Kaslarının mikroskop altındaki görüntüsü uzmanları bile şoke etti! Onun gibi bir kişi daha yok: 92 yaşındaki rekortmen

Kaslarının mikroskop altındaki görüntüsü uzmanları bile şoke etti! Onun gibi bir kişi daha yok: 92 yaşındaki rekortmen

İtalya'da yaşayan Emma Maria Mazzenga, pek çok yaşıtının hayal bile edemeyeceği işler başarıyor. Dört ayrı yaş kategorisinde kısa mesafelerde dünya rekorları bulunan bir sprinter olan Mazzenga, hâlâ koşuyor hâlâ rekor kırıyor. Mazzenga'nın bu başarıları araştırmacıların da dikkatini çekti. 92 yaşındaki kadının kaslarını inceleyen uzmanlar, hiç beklemedikleri sonuçlarla karşılaştı.

Özgür Özel: Günü gelince bu zulüm düzeni sorgulanacak

Özgür Özel: Günü gelince bu zulüm düzeni sorgulanacak

CHP lideri Özel, Afyonkarahisar Ceza İnfaz Kurumu'nda İBB soruşturması kapsamında tutuklu bulunan İpek Elif Atayman'ı ziyaret etti. Özel, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, "Afyon'dayız. Dün akşam hep birlikte 14 kilometrelik Kurtuluş Yolu’nda Zafer Yürüyüşü’nü gerçekleştirdik. Ve bugün sabah, güneşin ilk saatleriyle birlikte Kocatepe'den ayrıldık. Tabii bugün 26 Ağustos. Hem Büyük Taarruz’un yıl dönümü, hem Malazgirt Meydan Muharebesi’nin yıl dönümü. Malazgirt Meydan Muharebesi’nin 954'üncü yılındayız. Anadolu’yu Türklere vatan yapan Alparslan’ın, hem de daha sonra burayı düşman işgalinden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurlarında bir kez daha saygıyla eğiliyoruz" dedi. Özel, şöyle konuştu: İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında biliyorsunuz bir zulüm sürüyor. O zulmün ayaklarından bir tanesi de Afyon, konuyla hiç alakası olmadığı halde. Afyon Cezaevi, cezaevindeki yoğunluk gözetilerek soruşturmayı yürüten savcı tarafından, bu cezaevlerini çok iyi bildiğini söyleyen ve bu bilgisini şöyle kullanan, 'Ben Türkiye’deki tüm cezaevlerini çok iyi bilirim' diyen, geçmişte cezaevlerinde görev yapmış bir kişi tarafından… Nerede yoğunluk varsa oraya yolluyor arkadaşları. O yüzden de İpek Elif Atayman buraya geldiğinde biliyorsunuz, bir hafta süreyle yerde yattı. Cezaevi yönetiminin bir dahli yok bunda. Onlar ne İpek Elif Atayman’ı bilirler, ne İBB soruşturmasını bilirler. Dolu bir koğuşa, 20 kişilik bir koğuşta 26 kişinin yattığı bir koğuşa İpek Elif Atayman’ı yolladılar. Ve 6-7 gün yerde yatıp, bu kamuoyu tarafından öğrenilip tepkiler yükselince yeni düzenlemelerle şimdi normal bir şekilde yatıyor. Ama biz burada hem İpek Hanım adına hem diğer arkadaşlar adına ne Düzce’deki, ne Kocaeli’deki, ne Buca’daki, ne Afyon’daki cezaevindeki ne yöneticileri ne çalışanları mesul tutmuyoruz, aksine kendilerinden razıyız. "Suçu Ekrem İmamoğlu'na iftira atmamak" Ama savcı en kalabalık yere, çocuklarından uzağa, insanları ailelerinden, annelerinden, babalarından uzağa getirdiğinde… Elif Hanım’ın annesi babası 84-85 yaşında ve 15 günde bir kapalı görüş var, ayda bir kere açık görüş var. Bunlara gitmek için bu kadar yolu gelmeleri lazım. Evladı bu kadar yolu gelmesi lazım. Ve suçu ne biliyor musunuz? Ekrem İmamoğlu’na iftira atmamak. "Atayman, ekmeği elinden kırıp yiyerek 8 saatlik yolculukla buraya geliyor" Savcı diyor ki: 'Sen İBB’de, Medya A.Ş.’de görev yapmışsın. Gel, İmamoğlu’na şu suçlamayı yap.' O da diyor ki: 'Olmayan bir şeyi nasıl yapayım? Ben onurla, gururla çalışmışım. Şimdi nasıl iftira edeyim? Yarın öbür gün ben bu iftiranın altından nasıl kalkarım?' Öyle mi? Sana 'İyi yolculuklar' diyorlar. Geçiyorlar odalarına ve cezaevine döndüğünde bir bakıyor: doktor kontrolü var, sevk var. Sonra küçücük kafes gibi bir yerde, dışarıdan şifreyle açılan bir aracın içinde, kafes gibi bir yerde 8,5 saat. Elinde kelepçe. Nereye kaçacak aracın içinden? Üstüne kapı kapalı olduğu halde. Araca bindirilirken halini görüp de 'Ya kaç saat yol gidecek bu kadın, ne yiyecek?' deyip infaz koruma memurlarının verdiği bir ekmek. O ekmeği elinden kırıp yiyerek 8 saatlik yolculukla buraya geliyor. Suçu: İmamoğlu’na iftira atmamak. Cezası: Çocuğundan, annesinden, babasından ayrı Anadolu’nun bir yerinde, bir cezaevinde bu cezayı çekecek. Hep haber yolluyorlar: 'Yılarsa, gelirse, İmamoğlu’na iftira atarsa serbest kalabilir.' Elif Hanım da çok onurlu bir duruş gösteriyor. Diğer cezaevlerine serpiştirilen bütün kadın mahkûmlar da onurlu bir duruş gösteriyorlar. İftira atmıyorlar. İtiraf edecekleri bir suçları yok ve iddianameyi bekliyorlar. Biz de bekliyoruz. "Günü gelince bu zulüm düzeni sorgulanacak" Bana cezaevinde soruyorlar arkadaşlarımız: 'İşte yöneticilerin bir şikayetleri var mı?' Bizim yönetimden, mönetimden değil ama bu zulüm düzeninden şikayetimiz var. Günü gelince bu zulüm düzeni sorgulanacak. Ve size söyleyeyim, daha önce bunları söyledim. Silivri Cezaevi’nin önünde dedim ki: 'Bu hâkim Özese yargılanacak çünkü suçlu' ve günü geldi, yargılandı, cezaevinde yatıyor. Şimdi söylüyorum: Bu zulmü yapanlar yargılanacaklar çünkü suç işliyorlar. Yine bundan ama bir yıl sonra, iki yıl sonra, üç yıl sonra… İnsanları aileleri üzerinden terbiye etme ve iftira atmaya zorlayan bu rejim yargılanacak. Bunu yapanlar, yaptıranlar yargılanacak. Biz de bunu hep birlikte göreceğiz. "Bu zulme itiraz eden herkesi mitingimize davet ediyoruz" Ben Afyonlu hemşehrilerime misafirperverlikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Şimdi yarın 50'nci mitingimizi yapacağız. Bu kez 50'nci miting, hafta içi çarşamba akşamları mitingler kapsamında İstanbul’da ve Beyoğlu Belediyesi’nin önünde, Türkiye’nin ilk belediyesinin önünde yapılacak. Osmanlı döneminde İstanbul’un ilk belediyesinin önünde yapılacak. Yarın akşam ellinci mitingde hem İstanbulluları hem bu zulme itiraz eden herkesi, bütün demokratları mutlaka ve mutlaka mitingimize davet ediyoruz. Tabii 50'nci miting son miting değil. Sonuç alana kadar devam edeceğiz. Yapılanlar miting değil; özgürlük ve adalet talebiyle birer eylemdir. Bu eyleme yüreğinde bu olan bitene itiraz oluşan herkesi davet ediyoruz. Özel, Afyonkarahisar'da yapılması planlanan mitinge ilişkin gazetecilerin sorularını, "Ekim ayının ortalarında yapacağız. Kesin tarih belli olunca il başkanımız basın açıklamasıyla ilan edecek" diye yanıtladı. Özel, İpek Elif Atayman'ın koğuş koşullarının sorulması üzerine ise "Altı yedi gün ilk geldiğinde yerde yatmıştı. Sonra bu toplum tarafından büyük bir tepkiyle karşılanınca düzenleme yapıldı. Şimdi 20 kişilik yerde 20 kişi yatıyorlar. Herkesin ranzası var. Ama daha önce, o İstanbul’daki savcının buraya dolu bir koğuşa yollamasıyla ilk 6-7 gün yerde yatmıştı" yanıtını verdi. Independent Türkçe ÖZGÜR ÖZEL CHP "İnsanları aileleri üzerinden terbiye etme ve iftira atmaya zorlayan bu rejim yargılanacak. Bunu yapanlar, yaptıranlar yargılanacak. Biz de bunu hep birlikte göreceğiz" Salı, Ağustos 26, 2025 - 13:15 Main image: <p>Fotoğraf: X</p> Haber Type: news SEO Title: Özgür Özel: Günü gelince bu zulüm düzeni sorgulanacak copyright Independentturkish:

DMM'den kamuda lüks araç kullanımı arttı iddiasına yalanlama

DMM'den kamuda lüks araç kullanımı arttı iddiasına yalanlama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "kamuda lüks araç kullanımı arttı" iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. DMM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımında, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın verilerine göre, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kullanımında toplam 119 bin 752 adet taşıt bulunduğu belirtildi. Bu taşıtların büyük çoğunluğunun kamu hizmetlerinin etkin ve kesintisiz biçimde yürütülmesine tahsis edilmiş hizmet araçları olduğu vurgulanan paylaşımda, şunlar kaydedildi: "Bu çerçevede taşıtların 74 bin 759'u (yüzde 62,42) savunma ve güvenlik hizmetlerinde, 10 bin 225'i (yüzde 8,53) vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinde, 7 bin 186'sı (yüzde 6) tarım ve ormancılık faaliyetlerinde, 7 bin 519'u (yüzde 5,97) eğitim hizmetlerinde, 4 bin 882'si (yüzde 4,07) adalet hizmetlerinde ve 15 bin 181'i (yüzde 12,67) ise diğer kamu hizmetlerinde kullanılmaktadır. Makam aracı olarak kullanılabilen taşıt sayısı ise toplam kamu taşıt sayısının yüzde 1,67'sini oluşturmakta olup, bu araçlar vali, kaymakam, genel müdür ve dengi/üstü yöneticilere tahsis edilmiştir. Bu çerçevede 'Türkiye'de 130 bin makam aracı bulunduğu' yönündeki iddialar, mevcut verilerle çelişmekte ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon niteliği taşımaktadır. Nitekim Türkiye'nin toplam kamu taşıt varlığı, iddia edilen makam aracı rakamının dahi altında kalmaktadır." "DİKKATE ALINMAMALI" Paylaşımda, kamuoyunun, resmi kurumların şeffaf biçimde paylaştığı verilere itibar etmesinin, gerçeği yansıtmayan, manipülasyon amacı taşıyan iddiaları dikkate almamasının büyük önem arz ettiğinin altı çizildi.

Dehşete düşüren sokak röportajı! Pompalıyla havaya ateş açtı, etraftakiler hiçbir şey olmamış gibi izledi: "Herkesin canını alacağım"

Dehşete düşüren sokak röportajı! Pompalıyla havaya ateş açtı, etraftakiler hiçbir şey olmamış gibi izledi: "Herkesin canını alacağım"

Türkiye'de son zamanların en tartışmalı konularından biri suça bulaşan çocuklar! Yaşları 12 ila 17 arasında değişen birçok çocuk suça bulaşırken, bu durum tepkilerin de odağında yer alıyor. Konuyla ilgili olarak tartışmalar sürerken, sosyal medyada bir sokak röportajı gündem oldu. Bir çocuk röportaj sırasında etrafa pompalı tüfekle ateş etti. Bununla da yetinmeyen çocuk, "Herkesin canını alacağım" diyerek tehditler savurdu. İşte o anlar...