Telefonunuzda yüklüyse hemen silin: Milyonlarca kez indirilen 2 Android uygulamasında casus yazılım tespit edildi

Telefonunuzda yüklüyse hemen silin: Milyonlarca kez indirilen 2 Android uygulamasında casus yazılım tespit edildi

Milyonlarca Android kullanıcısının telefonunda yüklü olan ve masum görünen 2 popüler uygulama, kişisel verileri çalan tehlikeli bir casus yazılım içeriyor. Güvenlik uzmanları, şifrelerden mesajlara, fotoğraf ve hesap numaralarına kadar her türlü bilgiyi ele geçirebilen bu uygulamalara karşı kullanıcıları acil olarak uyardı.

Fatih'teki kuyu cinayetinde yeni detaylar: Kan sıçrayan duvarları boyadı

Fatih'teki kuyu cinayetinde yeni detaylar: Kan sıçrayan duvarları boyadı

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Yavuz Sultan Mahallesi Cibali Caddesi'nde inşaat malzemelerinin satıldığı iş yerindeki kuyuda Sedat Dereli'nin (43) cesedinin bulunmasına ilişkin çalışma yaptı. Maktulün yeğeninin, 24 Ağustos'ta emniyete giderek, araba almak için evden çıkan Dereli'den 18 Ağustos'tan beri haber alamadıkları yönünde kayıp başvurusunda bulunduğu anlaşıldı. Dereli'nin ağabeyinin de kardeşinin A.C.K. (43) isimli kişiyle yakın arkadaş olduğunu ve aralarında bir altın alışverişi yapıldığını, kardeşinin en son bu kişiyle görüşmeye gittiğini söylediği öğrenildi. Bunun üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, A.C.K'yi gözaltına aldı. Şüphelinin çelişkili ifadeler vermesi üzerine ekipler, A.C.K'nin çalıştığı ve babasına ait iş yerinin bulunduğu sokakta incelemeler yaparak, görgü tanıklarının beyanına başvurdu. Bilgisi alınan çaycı da boş bardakların kapalı kepenklerin arkasından kendisine uzatıldığını, iş yerinin ışıklarının da geç saatlere kadar açık kaldığını ifade etti. Bunun üzerine iş yerine giren polis, içeride 10 metre derinliğindeki bir kuyuda Dereli'nin cesedini buldu. Kötü koku ihbarı korkunç gerçeği ortaya çıkardı Ekipler, A.C.K'nin babası ve iş yerinin sahibi Ş.K'yi (65) de gözaltına aldı. Emniyete getirilen Ş.K'nin, olayla hiçbir alakasının ve bilgisinin bulunmadığını, o tarihlerde tatilde olduğunu söylediği belirtildi. KAN SIÇRAYAN DUVARLARI BOYAMIŞ Tekrar ifadesi alınan A.C.K'nin, iş yerinde oturdukları sırada çantada ruhsatsız silah olduğunu, silahın kazayla patladığını, ölen Dereli'nin cesedini yarım saat başında ağlayarak bekledikten sonra kuyuya attığını, ertesi gün tekrar iş yerine giderek kan sıçrayan koltuğu çöpe attığını ve duvarları boyadığını söylediği öğrenildi. Şüphelinin olayda kullandığı silah da ele geçirildi. Asayiş Şube Müdürlüğü'nde işlemleri tamamlanan A.C.K. ve babası Ş.K. adliyeye sevk edildi.

Şule Yüksel Şenler'in vefatının üzerinden 6 yıl geçti.

Şule Yüksel Şenler'in vefatının üzerinden 6 yıl geçti.

Kaleme aldığı "Huzur Sokağı" romanı ve bu eserden uyarlanan "Birleşen Yollar" filmiyle hafızalarda derin bir yer edinen Şule Yüksel Şenler'in vefatının üzerinden 6 yıl geçti. Aslen Kıbrıslı olan gazeteci, yazar Şenler, Ümran Hanım ve Tahsin Bey'in çocuğu olarak 29 Mayıs 1938'de Kayseri'de dünyaya geldi.Usta edebiyatçı, ailesinin İstanbul'a göç etmesinin ardından ortaokulu yarıda bırakarak bir terzinin yanında çalışmaya başladı. Burada edindiği dikiş ve tasarım bilgisi, Şenler'in ileriki yıllarda kendi adıyla anılacak olan başörtüsü ve pardösü modellerini çizmesine, genç kızların moda anlayışını şekillendirmesine vesile oldu.Yazı hayatına tutkusu erken yaşlarda ortaya çıkan Şenler'in henüz 14 yaşındayken kaleme aldığı hikayeleri Yelpaze dergisinde yayımlandı. Yazılarında "Şule Yüksel" imzasını kullanmaya başlayan yazar, 21 yaşında Mehmet Şevket Eygi'nin çıkardığı Yeni İstiklal gazetesinin gençlik köşesinde yazmaya başlayarak profesyonel gazeteciliğe adım attı, daha sonra Kadın gazetesinde "Duyuşlar-Görüşler" başlıklı bir köşe hazırladı. Resim, müzik, ney ve kanun eğitimleri de alan Şenler için 1965 yılı bir dönüm noktası oldu. O yıl Batılı yaşam tarzını bırakarak tesettüre girmesi, hem kendi hayatında hem de toplumda geniş yankı uyandırdı.Şule Yüksel Şenler, fikirlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Anadolu'yu karış karış gezerek verdiği konferanslarla on binlerce insana hitap etti. Özellikle 1960 ve 1970'li yıllarda büyük ilgi gören bu konferanslar, Şenler'i başörtüsü mücadelesinin ve dindar kadınların kamusal alandaki sesinin en güçlü temsilcilerinden biri haline getirdi. Kendine özgü, modern ve estetik başörtüsü bağlama stili, onu örnek alan genç kızlar arasında da hızla yayıldı. Şenler'in artan etkisi, dönemin siyasi atmosferinde tepkilere de neden oldu. Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın 1971'de, "Sokaktaki örtülü kadın ve kızların öncüleri cezalarını çekecek." sözleriyle işaret ettiği Şenler, Sunay'a hitaben bir mektup yayımlayarak, cumhurbaşkanının Allah'tan ve milletten özür dilemesi gerektiğini savundu.Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla tutuklanarak Bursa Cezaevi'ne giren Şenler, yaklaşık iki ay sonra Sunay'ın özür talebi ve af kararını reddederek 8 aylık hapis cezasının tamamını çekti. Usta kalem, cezaevinden çıktıktan sonra da mücadelesine ve yazı hayatına Hür Söz, Babıali'de Sabah ve Milli Gazete gibi yayınlarda devam etti. Bu süreçte kaleme aldığı ve en bilinen eseri olan "Huzur Sokağı" romanı, toplumda büyük bir ilgiyle karşılandı. Roman, Yücel Çakmaklı yönetmenliğinde, Türkan Şoray ve İzzet Günay'ın başrollerini paylaştığı "Birleşen Yollar" adıyla sinemaya aktarılarak klasikleşti.Eser, 2012'de aynı isimle televizyon dizisi olarak yeniden izleyiciyle buluştu. Başarılı yazar, kariyeri boyunca "Gençliğin Izdırabı", "Hidayet", "Bize Ne Oldu", "İslam'da ve Günümüzde Kadın" gibi pek çok esere daha imza attı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Emine Erdoğan'ın evliliğine vesile olmasıyla da bilinen Şenler'in hayatı, gazeteci Demet Tezcan tarafından "Bir Çığır Öyküsü" adıyla kitaplaştırıldı.Tedavi gördüğü hastanede 28 Ağustos 2019'da, 81 yaşında vefat eden usta yazar, Eyüp Sultan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Mihrişah Valide Sultan Haziresi'ne defnedildi.Şule Yüksel Şenler'in adı ve mücadelesi, bugün İstanbul'un Pendik, Balıkesir'in Karesi ve Batman'da bulunan Şule Yüksel Şenler Kız İmam Hatip Liseleri'nde, İstanbul Esenler'deki Hanımlar Konağı'nda ve Muş'taki Bilgi Evi'nde yaşatılmaya devam ediyor. Eyüpsultan'daki Şule Yüksel Şenler Vakfı, öncü yazarın her türlü ayrımcılığa karşı çıkan, insan onurunu ve özgürlüklerini gözeten hakkaniyetli ve vakur duruşunu gelecek nesillere aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.Vakıf ayrıca her yıl Rami Kütüphanesi'nde düzenlediği "Şule Yüksel Şenler Kitap ve Kültür Günleri"nde kültür ve yazı dünyasının önemli isimlerini okurlarla bir araya getiriyor.