve paragraflara çekince koydu. Bu ülkeler arasında Almanya,Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa, Hollanda,İsveç, İtalya, Yunanistan da bulunuyor. Raporda yok Öcalan’ın “demokratik entegrasyon” tanımı, Komisyon’un raporunda yer almıyor. Raporda, “demokratik bütünleşme” ve “toplumsal bütünleşme” ifadeleri kullanılıyor. “Toplumsal bütünleşme” başlığı altında “örgüt mensuplarının silahları bırakarak toplumsal düzene adaptasyonu” ve “bu sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesi için adalet ve eşitlik duygusunun toplumun tüm kesimlerinde kökleşmesine” dair tedbir ve düzenlemelerden bahsediliyor. Yasa çalışması bayram sonrası başlayabilir Sürecin bundan sonraki aşamaları da yavaş yavaş netleşiyor. Edinilen bilgiye göre, ilk safha, silah bırakma sürecinin teyidi olacak. Örgüt üyelerinin durumuyla ilgili yapılacak yasa çalışması, silah bırakma süreciyle eş zamanlı olarak yürütülecek. Müstakil çerçeve yasanın AK Parti’nin teklifi olarak hazırlanması; metin hazırlandıktan sonra Komisyon üyesi tüm partilerin hassasiyetleri, görüş ve önerileri alınarak teklife son halinin verilmesi öngörülüyor. Çerçeve yasada örgüt mensuplarının silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayin edecek düzenlemelerin yanı sıra bu kişilerin topluma entegrasyonlarını sağlayacak maddeler de yer alacak. Sadece PKK’ya yönelik Çerçeve yasanın TCK, CMK, TMK ve infaz yasaları ile Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle desteklenmesi öngörülürken, yasalarda yer aldığı değerlendirilen “antidemokratik” ifade ve pratiklerin de kaldırılması hedefleniyor. Bu kapsamda ifade özgürlüğünün yasal kapsamının genişletilmesi, yerel yönetimleri kayyuma götüren boşlukların düzenlenmesi söz konusu. Düzenleme, sadece “münfesih örgüt” olarak PKK ile ilgili suçlara yönelik olacak. Demokratik reform paketlerinin, izleyen süreçte ayrıca da gündeme geleceği belirtiliyor. Yasa çalışmasının Ramazan Bayramı’nın ardından başlayabileceği değerlendiriliyor. AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara Her yıl en az 140 milyar dolarlık kayıp Komisyon’un raporunda, terör ve çatışma sürecinin ekonomik ve sosyal faturasına da dikkat çekildi. Raporda terör ve çatışma sürecinin maliyetinin sadece güvenlik harcamalarıyla sınırlı görülmemesi, bunun “üretim kaybı, ertelenen yatırımlar, artan risk primi, fırsat maliyeti ve bölgesel kalkınma farklarını derinleştiren dolaylı etkilerle birlikte ele alınması” gerektiği belirtildi. Raporda şunlar kaydedildi: “Sürecin ülkemize yıllık ortalama en az 140 milyar dolar, en çok 240 milyar dolar düzeyinde bir ekonomik değer kaybına sebep olduğu, daha ihtiyatlı bir varsayımla 100 milyar dolar kabul edilse bile her yıl tekrar eden bu yükün kalkınma kapasitesini daralttığı açıktır. Bölgenin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısının yüzde 5’in altında seyrettiği, ihracata katılımın yüzde 1.4 düzeyinde kaldığıtespit edilmektedir.” Öneriler bölümünde de “Toplumun uyum kapasitesinin artırılması açısından ekonomik ve sosyal imkânların geliştirilmesi öncelikler arasında yer almalı” denildi. EVRİN GÜVENDİK Ankara

Uyuşturucu soruşturmasında 5 ünlüye tutuklama

Uyuşturucu soruşturmasında 5 ünlüye tutuklama

FERİT ZENGİN / Haber Merkezi - Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Kaan Tangöze, Kemal Doğulu, Murat Dalkılıç ve İsmail Hacıoğlu serbest bırakıldı. Mahkemeye sevk edilen diğer şüphelilerden 5’i tutuklanırken, 12’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şarkıcı Edis Görgülü hakkında ise yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi.

Türk Kızılay’dan Gazze’ye 21’inci iyilik gemisi

Türk Kızılay’dan Gazze’ye 21’inci iyilik gemisi

21’inci kez yola çıkan gemiyle 175 bin gıda kolisi başta olmak üzere giyim, hijyen, barınma, su ve temel yaşam malzemeleri bölgeye ulaştırılacak. 7 Ekim 2023’ten bu yana İyilik Gemileri aracılığıyla Gazze’ye 22 bin ton insani yardım malzemesi gönderen Türk Kızılay, bu sevkiyatla bölgeye şimdiye kadarki en kapsamlı yardımlarından birini ulaştırmış olacak. Yardımların üç günlük yolculuğun ardından Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşması planlanıyor. Yardım malzemeleri, Mısır Kızılay’ı ile koordinasyon içinde Refah Sınır Kapısı’na sevk edilecek. 3 bin 300 ton yardım Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, uğurlama töreninde yaptığı konuşmada yardımın yalnızca malzemeden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Bugüne kadar gönderdiğimiz en büyük iyilik gemisini Gazze’ye ulaştırıyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Arkamızdaki gemi 3 bin 300 tonluk yardım malzemesi taşıyor. Ama yükümüz sadece gıda kolisi değil; yükümüz şefkat, merhamet ve dua” dedi. Geminin üç günlük yolculuğun ardından Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşmasının planlandığını belirten Yılmaz, yardımların Refah hattı üzerinden bölgeye sevk edileceğini söyledi.Gemiyi uğurlamaya gelen Mersin Valisi Atilla Toros dadevletin tüm kurumlarıyla Filistin halkının yanında olduğunu vurguladı. 11 milyonu aşkın kişiye yemek Türk Kızılay, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürüttüğü çalışmalar kapsamında milyonlarca kişiye sıcak yemek ulaştırdı. Yapılan açıklamaya göre bölgede 11 milyonu aşkın yemek ihtiyacı karşılanırken, 760 bini aşkın gıda paketi dağıtıldı. Ayrıca 84 bini aşkın hijyen seti, 1 milyon 660 bin litre su desteği sağlanırken, acil barınma ihtiyacı için 3 bin 315 çadır gönderildi.