ABD ve İran, Cenevre'de yeniden masaya oturdu. Temsilcilerin dolaylı müzakereleri ABD'nin İran'a saldırı tehditleri gölgesinde başladı.
Kocaeli'nin Gebze ilçesi merkezli 17 ilde, internet siteleri ve sosyal medya platformları üzerinden verdikleri sahte ilanlarla vatandaşları 1 milyon liranın üzerinde dolandırdığı iddia edilen suç örgütüne yönelik operasyonda 29 şüpheli yakalandı. Mağdurlar arasında yer alan engelli bir vatandaşın, "4 tekerlekli elektrikli motosiklet" vaadiyle dolandırıldığı bilgisine ulaşıldı.
Erdal Öz’ün anısını yaşatmak için her yıl bir şair ya da yazara verilen edebiyat ödülleri bu yıl yenileniyor. Erdal Öz Edebiyat Ödülü'ne bu sene “Erdal Öz İlk Öykü Kitabı Ödülü” ve “Erdal Öz Roman Ödülü” kategorileri eklendi. Başvurular bugün başladı 30 Nisan’da sona erecek.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı.
SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, "Planladığımız finansal okuryazarlık eğitimleri, öğrencilerimizi sanal bahis, kumar ve hızlı kazanç vaadiyle ortaya çıkan finansal risklere karşı bilinçli ve dirençli hale getirmeyi de amaçlamaktadır." dedi.
Adana’da yaya geçidinden geçmeye çalışan Hilal Öztürk’e ve bebek arabasındaki 1,5 yaşındaki oğlu Mahmut Fatih Öztürk’e motosiklet çarptı. Minik Mahmut, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kazanın ardından kaçan sürücünün yakalanması için çalışma başlatıldı.
İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında boksör Adem Kılıçcı gözaltına alındı.
Ramazan ayında bu sene, dünya genelindeki Müslümanlar günde yaklaşık 12 ila 15 saat oruç tutacak. Kuzey yarım kürede günler uzadıkça oruç süreleri artarken güney yarım kürede ise kademeli olarak kısalacak.
Yoğurt kan şekeri üzerinde olumlu etkilere sahip bir gıda. Uzman görüşüne göre düzenli yoğurt tüketimi diyabet üzerinde kalıcı olumlu etkiler bırakabilir. Yoğurdun B vitaminleri ve magnezyum, fosfor ve potasyum gibi mineraller açısından zengin olması Tip 2 diyabete iyi gelmesini sağlıyor. İşte araştırma ve sonuçları...
Eşini aldattığını anlatan bir kadının, boşanma halinde eşinin sattığı araba ve ev üzerindeki haklarını sorması sosyal medyada sert tepkilere neden oldu. Gönderinin altına "Arsız insandan korkarım", "Kanım dondu" şeklinde yorumlar yapıldı.
Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde 4 gün önce nişanlanan Kübra Keleş, başından vurulmuş halde ölü bulundu.
Türk televizyon tarihinin unutulmaz yapımı "Aşk-ı Memnu"da Adnan Ziyagil karakteriyle devleşen Selçuk Yöntem, dijital platformda izleyiciyle buluşan yeni "Bihter" filmi hakkındaki sessizliğini bozdu. Katıldığı programda samimi bir açıklama yapan usta sanatçı, "Dürüst olmakta yarar var, ben beğenmedim" diyerek tartışmalara son noktayı koydu.
Nijerya'da, hayvandan insana geçen Lassa ateşi hastalığı nedeniyle 5 haftada 31 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Bir dönemin en çok tartışılan davalarından biriydi. 24 Ekim 2025'teki son duruşmada “aktif husumet yokluğu” ve davanın “konusuz kaldığı” gerekçesiyle reddine karar verildi. CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultayı’ndan söz ediyoruz. Son günlerde, özellikle Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı koltuğuna oturmasının ardından söz konusu dava yeniden gündeme geldi. AKP’nin öne çıkan kalemlerinden biri haline gelen TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, “İstinaf, Kılıçdaroğlu’nun listesini istedi. CHP'ye çağrı heyeti atanabilir ” dedi, Kılıçdaroğlu’nun bayramdan sonra mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçeceğini öne sürdü. Haliyle bu haber tekrar gündeme oturdu. Ve tam da bu sırada ilginç bir gelişme daha yaşandı. Malum, yandaş medyanın CHP’ye kayyım atanması için ısrarla üzerinde durduğu başlık, kurultay öncesi delegelere para verildiği iddiasıydı. İddianın merkezinde, İstanbul Laleli’deki bir döviz bürosundan tam 50 milyon dolar para çekildiği, bu paranın da kurultay sürecinde delegelerin oyunun belirlenmesi için kullanıldığı vardı. Doğrudan hedef ise İBB operasyonları dolayımıyla İmamoğlu’ydu. Yani İmamoğlu, İBB üzerinden oluşturduğu havuzla, CHP’nin başına Özel’i getirmişti, AKP’nin iddiası bu. 24 Ekim’de mahkemenin aldığı kararla bu iddialar kısmen boşa düşmüş, ancak meselenin esasına ilişkin bir karar verilmemişti. 30 milyon dolar da İmamoğlu'na bağlandı Şimdi gelelim yukarıda söz ettiğimiz ilginç gelişmeye. İstanbul Bakırköy’deki özel güvenlikli bir sitede, 11 Şubat’ta bir hırsızlık olayı yaşandı. Kapalıçarşı’da döviz bürosu işleten Bilal Durmaz, işyerinden aldığı 30 milyon doları yaşadığı sitenin otoparkında bulunan 2 araçta, çuvallar içinde tutuyordu, tam üç aydır. 11 Şubat günü dört kişi otomobille siteye giriyor, aracın camlarını kırıyor ve 30 milyon doları alıp kayıplara karışıyordu. Bu olayın CHP’ye kayyım atanması süreciyle ne ilgisi var? Soruya yanıt için Sabah gazetesinde yer alan iki içeriğe göz atalım. Gazetede bugün yer alan “ İBB'ye uzanan organize soygunda cevaplanmayan sorular! 30 milyon dolarla ne planlanıyordu!? ” başlıklı haberde “İstanbul'da lüks site otoparkında gerçekleşen 30 milyon dolarlık soygun olayında şok detaylar ortaya çıktı. Site otoparkındaki iki aracın bagajından 30 milyon dolar çalan şebekenin özel olarak oluşturulduğu tespit edildi. Soyguncuların başındaki Kemal Kırmızıdemir'in kendi yaşadığı siteye giriş-çıkış görüntülerini sildirdiği ortaya çıktı ” ifadelerine yer verildi. Yani 30 milyon dolarlık hırsızlıkla İBB arasında doğrudan bir bağ kuruldu. Mahmut Övür ise konuya ilişkin köşe yazısında, “ O günlerde yazıldı, büyük ihtimalle Taç Döviz iddianamesinde de yer alacak; Atilla Durmaz ile İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın ve ‘para kasası’ Adem Soytekin arasında yoğun bir telefon trafiği tespit edilmişti. Şu işe bakın; bugün kamuoyunu meşgul eden ve araba bagajlarında saklanan 30 milyon doların sahibi de o operasyonla tutuklanan Taç Döviz'in sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu Bilal Durmaz... Tesadüf olmadığı çok açık. Bu 30 milyon doların da İBB eksenli ‘sistem’le ilişkili olduğu yazıldı ” dedi. AKP’nin bu yazılarla ve hedef göstermelerle niyetinin ne olduğu açık. Belli ki hem TGRT hem de Sabah gazetesi, CHP’ye yönelik “mutlak butlan” sopasını yeniden ısıtmak için talimat almış durumda. Ancak ortada bazı sorunlar var. Onları sıralayalım. Hani görüntüler ya da nerede MASAK raporları? Bölgedeki tüm kamera kayıtlarının incelendiği, tüm telefon kayıtlarının takibe alındığı duyurulmuştu. Delegeler üzerinden tek tek hesap hareketleri incelemesi yapıldığı da biliniyor. Ancak buralardan AKP’nin iddialarını kanıtlayan bir veriye şu ana kadar rastlanmadı. Rastlanmış olsa gece gündüz bu haberlerin gazeteleri ve televizyonları kaplayacağı açık. Üstelik daha önce basında da yer aldığı üzere, MASAK incelemesi sonrası iddiaları teyitleyen bir bulguya rastlanmadı: “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2025 tarih ve 2024/5366 Soruşturma sayılı yazı ve ekinde yer alan tanık ve şüpheli ifadelerinde yer verilen iddialara yönelik olarak; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2025 tarih ve 2024/5366 Soruşturma sayılı yazı ve ekinde belirtilen 55 kişi ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2025 tarih ve 2024/5366 Soruşturma sayılı yazı ve ekinde bildirilen 10 gerçek ve 4 tüzel kişi aralarında gerçekleşen para transferleri kontrol edilmiş ancak herhangi bir para transferi kaydına rastlanılmamıştır.” AKP içindeki kafa karışıklığı Önceki mutlak butlan davası sürecinde alınan kararın gerekçelerini soL’da ayrıntılı işlemiştik. AKP’nin CHP’yi çözüm sürecinin içinde tutma isteği, sistemin CHP’ye duyduğu ihtiyaç, AKP içindeki kafa karışıklığı ve halk tepkisinden duyulan endişeden söz etmiştik. Burada yeniden ısıtılan mutlak butlan davası sürecinde öne çıkan madde AKP içindeki krizle ilgili gibi görünüyor. AKP içindeki bazı aktörlerin CHP’ye kayyım atanmasından yana olduğu, o dönemde de bunun için çok fazla hamle yaptığını aktarmıştık. Şimdi bu aktörler, Akın Gürlek adımı sonrası bu başlığın tekrardan raftan inmesini bekliyor. Bunun görünür nedeni son dönemde Gürlek’in yemin töreninde Meclis’te yaşananlar. Ancak altını çizdiğimiz üzere, bu AKP içindeki kanatlardan yalnızca birinin isteği. Şimdi “iki şahin bakan geldi ve bu iş bitecek” diye hareket ettikleri, Sabah ve TGRT’deki haberlerden de anlaşılıyor. Ancak daha önce vurgulamıştık, bu o kadar da kolay değil. Üstelik AKP’de Erdoğan’ın da ikna olduğu yol bu gibi görünmüyor, şimdilik. soL Haber, görünenin ardındaki gerçeğe odaklanıyor. soL'un bu haberlerine güç vermek için sen abone olup dayanışmayı büyütebilirsin. ABONE OL Özel’in adaylığı ve Erdoğan AKP’nin CHP’ye yönelik öncelikli stratejisi bir süredir Özel’in öne çıkıp aday olduğu senaryo. Bu anlamıyla AKP açısından Özel’i kayyımla görevden almak şu an öncelikli bir gündem değil. Üstelik bu adım atıldığında bunun yaratacağı komplikasyonlarla mücadele edebilecek güçte bir iktidar olduğu da şüpheli. Bunun yanı sıra AKP’nin uzun süredir öne çıkan planının Özel’in Cumhurbaşkanı adayı olarak Erdoğan’ın karşısına çıkması olduğu da sır değil. Erdoğan seçime Özel’i karşısına alarak girmek istiyor. Son dönemde Mesut Özarslan üzerinden Mansur Yavaş’a doğru ilerleyen hamle ve uzatılan sopa da bu baş başa kalma isteğiyle yakından ilgili. CHP’de de şu anda öne çıkan seçeneğin Özel’in adaylığı olduğu ortada. Peki, ana senaryo buysa iktidar gazeteleri neden mutlak butlan geliyor haberleriyle doldu? Bunun öne çıkan nedenlerinden biri, AKP içindeki kafa karışıklığının yanı sıra, bu sopayı her zaman CHP yönetiminin tepesinde sallama isteği. Bunun hem yıpratıcı hem de paralize edici bir yanı olduğunu gören iktidarın, bu sopadan bütünüyle vazgeçmek istemediği anlaşılıyor. Bu tablo bize ne anlatıyor? CHP’nin, tüm düzen partileri gibi kurultay süreçlerinde akçeli işlere sahne olması şaşırtıcı değil. Bu sadece İmamoğlu-Özel tarafı için değil, Kılıçdaroğlu tarafı için de geçerli. İki tarafın da delegelere kimi vaatlerde bulunduğu biliniyor, bu da sır değil. Tüm CHP yöneticilerinin bildiği bir gerçek. İşin bu kısmı, düzen siyasetinin bütününde yaşanan çürümeyle ilgili. Diğer yanı ise çok daha tehlikeli. Mutlak butlan gelecek mi, pazarlıklar ne durumda, kim aday olacak, kim hangi sopayla nasıl hareket ediyor, kimin elinde hangi kozlar var? Tartışmalar dönüp dolaşıp buraya sıkıştığında derin bir yoksulluk ve saldırı altında olan halk, giderek edilgen hale geliyor, siyaset alanını yukarıda anlatılan öykü domine ediyor. Bu tabloda ihtiyaç duyulan şey, dünkü TKP’nin açıklamasına da atıfla , bu siyaset biçimiyle yolları ayırmaktan, halkın özne olmasından geçiyor, başka bir şeyden değil.