İstanbul’da bir kadın yaralandı, biri öldürüldü

İstanbul’da bir kadın yaralandı, biri öldürüldü

Haber Merkezi Erkek şiddeti ve kadın cinayetlerinin ardı arkası kesilmiyor. İstanbul’da dün bir kadın öldürüldü bir kadın da ağır yaralandı. Olaylardan biri Sultangazi’de yaşandı. Çiğdem Kınay, oğlu Azad Kınay tarafından silahla vurularak öldürüldü. Kaçan Azad Kınay’ı yakalamak için çalışma başlatıldı. Başakşehir’de ise kadının yaşadığı siteye kurye kılığında giren boşanma aşamasında olduğu erkek, silahla yaraladı.

Zamanaşımı korkusu!

Zamanaşımı korkusu!

6 Şubat’ta yıkılan binalarla ilgili yürütülen soruşturmalarda ve davalarda kamu görevlilerinin adları, geçen onca zamandan sonra dosyalara daha yeni eklendi. Haklarında soruşturma izni verilenlerin tamamına yakını alt düzey idareciler. Avukatlar ise sürecin yavaş ilerlemesine tepkili: Bu yavaşlıkla zamanaşımı olur.

Sol: Akıl + Vicdan

Sol: Akıl + Vicdan

Vicdansız bir sol olamaz, net. Eşitsizlik, adaletsizlik, yoksulluk ve zulüm karşısında vicdanın sızlamıyorsa, sızlamak da ne, isyan etmiyorsa sol değilsin. Önce vicdan. Akıl da şart tabii. Başarı olacaksa akılla vicdanı harmanladığınızda olacak. Vicdan evrensel zaten. Her yerin aklı da ayaklarını kendi topraklarına basıp dünyanın haline bakacak ve kendi için dersler çıkaracak ki başarı gelsin. Son zamanlarda “ sol ” denildiğinde en fazla dikkat çeken, üzerine konuşulan şeylerin başında ABD ’de, Latin Amerika ’da kazanılan/kaybedilen seçimler, Avrupa ’nın hayal kırıklıkları arasından sivrilen Britanya ’nın Senin Partin hareketi var. Benim de saf, naif bir yanım var. Tanıyanlar hep yüzüme vururlar. İyi şey değil belki ama bazen bir yerde bir büyülü cümle okur, sonra onu her kapıyı açan maymuncuk gibi kullanmaya başlarım. Misal; burada da defalarca yazdığım, Kürt Mantolu Madonna ’daki; “ Vakaları bana olan nispetleri bakımından değil, kendi ehemmiyetleri bakımından kıymetlendiriyordum ” cümlesi. Bolivya ’da 20 yıl lık sol iktidarın ağır bir seçim yenilgisi ile son bulmasının tek nedeni yok, ülke çok ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyordu ve solun iktidar pratiği de masaya yatırılmalı. Ancak, Morales dördüncü kez seçileceğim diye tutturmasa, Bolivya tarihinin en etkili boykotunu örgütleyip 5,3 milyon geçerli oyun olduğu bir seçimde sandığa 1,4 milyon geçersiz oy attırmasa sol adına bu korkunç yenilgi olmayacaktı. Morales , seçimi seçimin “ kendi ehemmiyeti bakımından ” ve Bolivya için önemi açısından değil de koltuk sevdasıyla şahsına olan “ nispetleri bakımından ” değerlendirince, ikinci turda iki sağ adayın yarışacağı hezimet ortaya çıktı. Latin Amerika ’da solun başarılı olduğu nere varsa, Bolivya ’nın geçmiş başarısı dahil, hepsinin arkasında geniş cepheler, ittifaklar, sol ve demokrat güçlerin birliği var. Örgütlenmenin gençlik hareketinden sendikalara, kadın ve LGBTİ+ hareketlerinden çevre hareketlerine kadar geniş bir kesimi kucaklaması ve mahallelerde/en küçük yerel birimde örgütlenmesi var. Ortalama vatandaş için “ sosyalizm ”in küfür olarak algılandığı ABD ’nin en büyük kenti New York ’ta Demokrat Parti ’nin belediye başkanlığı adaylığını tarihte görülmemiş bir oranla kazanan “ sosyalist ” Mamdani ’nin başarısının arkasında yatan da bu: Demokrat Parti ’nin dar elitler ağını parçalayıp kentin her mahallesine ve kimlikler ötesi bir çizgi ile tüm kimliklere ulaşan bir doğal “ cephe/ittifak ”. Kampanya boyunca, 50 bin gönüllünün 1,5 milyon kapıyı tek tek çalıp Mamdani ’ye destek istemesini sağlayan da bu oldu, bir partinin örgütü değil! Başarının bir diğer sırrı; Mamdani ’nin, muhaliflerinin akıl dışı/gerçekleşemez dediği, basit ama herkese dokunan sorunları ve çözümlerini dillendirmesiydi: Ucuz konut/kira, ücretsiz çocuk bakımı, ucuz güvenilir ulaşım, kamucu sağlık ve eğitim, gıda fiyatlarını düşük tutacak belediye marketleri… Britanya ’da J. Corbyn ve Z. Sultana ’nın başını çektiği yeni sol oluşum Senin Partin ’de de aynı dinamiği görüyoruz. Corbyn ’i dışlayarak sol politikalara (ve Filistin’e) sırtını dönen İşçi Partisi son beş yılda 200 bin üye kaybedip 2024 sonunda 333 bin 235 üyeye gerilerken (hala en fazla üyeye sahip parti), Senin Partin ’e imza vererek destek açıklayanların sayısı (gayri resmi üyelik) 22 Ağustos ’ta 800 bin e ulaşmıştı. Bugün vicdan; yerelde yoksulluk, eşitsizlik ve adaletsizlik için sızlarken, evrensel haliyle de zulme karşı çıkacak ve Gazze için sızlayacak. Vicdanın Gazze için isyan etmiyorsa sol değilsin! Mamdani , Filistin diyerek Yahudiler den de en fazla oyu alan aday oldu. Corbyn ve Sultana ’nın gördüğü olağanüstü ilginin arkasında da aynı vicdan var. Başarı, akıl ve vicdan el ele verdiğinde, sola her yerde ve her zaman yakın!

Altın Koza'nın Onur Ödülleri Orhonsay ve Aslantuğ'un

Altın Koza'nın Onur Ödülleri Orhonsay ve Aslantuğ'un

Kültür Sanat Servisi Bu yıl 32'ncisi düzenlenecek olan Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Onur Ödülleri, Türk sinemasının güçlü kadın karakterleriyle hafızalara kazınan Meral Orhonsay ve beyazperdeden televizyona uzanan kariyerinde derinlikli oyunculuğu ve sanatçı duruşuyla tanınan Mehmet Aslantuğ’a takdim edilecek. Adana Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde 22–28 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalde, Onur Ödülleri 25 Eylül Perşembe akşamı düzenlenecek özel bir törenle sahiplerine sunulacak.

Müze kararına dair rapor yok

Müze kararına dair rapor yok

Kültür Sanat Servisi İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, Antalya Müzesi’nin yıkım kararına dair itirazlarını dile getirdi. İMO Antalya Şubesi 2. Başkanı Erman Aydın, “Deprem performans analizi raporunu talep ettik ama bize ulaşan bir belge yok. Meslek odaları ve STK’ların görüşü dikkate alınmadı, kamuoyu sürecin dışında bırakıldı, bilimsel veriler göstermelik sunumların arkasına itildi” dedi. Aydın "Var olduğu iddia edilen rapor neden paylaşılmamaktadır? Mevcut müzenin korunarak güçlendirilmesi neden masadan kaldırılmıştır? Kamuoyu neden yok sayılmaktadır?" ifadelerini kullandı. İMO Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, yıkıma karşı çıkanlara 'istemezükçüler' diyen AKP Antalya Milletvekili İbrahim Ethem Taş’a tepki gösterdi. Akdoğan, “Marjinal gruplar, istemezükçüler olarak yaftalanıyoruz. Sunduğumuz gerekçelere yanıt vermek yerine ötekileştiren açıklamalar yapılmasını doğru bulmuyoruz" dedi.

Jaws 50’nci yılında yeniden beyaz perdede

Jaws 50’nci yılında yeniden beyaz perdede

Kültür Sanat Servisi Yönetmen ve yapımcı Steven Spielberg’in kariyerini zirveye taşıyan ve sinema tarihinde bir dönüm noktası kabul edilen Jaws, 50. yıl dönümünde restore edilmiş versiyonuyla 29 Ağustos'ta yeniden sinemaseverlerin karşısına çıkacak. 1975’te gösterime girdiğinde dünyayı kasıp kavuran film, Atlantik kıyısındaki bir sahil kasabasında beyaz köpekbalığının sebep olduğu dehşeti anlatıyor. Spielberg’in usta yönetimi, John Williams’ın ikonik müzikleri ve dönemin sınırlarını zorlayan görsel efektleriyle Jaws, izleyicilere nefes kesen bir deneyim sunuyor.

Film ve müziğin ustaları İzmir'de

Film ve müziğin ustaları İzmir'de

Yunis ALAÇAM Bu yıl 5'incisi düzenlenecek olan İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali, Kültürlerarası Sanat Derneği öncülüğünde 10-15 Eylül tarihleri arasında İzmir'de sinemaseverleri ağırlayacak. İstinyePark Teras Renk Sineması’nın üç salonu ile İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde 47’si uzun metrajlı 100 film gösterilecek. Tematik bir festival olan festivalin Uluslararası Yarışma bölümünde müzik ve müzisyenleri konu alan 14 ülkeden 10 film yarışacak. Bu bölümde En İyi Film, Jüri Özel Ödülü ve En İyi Özgün Müzik ödüllerini verecek olan Jüri yönetmen Ömer Vargı’nın başkanlığında, Malak Dahmouni, Olena Yershova, Şenay Lambaoğlu ve Tulio Gagliardo’dan oluşuyor.  Uluslararası Yarışma bölümünde, jürinin belirleyeceği ödüllerin yanı sıra bu yıl ilk kez İzleyici Jürisi Ödülü verilecek. Festival Direktörü Vecdi Sayar, kurmaca ile belgesel yapımları ayırmayı doğru bulmadıklarını, bu yıl Uluslararası Yarışmada 5 kurmaca, 5 belgesel yapımın yer alacağını söyledi. Yarışma filmleri Bir Cenaze İçin Müzik  (Kanada), Bir Sürgünün Not Defteri: Misina (Türkiye), Bozkır ve Dağ (Portekiz, Uruguay), Efterklang:  Makedonium Band  (Danimarka, Makedonya), Müzisyenler (Fransa), Kneecap (İrlanda, Birleşik Krallık), Köln 75 (Almanya, Polonya, Belçika),  Liberato’nun Sırr (İtalya), Mini, Bartok ve Rock (Macaristan), Sound Dreams of İstanbul  (Türkiye-Fransa) olarak belirlendi. SİNEMAMIZIN MÜZİĞİ Bu yıl Ulusal Yarışma yerine ‘Sinemamızın Müziği’ başlıklı bölümde yer alan filmler arasından birine ‘En İyi Özgün Müzik’ ödülü, bir diğerine Jüri Özel Ödülü verilecek. Seçici kurulda, besteci Serdar Yalçın ve eleştirmenler Asu Maro, Burak Göral, Cumhur Canbazoğlu, Müge Turan yer aldığı jüri ödül alacak yapımları belirleyecek. Jürinin ilk değerlendirmesinde 6 film finalist olarak belirlendi: 'Başlangıçlar', 'Ceviz Yaprakları Sarardığında', 'Fidan, Gecenin Kıyısı', 'Şımarık' ve 'Yeni Şafak Solarken.' Festivalin Gençlik Jürisi ise, 2024-25 dönemi yapımları arasından seçilen ‘İlk Filmler, İlk Heyecanlar' bölümündeki 'Acı Kahve', 'Büyük Kuşatma', 'Derun', 'Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri', 'Hevi', 'Su Yüzü' ve 'Yurt' filmlerinden birine En İyi İlk Film Ödülü verecek. Festivalin diğer ödüllendirmesi de besteci Serdar Kalafatoğlu başkanlığında Ali Can Sekmeç, Oya Doğan, Sina Koloğlu, Tuğçe Madayanti Şen’den oluşan jürinin, En İyi Dizi Müziği ve Jüri Özel Ödülü olacak. BAŞYAPITLAR GÖSTERİMDE Festivalin Onur Ödülleri ‘Yeni Türkü’ grubunun kurucularından Derya Türkan ile Selim Atakan’a ve Fransız sinemasının film müziği bestecisi Philippe Sarde’a verilecek. Cemal Reşit Rey’in müziklerini yaptığı, Muhsin Ertuğrul’un yönettiği 'Aysel Bataklı Damın Kızı' restore edilmiş kopyası ile seyirciyle buluşacak. Bu yıl 100. doğum yılını kutladığımız Atıf Yılmaz 'Asiye Nasıl Kurtulur?', bu yıl yaşamını yitiren iki usta yönetmen Şerif Gören 'On Kadın', Ali Özgentürk 'Balalayka' adlı filmleriyle anılacak. Macar sinemasının ustası Zoltan Fabri’nin de 2 başyapıtı gösterilecek. ‘Müzik ve Yaşam’da sunulacak filmler arasında 'Maria', 'Aznavour', 'Stelios', 'Better Man' gibi filmlerin yanı sıra, İzmir’de ilk kez gösterilecek olan Emmanuel Courcol’ün 'Bando' ile Johan Grimonprez’in 'Bir Darbe için Sountrack' filmleri dikkat çekiyor. Bu bölümdeki filmler İstinyePark Teras Renk Sineması’nın saat 21.00'deki seanslarında ücretli gösterilecek. ∗∗∗ CANLANDIRMA, BELGESEL VE ATÖLYE ÇALIŞMALARI BİR ARADA Polonya, Macaristan ve Fransa’dan kısa animasyon filmlerinin yanı sıra çocuklar için hazırlanmış Polonya ve Fransız animasyonları da festival programında yer alacak. Festivalin jenerik filmini hazırlayan Bahçeşehir Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan Türkiye yapımı animasyonlu müzik videolarından bir seçki sunacak. Festival programında belgesel ve animasyon alanlarında 4 atölye ile yapımcı Zeynep Atakan’ın ‘Yapım Sorunları ve Ortakyapımlar’ atölyesi de katılımcıları ağırlayacak.

Yapılaşma tam gaz devam

Yapılaşma tam gaz devam

İlayda SORKU Kanal İstanbul hattındaki Arnavutköy Sazlıbosna mevkiinde iki yeni ihale ilan eden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), bölgedeki yapılaşma dalgasını hızlandırdı. Uzmanlar, bölgedeki yapılaşmanın İstanbul’un su havzalarını, tarım alanlarını ve doğal yaşam alanlarını tehdit ettiğini vurgulasa da projelerin ardı arkası kesilmiyor. TOKİ tarafından duyurulan son iki projeyle 2 bin 135 konut ve 24 dükkan inşa edilecek. İhaleler Eylül ayı ortasında gerçekleştirilecek. Yandaş firmalar bir kez daha cebine milyarları doldururken, bölgenin su kaynakları ve ekolojik dengesi ciddi tehdit altında. Aralık 2024’ten bu yana bölgedeki yapılaşma için duyurulan ihale sayısı 40’a yükseldi. Bu ihaleler kapsamında 36 bin 242 konut, bin 398 dükkan, 10 okul, 14 cami ve 7 aile sağlığı merkezi planlanıyor. İhalelerin 28’inde sözleşmeler çoktan imzalandı ve sadece İstanbul’un en önemli içme suyu havzalarından Sazlıdere Havzası’ndaki sözleşmelerin bedeli 54 milyar 881 milyon TL’ye ulaştı. Betonla kuşatılan Arnavutköy’de 22 farklı firma şimdiden milyarlarca TL kazanç sağladı.

Hesabını kim verecek?

Hesabını kim verecek?

Haber Merkezi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir'de yaptığı cezaevi ziyaretlerinin ardından açıklamalarda bulundu. CHP'li yöneticileri ziyaret eden Özel, özel olarak Murat Çalık'ın sağlık durumundan da bahsetti. Özel, "Beraat edeceği kesin ama hastalığı nüksederse ne olacağının cevabını kim verebilir?" diye sordu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Buca Cezaevi'nde tutuklu bulunan siyasetçilerle görüştükten sonra konuştu. CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanu Murat Çalık ve eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i ziyaret eden Özel, daha sonra açıklamalarda bulundu. YARGILANACAKLAR Özel, şunları söyledi: "İzmir'de Tunç Soyer ve arkadaşlarının yargılandığı davalarla ilgili iki önemli açıklama yapmıştım. Tutuksuz yargılamanın yapıldığı, iddianamenin hızlı yazıldığı adil bir yargılama süreci olursa ona göre konuşuruz demiştik. İzmir'de iki soruşturma var, birinin duruşması kasım ayında ve hiçbir arkadaşımız tutuklu değil. Bunlara söyleyeceğimiz bir şey zaten yok. O davaları dikkatle takip edeceğiz ama kasım ayına kadar tutukluluk olsaydı isyan ederdik. Diğer dosya üzerinde ise iktidar mensupları tepiniyordu, şimdi bir şey diyemiyorlar çünkü yaşanan gelişmelerin onları mahçup edeceğini biliyorlar. Kooperatifçilik suç değil. Bin yıl çalışsa ev sahibi olamayacak kişilerin ev sahibi olmasını sağlayan sistem suç değildir. Artan fiyatlar bu işlerde bazı aksamalar yaşanmasına neden olmuştur. İzmir'deki kooperatifçilik meselesini doğru bir iş, yaşanan süreci talihsizlik olarak yorumluyoruz. Kimse dolandırılmadı. Bu badireyi atlattıktan sonra herkes şunu bilsin ki CHP bugünün sorunlarına çözüm üretecek bir model olarak görüyor. 19'unda arkadaşlarımızın davalarını da takip edeceğim ve bu dosyadan da tutuksuzluk yargılanacaklarına inanıyorum." Özgür Özel, 'kent uzlaşısı' soruşturması nedeniyle tutuklu bulunan Mehmet Ali Çalışkan'ın "Bir gün bile cezaevinde durmaması lazım" dedi ve konuşmasını şöyle tamamladı: "Kürtler bu şehirde yaşıyorsa seslerinin de temsillerinin de burada olması lazım diye bunları yaptık. 1 Ekim'den sonra yapılan süreçte CHP'nin ne kadar önemli bir iş yapmış olduğunu da herkes gördü. Hayatımın hiçbir döneminde bir siyasi partiyi ve ona oy verenleri şeytanlaştırmadım. O ittifakı da hayatımın hiçbir gününde suç olarak görmedim. O dönem birileri orayı kriminalize ediyordu. Bu sorumluluk ve tutarlılıkla devam edeceğiz. Mehmet Murat Çalık'ın kendisine ve annnesine acırım. Bu sürecin Ak Parti'yi nasıl zayıflattığını herkes gördü. Murat Çalık'ın siyasi bir nedenle içeride tutulmasını kabul etmiyoruz. Bir hükümlü değil ve 'suçu' ispatlanmaya muhtaç. Beraat edeceği kesin ama hastalığı nüksederse ne olacağının cevabını kim verebilir? Bütün yargılananlar için adalet talebimizi yineliyoruz."

Üzüm bağları yıkım tehdidiyle karşı karşıya

Üzüm bağları yıkım tehdidiyle karşı karşıya

Emek Servisi Üzüm üreticilerinin zararı ciddi boyutlara ulaşırken Çiftçiler Sendikası, üreticinin iflasa sürüklendiğini ifade etti. Ege’de üreticilerin zirai don ve iklim krizi nedeniyle yüzde 30-70 arasında zarar ettiğini belirten Çiftçi-Sen, şirketlerin düşük alım fiyatlarıyla üreticileri mağdur ettiğini duyurdu. Üzümün ortalama maliyetinin 126,5 TL olduğunu, taban fiyatın en az 205,5 TL olması gerektiğini vurgulayan sendika, "TARİŞ üretici odaklı yeniden yapılandırılmalı, Tarım Sigortaları Yasası yeniden düzenlenmeli" dedi.

Barınma hakkımız için direneceğiz

Barınma hakkımız için direneceğiz

Ebru ÇELİK Kanal İstanbul güzergâhında bulunan Başakşehir’in Şahintepe Mahallesi’nde kentsel dönüşüm adı altında yürütülen uygulamalara yönelik tepkiler sürüyor. Belediye meclisinin, tüm imar yetkilerini AKP’li Belediye Başkanı Yasin Kurtoğlu’na devretmesi mahalle sakinlerinin ve demokratik kitle örgütlerinin tepkisine yol açtı. Şahintepe Barınma Hakkı Meclisi, geçtiğimiz günlerde kararın iptali için hukuki süreç başlattı. Dün ise yurttaşlar barınma hakkı için mahallede imza standı kurarak kampanya başlattı. İmzalar, Belediye Meclisi’ne sunulacak. Barınma Hakkı Meclisi üyesi Nagihan Kamçi, “Komşularımızla birlikte mücadelemize devam ediyoruz. Evlerimizi bir rant planına kurban etmeyeceğiz. Tüm yetkinin tek bir kişiye verilmesini kabul etmiyoruz. Direncimiz sağlam, barınma hakkımızı savunmaya devam edeceğiz” dedi. MÜCADELE BİTMİYOR Şahintepe sakinleri, pandemi döneminde e-Devlet üzerinden yaptıkları kontrollerde taşınmaz hisselerinin kendi arazilerinden farklı yerlere kaydırıldığını fark etmiş ve bunun üzerine mücadeleye başlamıştı. Mahalleli yıllardır ranta karşı direnirken, geçtiğimiz aylarda Belediye Meclisi’nin tüm imar yetkilerini Belediye Başkanı’na devretmesi hukuki sürecin fitilini ateşledi. Öte yandan CHP’li Meclis üyeleri de alınan kararın iptali için Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz dilekçesi sunmuştu.