Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile iftar sohbeti

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile iftar sohbeti

Ramazan boyunca her gün iftar saatinde canlı yayınlanacak olan programa, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Camii avlusu ev sahipliği yapıyor. Serdar Er’in sunduğu yayının bugünkü konuğu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz olacak. Programda, ramazanın manevi ve toplumsal yönünün yanı sıra “Külliye’de Ramazan” etkinlikleri konuşulacak. Yılmaz, Ankaralıları bu etkinliklere davet edecek.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Camii avlusunda kurulan cam stüdyodan gerçekleştirilen “Bir Ramazan Akşamı” yayınlarında, ramazanın ruhunu ve İslam’ın faziletlerini yansıtan sohbetlere yer verilecek. Programa ramazan süresince kültür-sanat dünyasından ünlü isimler, akademisyenler, STK temsilcileri ve Türkiye’de ikamet eden mühtediler katılacak. Geçmişin ramazan hatıralarını bugüne taşıyacak programda, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ramazan boyunca her gün düzenlenecek “Külliye’de Ramazan Etkinlikleri” de yer alacak.“Bir Ramazan Akşamı”, bugün saat 18.00’de canlı yayınla Kanal D’de olacak.

MSB’den Suriye’de entegrasyon sürecinde üniter yapı vurgusu: ‘Başka bir ihtimal söz konusu olmaz’

MSB’den Suriye’de entegrasyon sürecinde üniter yapı vurgusu: ‘Başka bir ihtimal söz konusu olmaz’

AYDIN HASAN / Ankara - MSB, gündemdeki konularla ilgili sorular üzerine şu açıklamalarda bulundu: SURİYE’DE SON DURUM: Suriye hükümeti ve SDG arasındaki entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyor, sahadaki gelişmeleri yakından takip ederek ülkemizin menfaatleri doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimalin söz konusu olmadığını hatırlatıyoruz. YUNANİSTAN-CHEVRON ANLAŞMASI: Yunanistan’ın, Girit’in güneyindeki hidrokarbon sahalarında tek taraflı olarak uluslararası şirketler ile yürüttüğü faaliyetler doğrudan ülkemizin deniz yetki alanlarını etkilememekle birlikte uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir. Libya ile ülkemiz arasındaki Deniz Yetki Alanlarına İlişkin Mutabakat Muhtırasına ve Libya’nın BM’ye bildirdiği deniz yetki alanları hilafına yürütülmeye çalışılan bu hukuksuz faaliyetin karşısındayız. Yunanistan’ın bu tek taraflı ve hukuksuz faaliyetlerine karşı Libya makamlarının girişimlerde bulunması için gerekli desteği sağlamaya devam ediyoruz. Eurofighter Typhoon eğitimi başlıyor MSB Sözcüsü, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık bilgilendirme toplantısını Muhabere Elektronik Bilgi SistemlerOkulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda düzenledi. Aktürk, “Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında uçucu ve yer sınıfı personelin ilk eğitimlerine yönelik olarak Birleşik Krallık Coningsby Hava Üs Komutanlığına 24-27 Şubat tarihleri arasında çalışma ziyareti icra edilecektir” bilgisini paylaştı. Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin de“Hafta içerisinde 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş; böylece, 1 Ocak’tan bugüne teslim olan terörist sayısı 35’e ulaşmıştır” dedi. ‘Bir kadının zarafetiyle yükselen çelik kanatlar’ MSB, Türk savaş uçaklarının Karadeniz’deki eğitim faaliyetinden görüntü paylaştı. Paylaşımda, “Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ait çeşitli üslerden havalanan muharip ve destek uçaklarımızla eğitim uçuşu başarıyla icra edildi. Karadeniz’in hırçın suları üzerinde, bir kadının zarafetiyle yükselen çelik kanatlar... Gökyüzü hiç bu kadar asil olmamıştı” ifadeleri kullanıldı.

Uyuşturucu soruşturmasında 5 ünlüye tutuklama

Uyuşturucu soruşturmasında 5 ünlüye tutuklama

FERİT ZENGİN / Haber Merkezi - Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Kaan Tangöze, Kemal Doğulu, Murat Dalkılıç ve İsmail Hacıoğlu serbest bırakıldı. Mahkemeye sevk edilen diğer şüphelilerden 5’i tutuklanırken, 12’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şarkıcı Edis Görgülü hakkında ise yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi.

Türk Kızılay’dan Gazze’ye 21’inci iyilik gemisi

Türk Kızılay’dan Gazze’ye 21’inci iyilik gemisi

21’inci kez yola çıkan gemiyle 175 bin gıda kolisi başta olmak üzere giyim, hijyen, barınma, su ve temel yaşam malzemeleri bölgeye ulaştırılacak. 7 Ekim 2023’ten bu yana İyilik Gemileri aracılığıyla Gazze’ye 22 bin ton insani yardım malzemesi gönderen Türk Kızılay, bu sevkiyatla bölgeye şimdiye kadarki en kapsamlı yardımlarından birini ulaştırmış olacak. Yardımların üç günlük yolculuğun ardından Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşması planlanıyor. Yardım malzemeleri, Mısır Kızılay’ı ile koordinasyon içinde Refah Sınır Kapısı’na sevk edilecek. 3 bin 300 ton yardım Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, uğurlama töreninde yaptığı konuşmada yardımın yalnızca malzemeden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Bugüne kadar gönderdiğimiz en büyük iyilik gemisini Gazze’ye ulaştırıyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Arkamızdaki gemi 3 bin 300 tonluk yardım malzemesi taşıyor. Ama yükümüz sadece gıda kolisi değil; yükümüz şefkat, merhamet ve dua” dedi. Geminin üç günlük yolculuğun ardından Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşmasının planlandığını belirten Yılmaz, yardımların Refah hattı üzerinden bölgeye sevk edileceğini söyledi.Gemiyi uğurlamaya gelen Mersin Valisi Atilla Toros dadevletin tüm kurumlarıyla Filistin halkının yanında olduğunu vurguladı. 11 milyonu aşkın kişiye yemek Türk Kızılay, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürüttüğü çalışmalar kapsamında milyonlarca kişiye sıcak yemek ulaştırdı. Yapılan açıklamaya göre bölgede 11 milyonu aşkın yemek ihtiyacı karşılanırken, 760 bini aşkın gıda paketi dağıtıldı. Ayrıca 84 bini aşkın hijyen seti, 1 milyon 660 bin litre su desteği sağlanırken, acil barınma ihtiyacı için 3 bin 315 çadır gönderildi.

Mesajın şifreleri

Mesajın şifreleri

Evrin Güvendik / ANKARA - TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun önceki günkü son toplantısında ortak raporun oylanarak kabul edildiği dakikalarda, DEM Parti İmralı Heyeti de, 16 Şubat’ta PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yaptıkları görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yaptı. Doğrudan tırnak içinde Öcalan’ın mesajlarını içeren açıklamanın bir diğer dikkat çeken noktası, Öcalan ve DEM Partililerin sık sık “kilit kavram” olarak dillendirdikleri “Demokratik cumhuriyet ile entegrasyon”un detaylandırılmasıydı. ‘Yerel demokrasi’ Demokratik cumhuriyete entegrasyonun cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli olduğunu vurgulayan Öcalan, “Toplumun kültürel unsurları vardır; sağlık kurumları, eğitim ve spor kurumları, hastaneleri, ekonomi kurumları olur. Toplum bunları özgürce inşa edebiliyorsa demokratik bir nitelik kazanır. Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı ve kurumsallaşmasıdır. Yerel demokrasi dediğim şu: Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır. Ayrı devlet, bölge demiyorum. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur” ifadelerini kullandı. Yerinden yönetim Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na göre, devletler idari olarak “merkezi yönetim” ve “yerinden yönetim” olarak iki unsur üzerinde temelleniyor. “Yerel özerklik”in amacı “yerel yönetimleri, kendi temel kurallarını koyma, kendi faaliyetlerini istediği şekilde yürütebilme, merkezi yönetimin yerel işlere karışmasını önleyebilme, kendi yerel kaynaklarını oluşturabilme gibi alanlarda yetkilendirme ve güçlendirme” olarak ifade ediliyor. Türkiye’nin, Şart’ın yedi maddesi ve 10 paragrafına yönelik çekincesi bulunuyor. Dünyadan örnekler ■ Birleşik Krallık-İskoçya: Öcalan’ın üzerinde en çok durduğu model olarak biliniyor. Birleşik Kralığı oluşturan dört ülkeden biri olan İskoçya, 1997 yılındakendi parlamentosunu kurdu. İskoç Parlamentosu bazı alanlarda Birleşik Krallık Parlamentosu’nun onayına ihtiyaç duymadan yasa çıkarma yetkisine sahip. Ancakanayasal konular, savunma, dış politika, para politikası ve uluslararası ilişkiler gibi kritik konular parlamentonun yetkisi dışında bulunuyor. ■ İspanya: Anayasada “İspanyol ulusu birliğinin ayrılmazlığını ve bütün İspanyolların ortak vatanının bölünmezliğini kesinlikle belirtir ve onu oluşturan bölge ve milliyetlerin özerklik haklarını ve aralarında dayanışmayı garanti eder” deniliyor.17 özerk bölge ve iki özerk kent bulunuyor. Yasama ve yürütme yetkisini her özerk topluluk kendi meclisi aracılığıyla kullanıyor. ■ Fransa: Anayasaya göre “Bölgesel diller Fransa’nın ortak mirasına dahil.” Okullarda Fransızca dışında altı bölgesel dil, eğitim dili olarak kabul ediliyor. ■ Belçika: Flamanlar, Fransızca konuşan Valonlar ve Almanca konuşanlar olmak üzere üç topluluktan oluşuyor. Belçika’da yerel yönetimler ve topluluklar, eğitim, sağlık, yerel güvenlik ve çevre konularında yetki sahibi. 34 ülke çekince koydu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nıtoplamda 47 ülke imzaladı. Türkiye dahil34 ülke çeşitli madde ve paragraflara çekince koydu. Bu ülkeler arasında Almanya,Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa, Hollanda,İsveç, İtalya, Yunanistan da bulunuyor. Raporda yok Öcalan’ın “demokratik entegrasyon” tanımı, Komisyon’un raporunda yer almıyor. Raporda, “demokratik bütünleşme” ve “toplumsal bütünleşme” ifadeleri kullanılıyor. “Toplumsal bütünleşme” başlığı altında “örgüt mensuplarının silahları bırakarak toplumsal düzene adaptasyonu” ve “bu sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesi için adalet ve eşitlik duygusunun toplumun tüm kesimlerinde kökleşmesine” dair tedbir ve düzenlemelerden bahsediliyor. Yasa çalışması bayram sonrası başlayabilir Sürecin bundan sonraki aşamaları da yavaş yavaş netleşiyor. Edinilen bilgiye göre, ilk safha, silah bırakma sürecinin teyidi olacak. Örgüt üyelerinin durumuyla ilgili yapılacak yasa çalışması, silah bırakma süreciyle eş zamanlı olarak yürütülecek. Müstakil çerçeve yasanın AK Parti’nin teklifi olarak hazırlanması; metin hazırlandıktan sonra Komisyon üyesi tüm partilerin hassasiyetleri, görüş ve önerileri alınarak teklife son halinin verilmesi öngörülüyor. Çerçeve yasada örgüt mensuplarının silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayin edecek düzenlemelerin yanı sıra bu kişilerin topluma entegrasyonlarını sağlayacak maddeler de yer alacak. Sadece PKK’ya yönelik Çerçeve yasanın TCK, CMK, TMK ve infaz yasaları ile Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle desteklenmesi öngörülürken, yasalarda yer aldığı değerlendirilen “antidemokratik” ifade ve pratiklerin de kaldırılması hedefleniyor. Bu kapsamda ifade özgürlüğünün yasal kapsamının genişletilmesi, yerel yönetimleri kayyuma götüren boşlukların düzenlenmesi söz konusu. Düzenleme, sadece “münfesih örgüt” olarak PKK ile ilgili suçlara yönelik olacak. Demokratik reform paketlerinin, izleyen süreçte ayrıca da gündeme geleceği belirtiliyor. Yasa çalışmasının Ramazan Bayramı’nın ardından başlayabileceği değerlendiriliyor. AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara Her yıl en az 140 milyar dolarlık kayıp Komisyon’un raporunda, terör ve çatışma sürecinin ekonomik ve sosyal faturasına da dikkat çekildi. Raporda terör ve çatışma sürecinin maliyetinin sadece güvenlik harcamalarıyla sınırlı görülmemesi, bunun “üretim kaybı, ertelenen yatırımlar, artan risk primi, fırsat maliyeti ve bölgesel kalkınma farklarını derinleştiren dolaylı etkilerle birlikte ele alınması” gerektiği belirtildi. Raporda şunlar kaydedildi: “Sürecin ülkemize yıllık ortalama en az 140 milyar dolar, en çok 240 milyar dolar düzeyinde bir ekonomik değer kaybına sebep olduğu, daha ihtiyatlı bir varsayımla 100 milyar dolar kabul edilse bile her yıl tekrar eden bu yükün kalkınma kapasitesini daralttığı açıktır. Bölgenin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısının yüzde 5’in altında seyrettiği, ihracata katılımın yüzde 1.4 düzeyinde kaldığıtespit edilmektedir.” Öneriler bölümünde de “Toplumun uyum kapasitesinin artırılması açısından ekonomik ve sosyal imkânların geliştirilmesi öncelikler arasında yer almalı” denildi. EVRİN GÜVENDİK Ankara

Çocuğunuz yan odada güvende değil

Çocuğunuz yan odada güvende değil

EVRİN GÜVENDİK / Ankara - Ebeveynlere, “Çocuğunuzu ‘tavşan deliği’ denilen internetin algoritmaları içerisinde kaybetmeyin” diye seslenen Kerimoğlu, “sosyolojide tavşan deliği denilen dijital risk alanı var. Bu, internetin algoritmalarının içerisinde çocuğun kaybolması anlamına geliyor. Burada çocuk, çete mensuplarıyla bir biçimde ilişki haline geçebiliyor. Biz ‘yan odada çocuğumuz güven içerisinde’ diye düşünüyorken o çocuk belki suç ve suçlularla irtibat halinde olabiliyor” ifadelerini kullandı Suç riski artıyor Okulların artık eğitimden çok öğretime dönüştüğünü, rehberliğin zayıfladığını belirten Kerimoğlu, araştırmalara göre, okula ara verilen her bir yılda suç riskinin 2-3 kat arttığını söyledi. Açık liselerin yeniden ele alınması gerektiğini dile getiren Kerimoğlu, “Uyuşturucu madde, alkol kullanmak, evde bir suçlunun olması, cinsel taciz, tecavüz gibi geçmişinin olması çocukların mağdurken mağdur fail haline gelmesinin önünü açıyor” dedi.

İçişleri ve Adalet Bakan yardımcıları değişti

İçişleri ve Adalet Bakan yardımcıları değişti

Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcılıklarına; Abdullah Aydoğdu, Burak Ceyhan, Can Tuncay ve Sedat Ayyıldız atanırken, Hakkari Valisi Ali Çelik, Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı ve Mehmet Cangır İçişleri Bakan Yardımcısı oldu. 5 ile vali atandı Atama kararları ile Afyonkarahisar Valiliği’ne Uşak Valisi Naci Aktaş, Hakkari Valiliği’ne Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü İbrahim Taşyapan, Uşak Valiliği’ne Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Serdar Kartal, Erzurum Valiliği’ne Gümüşhane Valisi Aydın Baruş ve Gümüşhane Valiliği’ne Vali-Mülkiye Başmüfettişi Cevdet Atay atandı. ● ANKARA Milliyet

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Terörsüz Türkiye mesajı: Bu musibetten Türkiye’yi kurtaracağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Terörsüz Türkiye mesajı: Bu musibetten Türkiye’yi kurtaracağız

ASLIHAN ALTAY KARATAŞ / Ankara - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her yıl olduğu gibi Ramazan ayının ilk iftarında şehit aileleri ile bir araya geldi. Çankaya Köşkü’ndeki iftar programına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı. Erdoğan, hitabında özetle şunları söyledi: SÖKÜP ATAMADILAR: Sözlerimin başında tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu kutlu yolda mücadele ederken gazilik mertebesine erişmiş kardeşlerimizi de şükranla yad ediyor, hepsine bereketli ömürler temenni ediyorum. Milletimiz bin yıldır yaşadığı bu toprakları kendisine ebedî vatan kılmak için çok çetin imtihanlardan geçti. Ama ne yaptılarsa bizi bu topraklardan söküp atamadılar. Can verdik. Fakat istiklalimizden taviz vermedik. OYUNLARIN FARKINDAYIZ: Oynanan oyunların da kurulan tuzakların da, tuzak kuranlarla birlikte kuzu postu giydirilmiş sırtlan sürülerinin de gayet farkındayız. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, kendi güvenliği için yalnızca sınırları dâhilinde değil, sınırlarının ötesinde de her türlü adımı atmaktadır. Nerede bir tehdit ve tehlike varsa, kimseden icazet almadan kaynağında etkisiz hâle getiriyoruz. MENZİLE ULAŞTIRACAĞIZ: Bundan 16 ay önce başlattığımız ‘Terörsüz Türkiye’ çalışmalarında kısa sürede kayda değer mesafe alındı. TBMM bünyesinde kurduğumuz komisyonumuz, 5 Ağustos’tan beri yürüttüğü çalışmaları nihayete erdirdi. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden çözülmesi noktasında geçen ay anlaşmaya varıldı. Tam entegrasyona giden süreç başlamış oldu. Büyük bir hassasiyetle ve çok boyutlu olarak yürüttüğümüz bu çalışmaları inşallah kazasız belasız menziline ulaştıracağız. Başta şehit yakınlarımız olmak üzere, 86 milyonun emanetini taşıdığımızın bilinciyle fevkalade dikkatli, tedbirli ve titiz hareket ediyoruz. Yaklaşık yarım asırdır milletimizin yüreğini yakan bu musibetten Türkiye’yi inşallah ebediyen kurtarmakta kararlıyız. Bunu da 23 yıldır olduğu gibi şehitlerimizin uğruna canlarını feda ettikleri emanetlere leke sürdürmeden, o kahramanların aziz ruhlarını incitmeden, şühedanın kemiklerini asla sızlatmadan başarmak niyetindeyiz.

Meclis’te ‘yoklama’ krizi çıktı

Meclis’te ‘yoklama’ krizi çıktı

MEHTAP GÖKDEMİR / Ankara - Elektronik sisteme giremeyen vekillerin pusula göndermesi istendi. Pusula gönderen vekillerin salonda olup olmadığını tek tek kontrol eden Adan, toplantı yeter sayısının olduğunu ifade ederken, vekillere sitem de etti. Pusula göndermesine rağmen Genel Kurul’da bulunmadığı belirlenen vekillerin isimlerini okuyan Adan, daha önce de aynı durumla karşı karşıya kaldığını hatırlatarak, “Bunlar niye kâğıt gönderiyor? Geçen sefer çok ağır ifade kullanmıştım. Burada olmadığı hâlde bunları nasıl gönderebiliyorlar ya? Hayret. Ayıp ya” dedi. Genel Kurul’daki görüşmelerde teklifin ilk 5 maddesi kabul edildi. Bu maddeler ile “av ve doğa koruma memuru” istihdamı öngörüldü.

Gazze için 10 milyar dolar

Gazze için 10 milyar dolar

Ev sahibi ve kurulun başkanı olan Donald Trump, Trump Barış Enstitüsü binasındaki toplantı öncesi üyelerle aile fotoğrafı çektirirken, bir de konuşma yaptı. 8 savaşı bitirdiklerini tekrarlayan Trump, “9’uncusu da yolda diye düşünüyorum” ifadesini kullandı, kurulun “tarihte benzeri görülmemiş bir kuruluş” olduğunu vurguladı. ABD’nin Barış Kurulu’na 10 milyar dolar katkıda bulunacağını söyleyen, yardım çalışmaları için 7 milyar dolar toplandığını ve Birleşmiş Milletler’in de 2 milyar dolarlık bir fon topladığını belirtti. Bununla birlikte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’nin yeniden inşasının, Hamas’ın silahsızlandırılması olmadan gerçekleşemeyeceğini savundu. Netanyahu, bu konuda müttefiki ABD ile anlaştıklarını öne sürdü. Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyeleri, Gazze’deki ateşkes anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi çağrısı yaptı ve işgal altındaki Batı Şeria’da kontrolü genişletmeye yönelik İsrail adımlarını iki devletli çözüm umutları için tehdit olarak eleştirdi. ‘Asker göndermeye hazırız’ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Washington’da bir araya gelen Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısında konuştu. İsrail’in Gazze’deki saldırılarına değinen Fidan, “İki yıl süren büyük acılar sonrasında, ABD Başkanı Trump’ın kişisel çabaları ve ortak çabalarımız sayesinde Gazze’de ateşkes sağlanmıştır. Ancak insani durum hala kırılgan ve ateşkes ihlalleri devam etmektedir” dedi. Fidan, bölgede hızlı, koordineli ve etkili bir müdahalenin şart olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’nin güvenliği, istikrarı ve toparlanması konusunda tam kararlılığını sürdürmektedir. Türkiye, Gazze’ye halihazırda büyük miktarda insani yardım sağlamaktadır. Sağlık ve eğitim sektörlerinin yeniden yapılandırılmasına ve polis gücünün eğitimine de anlamlı katkılar sağlayabiliriz. Ayrıca, Uluslararası İstikrar Gücü’ne asker göndermeye hazırız. Bu barışın temelinin iki devletli çözüm olduğuna inanıyoruz. Bölgedeki tüm halkların yararı ve bu hedefe ulaşmak için çalışalım.” Türkiye’ye teşekkür Öte yandan ABD Başkanı Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, toplantıda barış sürecindeki önemli katkıları dolayısıyla Türkiye’ye teşekkür etti. ‘Nükleer varsa barış olmaz’ ABD Başkanı Donald Trump, konuşmasında İran gerilimine de değindi. İran’ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olamayacağının altını çizen Trump, “Onlar nükleer silaha sahip olamazlar, yoksa Orta Doğu’da barış sağlanamaz” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, “İran’la anlamlı bir anlaşma yapmalıyız, aksi takdirde kötü şeyler olur. Orta Doğu’da bir adım daha ileri atabiliriz ya da atamayabiliriz. Belki de bir anlaşma yapacağız, bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz” diye konuştu. Konuşulan senaryolar BBC, Tahran’la bir anlaşmaya varılamaz ve ABD Başkanı Donald Trump ABD güçlerine saldırı emri verirse, ortaya çıkabilecek senaryolar şöyle sıralamıştı: 1-Sınırlı ve nokta atışı saldırılar, düşük sivil kayıp, demokrasiye geçiş: ABD hava ve deniz kuvvetleri; İran Devrim Muhafızları Ordusu’na, ona bağlı Besic güçleri, balistik füze fırlatma ve depolama alanları ile İran’ın nükleer programını hedef alan sınırlı ve hassas saldırılar düzenler. Zaten zayıflamış olan rejim devrilir ve İran, zamanla gerçek bir demokrasiye geçerek yeniden dünya sistemiyle bütünleşir. 2-Rejim ayakta kalır, ancak politikalarını yumuşatır: İran açısından bu, İslam Cumhuriyeti’nin varlığını sürdürmesi anlamına geliyor. Bu durum birçok İranlıyı tatmin etmese de, rejimin Ortadoğu’daki silahlı milislere desteğini azaltması, nükleer ve balistik füze programlarını sınırlandırması ve protestolara yönelik baskıyı gevşetmesiyle sonuçlanabilir. 3-Rejim çöker, yerini askeri yönetim alır: Birçok gözlemciye göre en olası senaryo askeri bir yönetimin devreye girmesi. ABD saldırılarının ardından oluşabilecek kaos ortamında, ülkenin sert bir askeri yönetim tarafından kontrol edilmesi ihtimal dahilinde görülüyor. 4-İran, ABD güçleri ve komşularına misilleme yapar: İran, ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri ile başa çıkabilecek güçte olmasa da, mağaralarda, yer altı tesislerinde ya da dağlık bölgelerde gizlenmiş balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla karşılık verebilir. Özellikle Bahreyn ve Katar’daki ABD üsleri potansiyel hedefler arasında yer alıyor. 5-Körfez’e deniz mayınları döşenmesi: İran ile Umman arasında yer alan Hürmüz Boğazı, dünyanın en kritik geçiş noktalarından biri. Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si ve petrol ile petrol ürünlerinin yüzde 20–25’i her yıl bu boğazdan geçiyor. İran’ın deniz mayınları döşemesi, dünya ticaretini ve petrol fiyatlarını doğrudan etkileyecektir. 6-İran’ın bir ABD savaş gemisini batırması: “Sürü saldırısı” olarak adlandırılan taktik, İran’ın, çok sayıda patlayıcı yüklü İHA ve hızlı torpido botunu aynı anda kullanarak ABD gemilerini hedef alması şeklinde uygulanabilir. Bir ABD savaş gemisinin batırılması ve mürettebattan hayatta kalanların esir alınması, Washington için büyük bir aşağılanma anlamına gelir. 7-Rejim çöker, ülke kaosa sürüklenir: Bu, Katar ve Suudi Arabistan gibi komşuların en çok endişe ettiği senaryolar arasında. İç savaş ihtimalinin yanı sıra Kürtler, Beluçlar ve diğer azınlıkların, merkezi otoritenin çökmesiyle silahlı çatışmalara sürüklenmesi riski bulunuyor. 93 milyonluk nüfusuyla Orta Doğu’nun en kalabalık ülkelerinden birinin kaosa sürüklenmesi, büyük bir insani ve mülteci krizini tetikleyebilir. Bununla birlikte Wall Street Journal, bu 7 senaryoya, İran’ın üst düzey liderlerinin tamamının öldürülmesi seçeneğini de ekliyor.