Bakırhan’dan Fidan’ın ‘Suriye’den sonra sıra orada’ açıklamasına tepki: Irak ne Libya’ya ne Suriye’ye benzer

Bakırhan’dan Fidan’ın ‘Suriye’den sonra sıra orada’ açıklamasına tepki: Irak ne Libya’ya ne Suriye’ye benzer

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, “Suriye ayağı bittikten sonra Irak ayağı var” diyerek PKK’nın Irak’taki varlığının yeni bir başlık olarak gündeme geleceğini ifade eden Dışişleri Bakanı Fidan'a tepki gösterdi. Bakırhan, “Uyarıyoruz: Irak ne Libya’ya ne Suriye’ye benzer. Irak’taki hareketlenme, Suriye’den İran’a, Yemen’den Lübnan’a kadar geniş bir coğrafyayı etkiler. Türkiye, etnik ve inançsal fay hatlarını tetikleyen senaryolardan uzak durmalı.” dedi.

İçişleri Bakanı Çiftçi: Süreci sabote etmeye kalkışanlara ve milletin kardeşliğini hedef alanlara da müsaade etmeyeceğiz

İçişleri Bakanı Çiftçi: Süreci sabote etmeye kalkışanlara ve milletin kardeşliğini hedef alanlara da müsaade etmeyeceğiz

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 81 il valisinin katılımıyla düzenlenen "Valiler Buluşması" etkinliğinin açılışında yaptığı konuşmada, TBMM'deki yemin töreninde yaşanan kavgaya tepki gösterdi. Çiftçi, "Özellikle ana muhalefet partisi milletvekillerinin yemin töreninde yaşattığı üzücü hadiseler, milli irademizin tecelligahı olan Gazi Meclis’imizin mehabetine yakışmamıştır. Milletvekillerimiz yapılanı tasvip etmediklerini daha sonra ifade etmişlerdir" dedi. Edinilen bilgiye göre, programda bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşma yapacak. İçişleri Bakanı Çiftçi ve beraberindeki 81 il valisi, akşam saatlerinde TBMM'de Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşecek. Programın yarınki oturumunda da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın konuşma yapacak. Öte yandan, Bakan Çiftçi ile 81 il valisi, öğle saatlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek. "Bu bir bayrak yarışıdır, emek veren her isim milletin duasında yerini alır" Bakan Mustafa Çiftçi, Valiler Buluşması'nın açılış konuşmasında, "Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın ve kıymetli bakanlarımızın teşrifleriyle merkez-taşra koordinasyonunu daha da güçlendirecek, milletimize hizmet yolunda önemli istişareler yapacağız" dedi. Çiftçi, geçen hafta İçişleri Bakanlığı görevini Ali Yerlikaya'dan devraldığını belirterek, önceki dönemde yapılan hizmetler için teşekkür etti. Görevi "bir bayrak yarışı" olarak nitelendiren Çiftçi, "Bu bir bayrak yarışıdır; emek veren her isim milletin duasında yerini alır. AK Parti iktidarları boyunca 23 yıldır her bakanımız bu teşkilata alın teriyle, gayretiyle, cesaretiyle hizmet etti; bayrağı her seferinde daha ileriye taşıdı. Biz de devraldığımız bu emaneti, Allah’ın izniyle daha ileriye taşımanın gayreti içerisinde olacağız. Bu ağır sorumluluğu bana tevdi eden muhterem Cumhurbaşkanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyor, Rabb'im bizleri mahcup etmesin, diyorum" şeklinde konuştu. "Huzur ve güven iklimi sahada alınan tedbirler kadar; toplumsal sükûnet ve ortak akılla güçlenir" Bakan Çiftçi, TBMM'deki yemin töreni sırasında yaşanan kavgaya tepki gösterdi. Çiftçi, şu ifadeleri kullandı: Burada bir hususu da üzüntüyle dikkatlerinize getirmek isterim… Türkiye, hepimizin ortak vatanı, yuvası ve gözbebeğidir. Her birimiz, inanıyorum ki, bu vatana aşkla bağlıyız. Bunun için her birimizin sorumluluk duygusuyla hareket etmesi gerekiyor. Çünkü ülkedeki huzur ve güven iklimi sahada alınan tedbirler kadar; toplumsal sükûnet ve ortak akılla güçlenir. Özellikle ana muhalefet partisi milletvekillerinin yemin töreninde yaşattığı üzücü hadiseler, milli irademizin tecelligahı olan Gazi Meclis’imizin mehabetine yakışmamıştır. Milletvekillerimiz yapılanı tasvip etmediklerini daha sonra ifade etmişlerdir. Bu süreçte kurumlarımızın saygınlığına özen gösteren sorumlu bir dil, kamu düzenini büyüten olgun bir tavır, milletimizin kardeşliğini pekiştiren sağduyulu bir duruş bizim ölçümüz ve prensibimiz olacaktır. Milletimizin bizden beklentileri doğrultusunda, 86 milyonun her bir ferdine hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Çiftçi, 30 yıldır İçişleri Bakanlığı camiasının bir parçası olduğunu dile getirerek, bakanlık teşkilatını "büyük bir aile" olarak nitelendirdi. Çiftçi, bu yapının fedakârlık, disiplin ve adanmışlık anlayışıyla görev yaptığını ifade ederek, Mülki idareden merkez teşkilatındaki sivil personele kadar herkesin milletin huzuru ve devletin bekası için emek verdiğini vurguladı. Sahadaki en görünür teminatın güvenlik birimleri olduğunu kaydeden Çiftçi, polis, jandarma ve sahil güvenlik unsurlarının tam koordinasyon içinde, gece gündüz görev başında olduğunu bildirdi. Çiftçi, güvenlik güçlerinin fedakârlıkları sayesinde suç örgütleri, çeteler, terör örgütleri ile uyuşturucu ve insan tacirlerine karşı önemli başarılar elde edildiğini dile getirdi. Konuşmasında şehitleri de anan Çiftçi, şehitlere rahmet, gazilere sağlık ve afiyet dileyerek güvenlik güçlerine teşekkür etti. "Süreci sabote etmeye kalkışanlara ve milletin kardeşliğini hedef alanlara da müsaade etmeyeceğiz" Bakan Çiftçi, "Terörsüz Türkiye" sürecine dair de şunları söyledi: Şimdi, 40 yılda elde ettiğimiz başarıları taçlandıracağımız bir sürecin içindeyiz. 'Terörsüz Türkiye' süreciyle inşallah ülkemizi ayağındaki prangalardan ebediyen kurtarmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü desteğiyle, bugünlere gelen süreçte önemli bir aşamadayız. İçişleri Bakanlığı olarak yürütülen çalışmaların hedefine ulaşması için, diğer kurumlarımızla yakın koordinasyon içinde hareket edecek, üzerimize düşenleri yapacak, hukuk devletinin gereğini her şartta uygulayacağız. Süreci sabote etmeye kalkışanlara ve milletin kardeşliğini hedef alanlara da müsaade etmeyeceğiz. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucu, asayiş suçları, organize suç örgütleri, kumar ve yasa dışı bahisle mücadelede kararlılık mesajı verirken, düzensiz göç konusunda da insan onurunu esas alan sürdürülebilir bir politika izlediklerini, 1 milyon 366 bin 215 Suriyelinin gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş yaptığını belirtti. Çiftçi, AFAD koordinasyonunda dirençli şehirler ve bilinçli toplum hedefiyle afet yönetiminde hem müdahale kapasitesini artıracaklarını hem de risk azaltma odaklı güçlü bir sistemi büyüteceklerini söyledi. ANKA MUSTAFA ÇİFTÇİ İÇİŞLERİ BAKANI İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Vilayetler Evi'nde 81 ilin valisiyle bir araya geldi, Çiftçi devam eden süreçle ilgili de açıklamalar yaptı Salı, Şubat 17, 2026 - 13:45 Main image: <p>Fotoğraf: ANKA</p> Haber Type: news SEO Title: İçişleri Bakanı Çiftçi: Süreci sabote etmeye kalkışanlara ve milletin kardeşliğini hedef alanlara da müsaade etmeyeceğiz copyright Independentturkish:

İstanbul'da otoparkta 30 milyon dolarlık soygunda yeni detaylar: Sitemize kurye dahi giremezdi

İstanbul'da otoparkta 30 milyon dolarlık soygunda yeni detaylar: Sitemize kurye dahi giremezdi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki 2 araçtan yüklü miktarda para çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alınan 11 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, daha sonra Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi. Öte yandan soruşturmaya ilişkin yeni detaylara ulaşıldı. Şüphelilerin olaydan yaklaşık 4 dört gün önce lüks bir otomobille siteye 2 defa giriş yaparak keşif yaptıkları, daha sonra bir site sakininin binaya giriş yapmasıyla açılan bariyerden hızlıca otomobille içeriye girerek hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri belirlendi. Şüphelilerin kullandıkları araçların plakasının sahte olduğu tespit edildi. Otoparktaki 30 milyon dolarlık hırsızlıkta şok ifade: 'Paralar 3 aydır araçtaydı, bana hiç lazım olmadı' EVİNDE 1 MİLYON 670 BİN DOLAR ÇIKAN ŞÜPHELİNİN KENDİ OTURDUĞU SİTENİN KAMERA KAYITLARINI SİLDİĞİ İDDİASI Ekipler, olayla bağlantısı olduğunu değerlendirilen şüpheli K.K.'nın gözaltına alınmasının ardından yaşadığı sitenin de güvenlik kamera kayıtlarını inceledi. Şüpheliye ait giriş-çıkış görüntülerinin silindiği anlaşıldı. Aralarında site yöneticileri ve güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 5 şüphelinin bu kayıtları sildiği iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi. Evinde yapılan aramalarda 1 milyon 670 bin 500 dolar çıkan şüpheli K.K, emniyetteki ifadesinde, tekstil işi yaptığını, paraların bir kısmının ticaretten, bir kısmını da ev satışıyla eşinin altınlarını bozdurması sonucu elde ettiğini beyan etti. Gözaltındaki şüphelilerden R.S. (34) ise "Çuval paylaştıklarını gördüm, ama para olduğunu bilmiyordum. Ben para almadım." şeklinde ifade verdi. Şüphelilerin tamamı emniyetteki ifadelerinde suçlamaları reddetti. BİLAL DURMAZ'IN "MAĞDUR" SIFATIYLA ALINAN İFADESİ Mağdur Bilal Durmaz ise çalınan parasının kaynağına ilişkin Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince olay günü alınan ifadesinde, "Ailem hakkında devam eden soruşturma (kara para aklama) dosyası kapsamında bankaların uyum mevzuatı kapsamında yürüttüğü çalışma sebebi ile hesap açılışlarında ve mevcut hesaplarda yapılan işlemlere getirdikleri kısıtlama sebebi ile yeni hesap açılışı, nakit para çekimi, eft-havale işlemleri yapamadığım için bankalarla hiçbir şekilde çalışmam mümkün olmamıştır." ifadelerini kullandı. Durmaz, "2025 yılı kasım ayında Büyükçekmece'de yaklaşık değeri 1,5 milyon dolar olan evimin satışından elde ettiğim para da bu miktarın içerisindedir. Ayrıca bir firmayla 2025 yılının 3. ayından itibaren yaptığımız parite işlemlerinden elde edilen 21,5 milyon avro karşılığı dolar da hırsızlığa konu paranın içerisindeydi. Bahse konu 21,5 milyon avro karşılığı 25,5 milyon dolar para aynı firmaya aittir. Bahse konu firma ithalat ve ihracat işlemleri yapmaktadır." şeklinde beyanda bulundu. Tutarlar toplandığında 30 milyon dolar elde edildiğini kaydeden Durmaz, "Mestur Döviz ünvanlı firmamda parayı tutamamamın sebebi kısa süre önce dükkanımı taşımam ve yeni dükkanımda tadilat işlemleri olmasıydı. İnşaat işleri olduğu için güvenli bulmadım, evde tutamamamın sebebi de taşınma sürecinde olmamdır. Sitemize kurye dahi giremezdi bu nedenle araçlarımın bulunduğu yeri çok güvenli buldum." diyerek ifade verdi. NE OLMUŞTU? İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, sitenin otoparkında park halindeki 2 araçtan yüklü miktarda para çalındığı ihbarı üzerine çalışma başlatmıştı. "Mağdur" sıfatıyla ifadesine başvurulan Bilal Durmaz, Tahtakale'deki döviz bürosunu kapattığı için 30 milyon dolarını üç aydır, yaşadığı sitenin otoparkındaki 2 araçta muhafaza ettiğini beyan etmişti. Otoparkın güvenlik kamerası görüntülerinde, otomobille gelen şüphelilerin park halindeki araçtan kendi araçlarına paketler taşıdıkları belirlenmişti. Çevredeki güvenlik kamerası görüntülerinden zanlıların geliş ve gidiş güzergahını inceleyen ekipler, hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri ve olayla bağlantılı oldukları değerlendirilen bazı şüphelileri tespit etmişti. Polisin İstanbul, Antalya ve Kocaeli'de yaptığı eş zamanlı operasyonlarda 7 zanlı yakalanmıştı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 milyon 670 bin 500 dolar, 13 bin 200 lira, 860 uyuşturucu hap, 2 ruhsatsız tabanca ve 1 kuru sıkı tabanca ele geçirilmişti. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, 4 şüpheliyi daha gözaltına almış, böylece gözaltı sayısı 11'e yükselmişti. Şüphelilerden K.K'nin Kocaeli'nde yakalandığı, E.K'nin ise eşi K.K'ye yardım ettiği iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenilmişti. Ekiplerce R.S'nin Antalya'da yakalandığı öğrenilirken, şüphelilerden Ş.K. ile 17 yaşındaki E.K'nin ise daha önce olay yerine gelerek keşifte bulundukları anlaşılmıştı. Ayrıca şüphelilerden E.Ç. ile O.D'nin, K.K'nin yaşadığı sitede güvenlik görevlisi oldukları, şüpheliler M.G, R.K. ve B.B'nin de aynı sitenin yöneticileri oldukları bilgisine ulaşılmıştı. Öte yandan, emniyette yapılan sorgulamalarda daha önce çeşitli suçlardan R.S'nin 4, Ş.K'nin 3, 17 yaşındaki E.K'nin 14, Ö.F.S'nin 4, M.G'nin 7, B.B'nin ise 2 kaydı olduğu belirlenmişti. POLİS, MAĞDURA BU KADAR PARAYI NEDEN ARABADA TUTTUĞUNU SORDU Polis merkezinde "mağdur" olarak ifade veren Bilal Durmaz'a, 30 milyon dolar gibi bir parayı neden güvenli sayılamayacak bir yerde muhafaza ettiği ve bankaya yatırmadığı sorulmuştu. Durmaz, "Yaptığım iş gereği parayı bankaya yatırıp geri çekmek benim için zahmetli oluyor, ondan dolayı parayı araçta taşıyordum. Bu paralar bana 3 aydır hiç lazım olmadığından olduğu yerde duruyordu. Benim şirketimin 2025 yılında sermayesi 40 milyon liradır. Ciroyu avukatım dosyaya sunacaktır." diye cevap vermişti. Mağdur Bilal Durmaz, iki avukatı eşliğinde verdiği ifadesinde ayrıca, Tahtakale Mahallesi Tahtakale Ticaret Merkezi'nde bulunan Mestur döviz bürosuna eski adresi olan Laleli'den yaklaşık 3 ay önce taşındığını söylemişti. Mestur Döviz Altın Sınırlı Yetkili Müessese Anonim Şirketi ünvanıyla faaliyet gösterdiğini ve şirketin tek sahibi olduğunu belirten Durmaz, "Ben döviz bürosunun ne kadar ciro yaptığını net hatırlamıyorum. Yaklaşık 3 yıldır aynı işi yapmaktayım. Yeni adrese taşınmam ile döviz bürosunda bulunan 30 milyon ABD doları nakit parayı ikamete getirdim (dolarların tamamı 100 USD banknot şeklindeydi). Son 3 aydır parayı nakit olarak 34 EOS 86 plakalı Ford Ranger ve 34 BJK 747 plakalı Audi A6 marka araçlarda bulundururum, paralar yarı yarıya şeklinde bulunuyordu." demişti. MAĞDURUN BABASI "KARA PARA AKLAMA" İDDİASIYLA TUTUKLANMIŞ Mağdur Bilal Durmaz'ın, "kara para aklama" faaliyetlerinde bulunduğu iddiasıyla tutuklanan Taç Döviz isimli firmanın sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu ortaya çıkmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Laleli'deki bu firma ve yetkililerine yönelik "terörizmin finansmanının önlenmesi", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "tefecilik", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'un 28. maddesine muhalefet" suçlarından soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında, MASAK ve BDDK raporları ile gizli tanık ifadeleri, hesap hareketleri, kamera kayıtları ve diğer delillere göre 60 şüphelinin başta Libya olmak üzere bazı ülkelerle yapılan para alışverişlerini çeşitli ödeme sistemleri aracılığıyla şirketleri üzerinden tekellerine aldığı tespit edilmişti. Yasa dışı yollarla temin ettikleri yabancı banka kartlarını pos cihazlarında hayali işlemler karşılığında kullanan şüphelilerin, 47 milyar liradan fazla işlem hacmi neticesinde alınan komisyonlardan toplam 1 milyar 300 milyon liradan fazla suç geliri elde ettikleri belirlenmiş, söz konusu paraların şirketlere aktarılması noktasında fatura düzenleme, yasal defterlere kayıt gibi yollarla ticari bir faaliyet kapsamında elde edildiği izlenimi verilmeye çalışıldığı ve suç gelirlerinin çeşitli yöntemlerle aklandığı belirlenmişti. Soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen 60 şüphelinin yakalanmasına yönelik 14 Ekim 2025'te operasyon düzenlenmiş, 48 şüpheli gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 17 Ekim'de İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerden 33'ü tutuklanmış, 15'i hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. Savcılığın talebi doğrultusunda sulh ceza hakimliği, 255 taşınmaz, 60 araç, 24 şirket ortaklık payı ve şüphelilerin banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulması kararı da vermişti. "İMAMOĞLU ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTÜ" İDDİANAMESİNE DE GİRDİ "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede de Taç Döviz (Durmaz Gold) isimli firma sahibi şüphelilerin 2018 yılından itibaren uluslararası para transfer sistemleri aracılığıyla "kara para aklama" faaliyetlerinde bulunduğu ve birçok farklı suç grubunun paralarını emanetçi olarak sakladığının tespit edildiği belirtilmişti. İddianamede, operasyonda, firmanın faaliyet gösterdiği iş hanının eksi birinci katında bulunan, herhangi bir tabelası olmayan firmayla bağlantılı dükkanda yapılan arama neticesinde, kasalarda toplam 46 milyon 24 bin 895 lira, 47 milyon 814 bin 700 dolar, 52 milyon 118 bin 30 avro, 40 külçe altın ve 150 kilogram gümüş ele geçirildiği anımsatılmıştı. Ele geçirilenlerin, şirketin beyanlı ticari kayıtlarıyla hiçbir şekilde örtüşmediği kaydedilen iddianamede, ayrıca MASAK kayıtlarında Taç Döviz'in son üç yılda bildirdiği toplam işlem hacminin tespit edilen nakit varlıkların yüzde 5'ine dahi ulaşmadığı kaydedilmişti. İddianamede, Taç Döviz yetkilisi Mehmet Ş.D'nin beyanında, paraların "müşteri emaneti" olduğunu, şirketin "değerli maden saklama hizmeti" verdiğini söylese de ne bu emanetlerin kimlere ait olduğuna ilişkin tutanak, ne altınların mülkiyetini belgeleyen fatura veya dekont sunmadığı bildirilmişti. İddianamede, bu kapsamda Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün para transferlerinde kullandığı şüpheliler ile Taç Döviz yetkilileri arasında irtibat araştırması yapıldığı ifade edilerek şu tespitlere yer verilmişti: "Taç Döviz'in örgütün emanetçisi olduğu, örgütün CHP Kurultay sürecinde de söz konusu döviz bürosundan temin ettiği paraları dağıttığı anlaşılmıştır. Soruşturma kapsamında ele geçirilen ve şirket yetkililerince sahiplenilmeyen paraların Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan çıkar amaçlı suç örgütüne ait olduğu anlaşılmıştır. Örgütün suç gelirleriyle elde ettiği gayrimenkulleri örgüt yöneticileri Murat Gülibrahimoğlu ve Adem Soytekin'in şirketlerinde bulundururken, bir kısım suç gelirlerini de ihtiyaç halinde hızlı kullanabilmek amacıyla emanetçi olarak adlandırılan döviz bürosunda bulundurduğu tespit edilmiştir. Soruşturma dosyasının bütününden görüleceği ve özellikle örgüt üyesi Necati Özkan'ın telefonundan çıkan Aralık 2024 tarihli olduğu değerlendirilen bilgi notunda, örgütün Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılacak operasyona hazırlık yaptıkları tespit edilmiştir. Bu kapsamda örgüt uygulamış olduğu gizlilik kurallarını genişletmiş, emanetçi olarak kullandığı döviz büroları ile irtibat kurmamış nakit ihtiyaçlarını motorlu kuryeler aracılığıyla sağlamıştır."