
Ünlü oyuncu sessizliğini bozdu: Manifest üyesiyle aşkını itiraf etti
Genç oyuncu Kaan Miraç Sezen, bir süredir hakkında çıkan aşk dedikodularına cevap verdi.
Genç oyuncu Kaan Miraç Sezen, bir süredir hakkında çıkan aşk dedikodularına cevap verdi.
İzmir'in Buca ilçesinde bir restoranda, işletme sahibi ile müşterinin kavgası kanlı bitti. Tabancayla vurulan genç müşteri kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken işletme sahibi gözaltına alındı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Milli Park Alanı'nda, Malazgirt Zaferi'nin 954. Yıl Dönümü Kutlama Programı'nda konuştu. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: Dünyaya biz buradayız ve burada olacağız mesajını en güçlü şekilde verdiğimiz zaferimizin 954.yılı mübarek olsun. Ahlat ve Malazgirt önlerindeki ilk akınlardan bugüne vatan için bayrak için millet ve ümmet için canlarını feda eden şehit ve gazilerimize rahmet niyaz ediyorum. Malazgirt'te düşmanı bozguna uğratan o güçlü irade bugün buradadır. Malazgirt'te destan yazan kahramanların uğruna hayatlarını kaybettiği mukaddes değer işte buradadır. Anadolu'nun gönül harcını muhabbetle yoğuran kurucu irade buradadır. Millet olarak 954 yıl önce Malazgirt Ovası'nda yazılan kahramanlık destanından aldığımız cesaretle istikbale yürüyoruz. Her türlü engele rağmen yeniden büyük ve güçlü Türkiye için çırpınıyoruz. Bekası söz konusu olduğunda boyun eğmeyen bir Türkiye'de yaşıyoruz. Mazlum ve mağdurlarında umudu haline dönüşen bir ülkeye sahibiz. Filistin davasına sahip çıkan bir ülkemiz var. Mektup diplomasisi, telefon görüşmeleri, uluslararası toplantılar, 102 bin tonu aşan yardımlarla Gazze'nin hakkını, hukukunu en güçlü şekilde savunuyoruz. “Kıblesini şaşıranlar kendine yeni patron arayanlar kaybedecek” Fitne duvarlarını yıkmak için başlattığımız Terörsüz Türkiye sürecinde kısa sürede önemli mesafe kat ettik.Tüm kurumlarımız çalışmalarını bir kuyumcu titizliğiyle sürdürüyor. Kimin sürece alakasız gündemlerle süreci zehirleme gayretinde olduğu milletimiz tarafından not ediliyor. Süreci kundaklama çabalarına rağmen başardık. Ne yaparsa yapsınlar bu sefer başaramayacaklar. Milletimizin desteğiyle oluşan umut havasının önünde bu sefer kimse duramayacak. Biz 86 milyon olarak tarihin kültürün inançlarımızın bir araya getirdiği büyük bir aileyiz. Hepimiz aynı bayrağın altında yaşıyoruz. Rengini şehitlerimizin al kanından alan bu bayrak bizim. Bunu Irak'ta gördük, Suriye'de gördük, daha önce gönül coğrafyamızın birçok köşesinde gördük. Yarın da zulme uğrayanların eman yurdu yine Türkiye ve Türk milleti olacaktır. Suriye'deki tüm kardeş halklar gibi Kürtlerin de güvenliğinin, huzurunun, esenliğinin teminatı Türkiye'dir. Yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacak. Kıblesini şaşıranlar kendine yeni patron arayanlar ise kaybedecektir. "Kıyamete kadar yan yana yaşayacağız" Türkler Araplar Kürtler olarak bu coğrafyada kıyamete kadar yan yana yaşayacağız. Türkiye Yüzyılını, büyük ve güçlü Türkiye'yi, önce Terörsüz Türkiye'yi, ardından terörsüz bölgeyi gönül gönüle vererek el birliğiyle gerçeğe dönüştüreceğiz. Biz, tüm bölgemizde kalıcı barışın tesisinden yanayız. Biz, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesinden yanayız. Terörün kanın gözyaşının ayrılığın karşısındaki her bir vatandaşlarımızdan destek olmasını bekliyorum. Komutanlarımızı Mehmetlerimizi hayırla yad ediyorum. Independent Türkçe cumhurbaşkanı erdoğan şam "Terörsüz Türkiye sürecinde kısa sürede önemli mesafe kat ettik" diyen Erdoğan, "Süreci kundaklama çabalarına rağmen başardık” ifadelerini kullandı Salı, Ağustos 26, 2025 - 12:15 Main image: <p>Fotoğraf: AA</p> Haber Type: news SEO Title: Erdoğan: Yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacaktır copyright Independentturkish:
Terör örgütü PKK’nın fesih kongresiyle silah bırakma kararı sonrasında örgütün Suriye’deki ayağını oluşturan PYD-YPG-SDG gibi uzantılarının silah bırakıp bırakmayacağı tartışmaları devam ederken, Türkiye’de yakalanan Suriye uyruklu 3 PYD’li ile ilgili hazırlanan 60 sayfalık iddianamede, PYD’nin terör örgütü PKK tarafından Suriye için hazırlanmış bir proje olduğuna yer verildi. KCK, PKK, PYD faaliyetleri anlatıldı.
Adalet Bakanlığı tarafından soruşturma izni verilen avukat Mücahit Birinci’nin ifadesi alınmak üzere savcılıkta hazır bulundurulması için emniyete talimat verildi. Birinci, polis eşliğinde ifade vermeye gidecek.
Konya'daki obrukların ardından Karaman'da da 15 metre çapında, derinliği 5 metreyi bulan obruk meydana geldi. Belde sınırlarındaki mısır tarlasında sulama boruları toplandığı sırada obruğu görenler, durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri, obruk çevresinde incelemede bulundu. Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, gazetecilere, yer altı sularının çekilmesiyle Karaman bölgesinde de obruklar oluşmaya başladığını söyledi. Obrukların bölgede tarımı olumsuz etkilediğini aktaran Bayram, "Konya'nın Karapınar ilçesinde ciddi manada obruk oluşmuştu ama son yıllarda Karaman'da da obruk oluşmaya başladı." dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Murat Kapki ile avukat Mücahit Birinci'nin cezaevinde yaptığı görüşmeye ve sonrasındaki iddialara ilişkin olarak... Devamı için tıklayınız
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Murat Kapki ile avukat Mücahit Birinci'nin cezaevinde yaptığı görüşmeye ve sonrasındaki iddialara ilişkin olarak... Devamı için tıklayınız
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine sabah saatlerinden itibaren düzenlediği saldırılarda, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 20 Filistinli yaşamını yitirdi.
Geçen hafta Diyarbakır 'da sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerine çıkınca, eşimle birlikte en küçük oğlumuz Yusuf'u alıp yola çıktık. Diyarbakır'dan başlayarak sırasıyla Bitlis, Tatvan, Ahlat, Adilcevaz, Erciş, Muradiye, Çaldıran, Doğubayazıt, Iğdır, Tuzluca, Digor ve Kars'ı gezdik. Orada da hızımızı alamayıp yolculuğumuza devam ettik. Ardahan'a ulaştıktan sonra Şavşat, Artvin, Borçka, Hopa ve bütün Doğu Karadeniz'i geçerek Rize, Of, Trabzon'a vardık. Ardından tekrar geriye dönüp Gümüşhane, Bayburt, Erzurum, Bingöl üzerinden Diyarbakır'a döndük. Yaklaşık 4-5 gün süren bu yolculuk boyunca her gece farklı bir yerde kalarak serinlemeye çalıştık. Ama şunu söyleyeyim: Bu sene Türkiye'nin her yeri oldukça sıcak. Gezdiğimiz yerlerde de sıcaklıklar mevsim normallerinin en az 3-5 derece üzerinde seyretti. Elbette Karadeniz 'in, Bayburt'un ve Şavşat'ın yaylalarına çıkamadık. Bizim yolculuğumuz biraz turistik bir geziydi ve son 5-6 yıldır Diyarbakır'ın kuzeyine gitme fırsatım olmamıştı. Bir keresinde Erzurum'a bir cenaze vesilesiyle gitmiştim, ama onun ötesine geçmemiştim. Yıllar olmuştu Karadeniz'e gitmeyeli. Bizde bir laf vardır: Yediğin, içtiğin senin olsun; gördüklerini anlat. Ama şunu söyleyeyim, yediklerimiz ve içtiklerimiz de çok güzeldi. Erzurum'un cağ kebabından, Çay'ın kuru fasulyesine ve kavurmasına kadar her şey oldukça lezzetliydi. Bu yeme-içme parantezini kapatarak gördüklerimize ve konuştuklarımıza gelelim. Öncelikle yolların beklediğimden çok ileride olduğunu belirtmeliyim. Müthiş yollar, tüneller ve viyadükler, en uzun mesafeleri kısaltmış. Gerçekten çok güzel işler yapılmış. Tabii biri, "Bu kadar yol yapınca hazine boşaldı, bütün para inşaatlara gitti" diyebilir. Bu, işin başka bir boyutu. Ekonomik olarak altyapıya kısa sürede bu kadar para aktarılmalı mıydı, aktarılmamalı mıydı, bunu bugün tartışmayacağım. Ama Hopa'ya girerken 5.200 metrelik tüneli gördük; aynı şekilde Trabzon ile Gümüşhane arasındaki 14,5 kilometrelik Zigana Tüneli'ni de. Görmediğimiz ama duyduğumuz Rize ile Erzurum arasındaki 14 bin 300 metrelik Ovit Tüneli ve diğer bütün yollar gerçekten çok güzel olmuş. Elbette Trabzon'dan Bayburt'a kadar bitirilmeyen Vaik Tüneli ve Kop Dağı Tünelleri'nin de tamamlanması şart. Çünkü Trabzon'dan İran'a uzanan transit yol bağlantıları için bunlar çok önemli. Dediğim gibi, yapılan işler güzel; siyaseten eleştirisi ayrı bir konu. Burada, bu güzelliklerden bahsettikten sonra maalesef bazı olumsuzluklara da değinmek zorundayım. Öncelikle Karadeniz'e yazık olmuş. Gerçekten üzülerek söylüyorum. Karadeniz bize yabancı bir yer değil. Son 5-6-7 yıldır gitmemiş olsam da ailemde, geri döndüğümüzde 25-30 Karadeniz evliliği var. Hem gelinler hem de damatlar, neredeyse her kesimle bağlantımız var. Özellikle Trabzon ve Rize'deki müteahhitler, iş insanları, bürokratlar ve bakanlar, Türkiye'nin son 10-15, hatta 20 yılına damga vurmuşlar. Hatta öyle bir noktaya gelmiş ki, artık büyük ihalelerde "Trabzonlu veya Rizeli değilsen şansın yok" gibi yarı gerçek yarı söylence fıkralar dolaşıyor. Trabzon 'un Yomra ve Akçavat ilçeleri zaten birleşmiş durumda. Diğer sahil bandı da büyük ölçüde birleşmiş. Trabzon, 450-500 bin nüfusuyla artık bir şehir haline gelmiş; ancak şehircilik açısından durum çok kötü. Düz bir memleket olan Diyarbakır'dan gelen birisi olarak eşim ve oğlumla yol boyunca "Bunlar nasıl çıkıyor, nasıl iniyor, minibüsler nereye gidiyor, ulaşım nasıl sağlanıyor, niye bu kadar yüksek binalar var?" diye konuştuk, tartıştık. Rize 'de durum da benzer. Ben Rize'yi ilk gördüğümde, yani yaklaşık 34-35 yıl önce, şehir oldukça güzeldi. Meydan kesimi ve şehrin ortası, Trabzon'a göre çok daha açık, rahat ve ferah bir yerdi. İnanın, bugün Rize'nin çarşısına girerseniz, yarım saat, hatta 40 dakika boyunca çarşıdan çıkmak mümkün değil. Türkiye'ye damgasını vurmuş, bir dönem aynı anda 4-5 bakan yetiştirmiş Trabzon'u düşünün. Ben Hopa'dan Artvin'e geçerken oradaki binaları görüyordum; ama Trabzon'a geldiğimde Hopa'da 18 katlı, Yomra sahilinde Holiday Inn Oteli'nin yanında ise 29 katlı binalar gördüm. 29 kat demek istiyorum, hızlı saydım; belki 30, 31 veya 32 katlı binalar da vardı. Niye kıydınız Rize'ye, Trabzon'a, diğer ilçelere? Bu kadar yoğunluk, iç içelik ve plansızlık neden oluştu? Gerçekten yazık. Tabii yaylaların durumu hakkında bir bilgim yok; çıkmadım, görmedim. Hem Rize'nin hem de Trabzon'un çok güzel yaylaları var; duyduklarımız ve bildiklerimiz bu yönde. Ama şu an durumlarının ne olduğunu bilmiyorum. Buradan birkaç belediye başkanına da seslenmek istiyorum; özellikle Ardahan Belediye Başkanı'na. Tanımıyorum, sadece resimlerini billboardlarda gördüm. Ama sevgili kardeşim, lütfen… Ardahan zaten çok büyük bir şehir değil. Çevre yolları muhteşem; karayolları gerçekten harika yollar yapmış. Ama şehir içleri gerçekten çok kötü. Şöyle söyleyeyim: Oradaki yol müteahhitlerine bile rica etseydiniz, biraz da siyasi nüfuzunuzu kullansaydınız, çevre yollar yapılırken şehrin giriş-çıkış bağlantılarıyla birlikte şehir içi sokaklarını da yaptırma imkânınız olurdu. Erzurum 'u ise daha iyi buldum. Özellikle Çifte Minare çevresinde belediyenin yaptığı düzenlemeler, yeni caddeler dikkat çekici olmuş. Erzurum'a bugüne kadar en az 5-6 kez gitmişimdir; ama son gördüğüm Erzurum, çok daha güzel bir Erzurum'du. Orada da sevgili Başkan Sayın Sekmen'i, Kartal Belediye Başkanlığı döneminden tanırım. Ona da bir ricam var: Dadaşkent ile şehir merkezi arasında boş bir kesim bulunuyor. Oralarda birkaç adada inşaat faaliyetleri var ve yoğunluk biraz fazla olmuş. Şehrin geneli güzel, düzenlemeler yerinde; ama bu bölgelerdeki yoğunluk göze batıyor. Elbette artık yapılmış olanı yıkıp düzeltmek mümkün değil; fakat en azından yeni imar bölgelerinde yoğunluğa dikkat edilmeli. Mesela Dadaşkent'in imarı gayet iyi olmuş. Diğer düzenlemeler de öyle: Kalenin etrafı, çarşı, yeni mahalleler oldukça güzel. TOKİ'nin yaptığı yerler de şehre bir düzen katmış. Bingöl de derli toplu bir hâle gelmiş. Bingöl'e defalarca gittim ama son 4-5 yıldır yolum düşmemişti. Bu süre içinde şehrin eli yüzü toparlanmış, adeta yıkanmış. Ancak eski çarşının mutlaka düzenlenmesi gerekiyor. Orada hâlâ bir keşmekeş var; en eski kısmı olduğundan, oraya yönelik projelerin geliştirilmesi şart. Özetle, ülkeyi gezdiğinizde artılar da görüyorsunuz, eksiler de. Altyapıda ciddi yatırımlar yapılmış; ama bu eksikliklerin de altının çizilmesi gerekiyor. Bayburt 'u beklediğimden çok daha iyi buldum. Daha önce görmemiştim. Zaten Türkiye'de görmediğim tek bir şehir kalmıştı; bu sefer Bayburt, Artvin ve Ardahan'ı da görmüş oldum. Bayburt gayet güzel bir şehir çıkmış karşıma. Ardahan Üniversitesi de dikkat çekiciydi. Elbette bu şehirlerin de daha iyi bir planlama anlayışıyla gelişmesi gerekiyor. Ama belki de bu geziyle ilgili son söz şu olabilir: Karadeniz'e yazık olmuş. Üstelik bunun telafisi de yok. Bu kadar yoğun, iç içe, yüksek katlı ve plansız yapılaşmayı geri döndürmenin artık bir anlamı yok. Özellikle Karadeniz yolunun sahilden geçirilmesi büyük bir hata olmuş. Çünkü şehirlerin sahille irtibatı kopmuş. Evet, sahillerde hâlâ lokantalar, tesisler var; ama şehirlerin önünden otoban gibi bir yol geçiyor. Siz o yolu aşarak sahile inmek zorunda kalıyorsunuz. Bu da ciddi bir sorun. Mesela Mersin'de durum böyle değil. Mersin'in sahili çok daha düzenli ve güzel. Otoban şehrin arkasından geçtiği için sahil bütünlüğü bozulmamış. Sonuç olarak, ülkenin her tarafı bizim. İnsanımızın yaşadığı bu şehirlerin daha iyi planlanması, güzelliklerinin korunması şart. Bozulmaması gerekiyor. Eksiklikleri ve yanlışları da kırmadan, dökmeden dile getirmek lazım. Benim bu noktada söyleyeceklerim bunlar. Keşke Karadeniz'e bu kadar yazık edilmeseydi. Siyasete gelince… Böyle uzun bir gezi sırasında, birçok yerde durup yiyip içince, otellerde kalınca inanır mısınız yüzlerce insanla görüşme imkânımız oldu. Kürt, Türk, Karadenizli, Laz, Alevi, Sünni, laik, dindar… Her kesimden insanla karşılaştık. Hepsine gösterdikleri ilgi için teşekkür ediyorum. Nereye gittiysek büyük bir misafirperverlik gördük. Özellikle Rize ve Erzurum'da yaşını başını almış, aralarında profesörlerin ve farklı mesleklerden kişilerin de bulunduğu dostlarla çok güzel sohbetlerimiz oldu. Öncelikle bu ilgileri için her birine ayrı ayrı teşekkür ederim. Herkesin ortak sorusu "çözüm süreci" üzerineydi: "Ne oluyor?" "Nereye gidiyor?" "Acaba bu defa yeniden başlayacak mı?" Benim gördüğüm şu ki, konuştuğum insanların neredeyse tamamı umutlu, en azından umutlu olmak isteyen insanlar. Dilerim bu umutlar boşa çıkmaz. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. KARADENİZ altan tan Türkiye Altan Tan Independent Türkçe için yazdı Altan Tan Salı, Ağustos 26, 2025 - 12:15 Main image: <p>Fotoğraf: AA</p> TÜRKİYE'DEN SESLER Type: video SEO Title: Yazık olmuş Karadeniz'e copyright Independentturkish:
Edirne’de, Tunca Nehri kıyısında 547 yıldır ayakta duran ve yalı camisi özelliğindeki Evliya Kasımpaşa Camisi’nde kapsamlı bir restorasyon çalışması başladı.
İstanbul Sultangazi’de annesini tartışma sırasında silahla vurarak öldürdükten sonra kaçan 20 yaşındaki Azad K., Sakarya’da yakalandı.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi'nden (NKÜ) Prof. Dr. Fatih Konukcu, Trakya'da 2030 ve 2040'larda yaşanması beklenen kuraklık ve sıcaklık artışının 2020'li yılların ortalarında yaşanmaya başlandığını söyleyerek, "2015 yılından sonra son 10 yılda sıcaklık değişimi, iklim değişiminden önceki döneme göre 1,62 santigrat derece arttı Trakya bölgesinde. Şu anda 2 santigrat derece bir ortalama artış yaşıyoruz. Burada yağış olarak da yaklaşık 140 milimetrelik bir azalma var” dedi.
NBIM’den yapılan yazılı açıklamada, şirketin bazı yatırımlarından çıkma kararına ilişkin detaylara yer verildi. Fonun, Caterpillar yatırımından çıktığı ifade edilen açıklamada, ayrıca İsrail merkezli Hapoalim, Bank Leumi, Mizrahi Tefahot Bank, First International Bank of Israel ve FIBI Holdings’teki yatırımlarını da sonlandırdığı belirtildi. Açıklamada, yatırımlardan çıkma kararının, söz konusu şirketlerin “savaş ve çatışma durumlarında insan haklarının ciddi...
Bilim insanları, göktaşlarında korunan antik kondrüller sayesinde Jüpiter’in ne zaman oluştuğunu ilk kez kesin biçimde belirledi. Araştırmaya göre dev gaz gezegen, Güneş Sistemi’nin doğuşundan yaklaşık 1,8 milyon yıl sonra, yani 4,5 milyar yıl önce şekillenmeye başladı.
ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği ve Yandex Türkiye iş birliğiyle başlatılan Yapay Zekâ Mühendisliği Yüksek Lisans Programı, teknoloji ekosistemine uzman mühendisler kazandırmayı hedefliyor.