Yurttaşların hem geçmişi hem de geleceği çalınıyor: Köprü ve otoyollar neden elden çıkarılmak isteniyor?

Yurttaşların hem geçmişi hem de geleceği çalınıyor: Köprü ve otoyollar neden elden çıkarılmak isteniyor?

Özelleştirme gelirlerini katlamak isteyen iktidar, Boğaz köprülerine ve otoyollara göz dikti. Geçtiğimiz yıldan bu yana gündeme gelen özelleştirme adımı için somut adımlar atmaya başlayacağı anlaşılan AKP-MHP iktidarı, satış hazırlıklarını araştırmak için verilen Meclis önergesi teklifini reddetti. Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün yanı sıra en az dokuz ücretli otoyolun özelleştirileceği haberleri üzerine yapılan açıklamalarda "dezenformasyon" savunusu yapıldı. İletişim Başkanlığı'na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "İddialara konu işlem bir satış değil, finansal ve teknik danışmanlık hizmeti alımı sürecidir. Orta Vadeli Plan’da yer alan özelleştirme gelir hedefi de köprü ve otoyolların mülkiyet devrini değil, işletme hakkı devirlerinden sağlanacak gelirleri kapsamaktadır" dedi. CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu'nun soru önergesine 12 Şubat'ta yanıt veren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise "2026 Orta Vadeli Program'daki özelleştirme geliri hedefinin köprü ve otoyol projeleriyle bağlantılı olmadığını" savundu. Ardından "rutin uygulama" denildi. En sonunda AKP'liler, "Bizim inandığımız ekonomik sistem neyse, vatanın ve milletin faydasına ne görüyorsak onu size rağmen uygulamaya devam edeceğiz" sözleriyle asıl niyetlerini itiraf etti. Köprü ve otoyolların özelleştirilmesi yalnızca kamusal alanların peşkeş çekilmesi anlamına gelmiyor. Özellikle Boğaz köprüleri sadece ulaşımın ötesinde bir anlam taşıyor. Olağanüstü durumlarda, afet hallerinde kritik rol oynuyor. Üstelik söz konusu yerler stratejik açıdan da çok önemli. Boğaziçi (15 Temmuz Şehitler) Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden 1. sınıf araçlar 59 lira, 2. sınıf araçlar 75 lira, 3. sınıf araçlar 168 lira, 4. sınıf araçlar 333 lira, 5. sınıf araçlar 440 lira, 6. sınıf araçlar 25 lira ücretle tek yön olarak geçiş sağlayabiliyor. Ulaştırma Bakanlığı'nın Temmuz'da açıkladığı verilere göre, özelleştirilmesi planlanan iki köprüden her gün yaklaşık 430 bin araç geçiyor. Her iki köprüyü de şu anda Karayolları Genel Müdürlüğü işletiyor. Köprülerin özelleştirilmesi ilk kez ne zaman gündeme gelmişti? Köprü ve otoyolların özelleştirilmesi ihtimalini soL yazarı, iktisatçı Prof. Dr. Oğuz Oyan'la konuştuk. Köprü özelleştirmesi konusunun Türkiye gündemine ilk kez 1983 seçimleri öncesinde henüz sadece 1973 yılında yapılmış birinci Boğaz Köprüsü varken girdiğini hatırlatan Oyan, o dönem yapılan tartışmayı ve bunun sebebini aktardı: "Seçim öncesinde iki parti lideri arasında yapılan televizyon tartışmasında ANAP başkanı Turgut Özal 'Köprüyü satarım' derken, Halkçı Parti başkanı Necdet Calp 'Köprüyü sattırmam' diyerek masaya yumruğunu vurmuştu! Aslında o dönem köprülerin mülkiyet veya işletme haklarının devri değil, köprü gelirleri artışına endekslenmiş 'Gelir Ortaklığı Senedi' çıkarmak yani bir nevi teminatlı borçlanmak söz konusuydu. Bugün Türkiye Varlık Fonu buna benzer borçlanmalarla Hazine’nin teminatsız borçlanabilme kapasitesini aşındırmaktadır." 'Yeni bir yağma planlanıyor' Oğuz Oyan köprü ve otoyolların özelleştirilmesi konusunun, AKP öncesinde vergi gelirleriyle yapılmış ve kamunun işlettiği tesislerin uzun dönemli işletme haklarının ve gelirlerinin yabancı veya yerli özel şirketlere devrini öngördüğünü belirtti. "Buna daha önce de girişilmiş, ihaleyi Koç Holding 5 milyar dolara almış, ancak Erdoğan tarafından bu tutar yetersiz görülerek (hatta 'en az 7 milyar dolar olmalıydı' gibi bir gerekçeye dayanılarak) iptal edilmişti" diyerek 2012 yılındaki adımı anımsattı. Oyan şöyle devam etti: "Daha sonra bu ulaştırma yatırımları çoğalmış ve araç sayısı ikiye katlanmıştır. Dolayısıyla iktidarın o gerekçesi esas alınırsa bugün sözü edilen rakamların çok daha yüksek düzeylere gelmiş olması gerekirdi. Ancak tam bir peşkeş mantığının geçerli olacağı anlaşılıyor. 2026 için öngörülen özelleştirme gelirlerinin 185 milyar TL düzeyinde olduğu ve 2026 ortalama döviz kurunun 46,6 TL olduğu dikkate alınırsa, 4 milyar dolarlık bir toplam özelleştirme geliri nin beklendiği görülür. Bunun ne kadarının köprü-otoyollardan, ne kadarının sürmekte olan emlak satışlarından geleceği de ayrı bir konu. Demek ki yeni bir yağma planlanıyor." Özelleştirilmesi planlanan yerler arasındaki İzmir-Çeşme Otoyolu özellikle yazın bölgedeki yurttaşların sayfiye yerlerine gitmek için sık sık geçtiği bir yol. Neden bugün gündeme geldi? Oyan, iktidarın iki nedenle bugün bu konuyu yeniden gündeme getirdiğini söyledi. Bunlardan ilki, finansman sıkışıklığı ve önümüzdeki yıl uygulayacağı seçim ekonomisine daha fazla kaynak yaratmak isteği. Oyan bu nedenle bugün kasaya girecek üç-beş milyar doların tercih edildiğine dikkat çekti: İktidar bu tesislerin uzun vadeli gelirlerini bugünkü değerlerle iskonto etmek istiyor. Bugün kasaya girecek üç-beş milyar doları, uzun vadede bunun beş-on katı gelire tercih ediyor. Parti çıkarını kamu çıkarına yeğliyor. Bir diğer sebepse, büyük özelleştirilecek varlıkların tükendiği bir dönemde, siyaset ve şirketler alanına yeni rant kaynakları aktarılmak istenmesi. Çünkü Oyan'a göre "kendi siyasi varlığını ancak böyle yollarla besleyerek iktidarda tutabiliyorlar." Halka ikinci kez ödetilmek isteniyor: 'Satış hiçbir gerekçeyle haklı gösterilemez, tesisler şirketlere peşkeş çekilemez' Oğuz Oyan, kamuya net gelir katkısı çok yüksek olan, kendini uzun süredir amorti etmiş ve halkın parasıyla yapılmış olan bu ulaştırma altyapısının özelleştirilmesinin hiçbir gerekçeyle haklı gösterilemeyeceğini de vurguladı. Ve ekledi: Halkın ortak mülkiyetini oluşturan kamu varlıkları özel şirketlere peşkeş çekilemez. Halkın vergileriyle inşa edilmiş ulaştırma yatırımları bir kez daha halka ödetilemez. Aslında olması gereken, kamunun işlettiği bu tesislerin kullanımının tıpkı bölünmüş yollar gibi artık tamamen ücretsiz hale getirilmesiyken, bu özelleştirmelerle geçiş ücretlerinin 7-8 kat artırılması gündeme gelebilecektir. Buna izin verilemez. Halkın olan halka satılamaz! Aslında Kamu-Özel İşbirliği modeliyle yapılan tüm ulaştırma ve sağlık yatırımlarının da tümüyle devletleştirilmesi ve halka bedelsiz hizmet sunması sağlanmak zorundadır. Özelleştirme bilançosu: 100 milyar doları aştı Oyan Özelleştirme İdaresi tarafından yapılan özelleştirmelerin yıllar içindeki bedeline de dikkat çekti. "Buna Ulaştırma Bakanlığı ve TMSF tarafından 2009 öncesinde yapılan 12 milyar dolarlık özelleştirme geliri de eklenirse, 85,5 milyar dolarlık bir özelleştirme yapılmıştır. Kuşkusuz on yıllar itibariyle doların enflasyonla aşınması dikkate alınsaydı, 100 milyar doları aşkın bir özelleştirme bilançosu çıkarılabilirdi" dedi. Oğuz Oyan şöyle devam etti: 2019-2024 döneminde özelleştirmeler çok yavaşlamıştı. Altı yılda toplam 1 milyar 358 milyon dolarlık özelleştirme yapılmıştı. Ancak 2025 yılında 1 milyar 919 milyon dolarlık özelleştirme yapılmış olup 2026 için de 4 milyar dolarlık yüksek bir özelleştirme geliri öngörülüyor. AKP'de 'işletmeyi devrediyoruz' savunusu: 'Bu adım daha kötü' Oyan AKP'lilerin "Mülkiyeti değil işletmesini devrediyoruz" savunusunu da değerlendirdi. "Bu daha kötü" diyen Oyan daha önceki satışlarla halkın geçmiş birikimlerine el konulmuş olduğunu şimdi ise hem geçmiş hem de gelecek birikimlerinin gasp edileceğinin altını çizdi. Özelleştirme adımları gerçekleşirse kaynağını sağladığımız kamu tesisleri elimizden çıkacak. Üstelik on yıllarca sürecek ilave bedelleri de ödemek zorunda kalacağız.

Türkiye’den Dakka’da Önemli Adım:  Sağlık Merkezi Açıldı! Bilal Erdoğan’dan Dikkat Çeken Mesaj

Türkiye’den Dakka’da Önemli Adım: Sağlık Merkezi Açıldı! Bilal Erdoğan’dan Dikkat Çeken Mesaj

TİKA tarafından yenilenen Dakka Üniversitesi Sağlık Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Dakka Üniversitesi Sağlık Merkezi’nin açılışında konuşan Necmeddin Bilal Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözünü hatırlatarak daha adil bir Birleşmiş Milletler düzeni çağrısını yineledi. Erdoğan, Türkiye’nin küresel ölçekte daha adil bir sistem savunduğunu vurguladı.

Bolu'nun incisi beyaz gelinliğini giydi! Görüntüler doğa severleri mest etti

Bolu'nun incisi beyaz gelinliğini giydi! Görüntüler doğa severleri mest etti

Gece saatlerinde etkisini artıran kar yağışı sabah saatlerine kadar aralıklarla devam ederken, her yıl binlerce ziyaretçi ağırlayan Gölcük Tabiat Parkı'nda kartpostallık kış manzaraları oluştu. Özellikle çam ormanlarının karla kaplanmasıyla ortaya çıkan görüntüler doğaseverleri mest etti. 14 yaşındaki Berk'ten alkışlanacak hareket! 'Gözyaşlarımı tutamadım' Kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplanan ormanlık alanlar havadan görüntülenirken, Gölcük Tabiat Parkı çevresi görsel şölen sundu. Bölgede oluşan manzara, ziyaretçiler ve fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekti. Uzmanlar Sentinel-2 uydu görüntülerini inceledi! Dikkat çeken değişim: Umut verici

SGK’dan "elden maaş" yaptırımı: Hile yapan işverene 5 yıllık geriye dönük ceza faturası

SGK’dan "elden maaş" yaptırımı: Hile yapan işverene 5 yıllık geriye dönük ceza faturası

Maaşını bankadan asgari ücret üzerinden alıp kalanını elden alan milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren bir dönem başlıyor. SGK, "Meslek Kodu" ve çapraz denetim sistemleriyle maaş hilelerini mercek altına aldı. Usulsüzlük tespit edilen iş yerlerine geriye dönük 5 yıllık prim borcu, ağır idari para cezaları ve teşvik iptali gibi sert yaptırımlar uygulanacak.