Dalkılıç, Tangöze, İsmail Hacıoğlu da aralarında

Dalkılıç, Tangöze, İsmail Hacıoğlu da aralarında

İstanbul’daki uyuşturucu soruşturması kapsamında, haklarında gözaltı kararı verilen 25 şüpheliden 18’i gözaltına alındı.Soruşturma kapsamında şarkıcı Murat Dalkılıç, Duman grubu solisti Kaan Tangöze, Terzi isimli mekanın sahibi Hakan Tunçelli, EvoLogistik’in CEO’su Barış Talay, Bonyvex villa restoranın sahibi Murat Öztürk, Alihan Taşkın, Beymen Tekstil Halkla İlişkiler sorumlusu Tolga Sezgin, Ramazan Bayar, modacı Kemal Doğulu, oyuncular Aygün Aydın, Buse Görkem Narcı, İsmail Hacıoğlu ile fenomen Furkan Koçan ve Hakan Kakız ve iş adamı Hasan Cevahir’in oğlu Murat Cevahiroğlu gözaltına aldı. Yurt dışında olduğu belirlenen şarkıcı Edis Görgülü hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Evde uyuşturucu çıktı Kaan Tangöze, İsmail Hacıoğlu ile Barış Talay’ın adreslerinde toplamda 52.46 gram marihuana (esrar) ele geçirilirken,hakkında yakalama kararı çıkarılan 8 kişiyi arama çalışmaları sürüyor. / Ferit Zengin Milliyet

İstanbul için ‘evde’ iftar vakti

İstanbul için ‘evde’ iftar vakti

MESUT YILMAZ - Özellikle ilk gün orucunu dışarıda açma planı yapan vatandaşların, iftar sofralarının artan maliyeti nedeniyle hayali suya düşerken, çoğunluk tercihini evlerinden yana kullanacak. İstanbul’un lüks otel ve mekânlarında iftar açmak isteyen dört kişilik bir ailenin, 28 bin lira olan asgari ücreti gözden çıkarması gerekiyor. Saray cep yakıyor En pahalı iftar menüsünde kişi başı fiyatı 7 bin 800 lira olan Çırağan Sarayı’ndaki Tuğra Restoran öne çıktı. Dört kişilik bir ailenin Çırağan Sarayı’nda yapacağı iftarda 31 bin 200 lirayı gözden çıkarması gerekiyor. İstanbul Boğazı’nda yer alan Four Seasons’da ise kişi başı iftar fiyatı 5 bin 950 lira... Çorba, iftariyelikler, salata, ara sıcaklar, ana yemekler, tatlılar ve içeceklerin yer aldığı iftar menüsünde pahalılık göze çarpıyor. Lüks otel ve mekânların yanı sıra bazı gözde restoranlarda ise dört kişilik iftar menülerinin daha uygun fiyatta olması dikkat çekiyor. Yüzde 50 boş kaldı Her sene gündem olan Bodrum’daki lahmacun ve hamburger fiyatlarının yerini Ramazan Ayı’nda iftar menüleri aldı. İstanbul’un hem popüler hem de normal mekânlarındaki iftar fiyatları sosyal medyanın da gündemine oturdu. Geçtiğimiz sene neredeyse birçok otel ve mekânın yüksek maliyet nedeniyle dolmadığı öğrenildi. Bu yıl ise doluluk oranının yüzde 50’lere ancak ulaşılacağı tahmin ediliyor.

Eymen’in katili oyunlar mı?

Eymen’in katili oyunlar mı?

EREN KOCA / Haber Merkezi- Odasına giren aile üyeleri odada Bilgin’i kapıya asılı halde buldu. Hastaneye kaldırılan Bilgin kurtarılamadı. Bilgin’in bir oyundaki görevleri yerine getirmek için kendini kapıya astığı öne sürüldü. Çocuğun bilgisayarı incelemeye alındı. Bilgin’i ölüme götüren oyunun hangisi olabileceğini Bilişim Uzmanı Osman Demircan’a sorduk, şunları dedi: “İntihara sürükleyen oyunlar mağazalardan indirilemiyor. Bu oyun yönlendirmeyle gerçekleşen bir oyun gibi görünüyor. Bir benzerini Mavi Balina ve MOMO’da gördük. Çocukların chat ortamlarında sapkın ve kötü niyetli kişiler de bulunuyor. Bu kişiler çocukları intihara sürükleyebilecek süreçleri başlatabiliyor. Ölen çocuk böyle bir oyunun içerisine dahil olduysa bir dizi görevi tamamlaması ve son görev olarak intihar etmesi istenmiş olabilir.” Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan da bu tür oyunların insanı doğrudan intihara sürüklemekten ziyade daha çok yavaş yavaş psikolojik olarak yıpratarak ilerlediğini belirtirken, “Kimse seni anlamıyor’, ‘Zaten değersizsin’, ‘Burada kalmazsan her şey daha kötü olacak’ gibi mesajlarla kişinin özgüveni ve umut duygusu aşındırılır. Oyundan ya da içerikten çıkmak isteyenler korkutulur, tehdit edilir ya da suçluluk hissettirilir. Kişi kendini yalnız, çaresiz ve sıkışmış hissetmeye başlar. Artık sağlıklı düşünemez hâle getirir” dedi.

15 yaş altına sosyal medya yasağında ‘Dijital kimlik’ şartı! ‘Canlı doğrulama istenecek’

15 yaş altına sosyal medya yasağında ‘Dijital kimlik’ şartı! ‘Canlı doğrulama istenecek’

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hazırladığı 15 yaş altına sosyal medya yasağı öngören yasal düzenleme çalışmaları sürerken Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu yıl yürürlüğe girmesi planlanan sosyal medya düzenlemesiyle hesaplara “kimlik ve cep telefonu” doğrulaması getirileceğini açıklamıştı. Hem hazırlanan yasa tasarısını hem de Gürlek’in açıklamalarını konunun uzmanlarına sorduk. ‘Uyulanabilir’ Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Kürşat Ergün, sosyal medya yasasını çalışmaya başladıklarını belirterek, “2026’ya çıkarmayı hedefliyoruz. 15 yaş altı çocuklarımızın sosyal medyaya girmesini önleyeceğiz” dedi. Dünyadaki örneklerine işaret ederek, sistemin teknik olarak uygulanabilir olduğunu vurgulayan Ergün, “Bu tür düzenlemeleri uygulayan ülkeler arasında Kanada ve Venezuela gibi örnekler var. Avrupa ülkelerinin büyük bölümü bu konuda ya hazırlıklarını tamamladı ya da uygulamaya geçti. Kimlik doğrulaması teknik olarak mümkündür” dedi. ‘5651’e eklenebilir’ Düzenlemenin Türkiye’de yasal zemine oturtulması halinde platformların bu kurallara uymak zorunda kalacağını belirten Ergün, 5651 sayılı yasaya işaret ederek, “Türkiye, sosyal medya platformlarını kendi hukuk düzeni içinde belirli yükümlülüklere zorlayabilir. Instagram gibi platformlara, Türkiye’deki kullanıcılarına hizmet verirken kimlik doğrulama sistemi kullanma şartı getirilebilir. Bu, 5651 sayılı yasaya eklenecek bir hükümle mümkün hale gelir” dedi. Ergün, Türkiye’de merkezi bulunmasa bile X ya da Instagram gibi küresel şirketlerin bu düzenlemeye uymak zorunda kalacağını vurgulayarak, “Biz bunu kendi yasamıza ekliyoruz. Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen platformlar da bir zahmet bu düzenlemeyi uygulayacak, gerekli sistemleri kuracak. Aksi halde burada hizmet vermeleri mümkün olmaz” diye konuştu.(5651 sayılı yasa, internet ortamındaki içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenliyor.) Eş zamanlı sistem Kimlik doğrulamanın yalnızca T.C kimlik numarası girilmesiyle sınırlı olmayacağını anlatan Kürşat Ergün, sahte hesapların önüne geçmek için “canlı doğrulama” sistemlerinin devreye girebileceğine işaret etti: “Sadece birinin kimlik bilgilerini girerek hesap açılabilecek bir sistemden bahsetmiyoruz. Burada canlı doğrulama dediğimiz, eş zamanlı kontrol mekanizmaları devreye girecek. Bankalarda gördüğümüz gibi, kişinin ekran karşısında yüzünü sağa sola çevirdiği doğrulama yöntemleri uygulanabilir. VPN ya da alternatif erişim yöntemlerinin tamamen engellenemez. Ancak bu genel kuralın uygulanmasına engel değildir.Düzenleme dijital ortamda gerçek kimlik kullanımını artıracak bir adım olacak. Asıl mesele sosyal medyada kişilerin kendi kimlikleri ile yer almasını sağlamak. Bu sağlandığında yapılan yorumlar ve paylaşımlar kişiyi bağlar hale gelir. Sahte hesaplar üzerinden yürütülen manipülasyon ve dezenformasyon önemli ölçüde azalır.” ‘Yeni riskler doğurabilir’ Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuna Tuğcu, sosyal medyaya erişimi sınırlamak için kimlik doğrulaması getirilmesinin sadece gençlerin değil, herkesin kimlik beyanında bulunmasını gerektireceğini belirterek, “Böylesi bir yaklaşım internet ve ifade özgürlüğünü baltalar” dedi. Bunun kişisel ve ulusal güvenlik açısından da yeni riskler doğuracağını vurgulayanTuğcu, “Ayrıca böylesi bir uygulama yine kişi beyanına dayanacaktır, çünkü reşit olmayan gençlerin telefon hatları kendilerine değil, aile büyükleri adına kayıtlı” diye konuştu. Avrupa’da ortak sınırlama masada Avrupa Birliği tüm üye ülkeleri kapsayacak ortak bir yaş sınırı uygulamasını masaya yatırmış durumda.İngiltere, Fransa’da çalışmalar sürerken İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 16 yaşın altındaki çocuklar için sosyal medya platformlarının yasaklanacağını ve şirketlerin yaş doğrulama sistemleri kurmakla yükümlü olacağını duyurmuştu. İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise kısa süre içinde 16 yaş altının sosyal medya kullanımını engelleme ya da kısıtlama konusunda gerekli adımı atacaklarını açıkladı. Avustralya Aralık 2025’te 16 yaşın altına sosyal medya yasağı başlatan ilk ülke olmuştu.

‘Paralar 3 aydır araçtaydı, lazım olmadı’

‘Paralar 3 aydır araçtaydı, lazım olmadı’

Şüphelilerden 9’u tutuklanma talebiyle, 2’si de adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Mahkemesi’ne göderildi. Emniyet ifadelerinde soygun suçlamasını kabul etmeyen 7 kişilik şebekenin lideri olduğu belirlenen ve evinde yapılan aramalarda 1 milyon 670 bin dolar para ele geçirilen Kemal Kırmızıdemir, soygun suçlamasını kabul etmedi. Kırmızıdemir, evinde bulunan 73 milyon TL değerindeki 1 milyon 670 bin doların eşinin düğün takılarını bozdurmasından ve ticaretten elde ettiğini ileri sürdü. Kırmızıdemir’in eşi Elif Kırmızıdemir’de soygun çetesiyle adliyeye sevk edilenler arasında. Kırmızıdemir’in oturduğu sitenin olay gününe ait güvenlik kamera görüntülerini sildikleri iddiasıyla gözaltına alınan 2 güvenlik ve 2 site görevlisinin de suçlamaları kabul etmediği, şüphelilerden Resul S. nin ise “Bazı çuvalları bölüşürken gördüm ama para olduğunu bilmiyordum” ifadesi verdiği öğrenildi. Evde neden tutuyordu Mağdur sıfatıyla ifadesi alınan Bilal Durmaz, ailesi hakkında süren soruşturma nedeniyle bankalarla çalışmasının mümkün olmadığını belirterek, yeni taşındığı iş yerinde süren tadilat nedeniyle güvenli olan sitedeki araçlarda paraları tuttuğunu söyledi. Bilal Durmaz emniyetteki ifadesinde şunları dedi: “Yeni adrese taşınmam ile döviz bürosunda bulunan 30 milyon doları, ikamete getirdim. Tamamı 100 dolarlık banknot şeklindeydi. Son 3 aydır parayı nakit olarak 2 araçta bulundururum, paralar yarısı bir araçta diğer yarısı diğer araçtaydı. Araçların birini 3 aydır hiçbir şekilde kullanmadım. Diğerini ara ara kullanırım. Kasım 2025’te Büyükçekmece’de değeri 1.5 milyon dolar olan evimin satışından elde ettiğim para da bu miktarın içerisindedir. Bir firmayla 2025’in 3. ayından itibaren yaptığımız parite işlemlerinden elde edilen 21.5 milyon euro karşılığı dolar da hırsızlığa konu paranın içerisindeydi. Bahse konu 21.5 milyon euro karşılığı 25.5 milyon dolar para aynı firmaya aittir. Bahse konu firma ithalat ve ihracat işlemleri yapmaktadır. Tutarlar toplandığında 30 milyon dolar ediyor. Mestur Döviz ünvanlı firmamda parayı tutamamamın sebebi kısa süre önce dükkanımı taşımam ve yeni dükkanımda tadilat işlemleri olmasıydı. İnşaat işleri olduğu için güvenli bulmadım, evde tutamamamın sebebi de taşınma sürecinde olmamdır. Sitemize kurye dahi giremezdi bu nedenle araçlarımın bulunduğu yeri çok güvenli buldum.” / Ferit ZENGİN Haber Merkezi-AA

Yasa dışı bahis operasyonu Diyarbekirspor’a el kondu! Kulüpler üzerinden para aklamışlar

Yasa dışı bahis operasyonu Diyarbekirspor’a el kondu! Kulüpler üzerinden para aklamışlar

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, İlhanlı ile yöneticilerinin arasında bulunduğu bir şebekenin yasa dışı bir bahis sitesi sahibi oldukları tespit edildi. Bahisten elde edilen suç gelirlerini sattıkları Tuzlaspor ile İlhanlı’nın bir dönem başkanlığını yaptığı Diyarbekirspor Kulübü üzerinden sisteme sokarak akladıkları, bunun daDiyarbekirspor Kulübü muhasebecisi ve bazı kulüp çalışanlarının şahsi banka hesaplarının kullanılarak yapıldığı belirlendi.Diyarbekirspor ile 3 şirket, 6 araç, 3 motosiklet, 7 daire, 6 arsa ve 1 iş yerine el konuldu. / FERİT ZENGİN

‘Kardeşliği hedef alanlara müsaade etmeyeceğiz’

‘Kardeşliği hedef alanlara müsaade etmeyeceğiz’

Konuşmasında Terörsüz Türkiye sürecine değinen Çiftçi, “Şimdi, 40 yılda elde ettiğimiz başarıları taçlandıracağımız bir sürecin içindeyiz. ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle inşallah ülkemizi ayağındaki prangalardan ebediyen kurtarmak istiyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak üzerimize düşenleri yapacak, hukuk devletinin gereğini her şartta uygulayacağız. Süreci sabote etmeye kalkışanlara ve milletin kardeşliğini hedef alanlara da müsaade etmeyeceğiz” dedi. Çiftçi, uyuşturucu, asayiş suçları, organize suç örgütleri, kumar, yasa dışı bahis, düzensiz göç ile mücadele ve afet yönetiminde de kararlılık mesajı verdi. ‘Hizmeti sürdüreceğiz’ Bakan olarak atanmasının ardından TBMM’deki yemin töreni sırasında yaşanan kavgaya da tepki gösteren Çiftçi, “Türkiye hepimizin ortak vatanı, yuvası ve gözbebeğidir. Çünkü ülkedeki huzur ve güven iklimi sahada alınan tedbirler kadar, toplumsal sükûnet ve ortak akılla güçlenir. Özellikle ana muhalefet partisi milletvekillerinin yemin töreninde yaşattığı üzücü hadiseler, milli irademizin tecelligahı olan Gazi Meclis’imizin mehabetine yakışmamıştır. Milletvekillerimiz yapılanı tasvip etmediklerini daha sonra ifade etmişlerdir. Milletimizin bizden beklentileri doğrultusunda, 86 milyonun her bir ferdine hizmet etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu. Yılın idarecilerine ödül verilecek Programın ilk gününde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in konuşmacı olarak yer aldığı oturumlar düzenlendi. Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı kurumsal iletişim sunumları yaptı. Bugün de“Yılın İdarecilerine” ödül verilecek.

‘Afrika Boynuzu’nda çatışma istemiyoruz’

‘Afrika Boynuzu’nda çatışma istemiyoruz’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 yıl aradan sonra Etiyopya’ya ziyarette bulundu. Erdoğan, Addis Ababa Bole Uluslararası Havalimanı’nda, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos ve Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran tarafından karşılandı. Törene, ellerinde Türkiye ve Etiyopya bayrakları olan çocukların yöresel danslarla süslü sıcak karşılaması renk kattı. Erdoğan, kendisine sevgi gösterisinde bulunan Etiyopyalı çocuklara el sallayarak karşılık verdi. Ulusal Saray’daki baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından iki ülke arasında çeşitli anlaşmaların imza törenine geçildi. Erdoğan ve Ahmed’in huzurunda “9. Türkiye-Etiyopya Ekonomi, Ticaret ve Teknik İş Birliği Karma Ekonomik Komisyonu Tutanağı” ile “Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” imza altına alındı. Erdoğan, konuşmasında özetle şunları söyledi: HEDEF 1 MİLYAR DOLAR: Görüşmelerde Sayın Başbakan ve heyetiyle ticari yatırımlar, enerji, madencilik, tarım, iletişim ve eğitim alanlarındaki ilişkilerimizi etraflıca görüştük. Diğer birçok alandaki potansiyel işbirliklerini nasıl değerlendirmemiz 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize nasıl ulaşırız, bunları da ele aldık. 20 BİN ETİYOPYALIYA İSTİHDAM: Etiyopya’daki en büyük 2. yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz. 200’ü aşkın firmamızın 2,5 milyar doları bulan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalı’nın istihdamına destek olması bizler için kıvanç vesilesidir. Türk müteahhitlik firmaları Etiyopya’da demiryolu ulaşım, fabrika, turistik tesis ve enerji nakil hatları gibi faaliyet alanlarında 2,6 milyar dolar değerinde 15 projeyi üstlendiler. İnşallah bunun daha da artmasını temenni ediyoruz. “TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ” VURGUSU: Tüm dünyanın gözleri Afrika boynuzuyla buraya çevrilmişken, Etiyopya’nın köklü devlet yapısı örnek gösterilecek yönetiminin önemi daha da çok hissediliyor. Etiyopya’nın içinde bulunduğu coğrafyada devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne kıymet veren tutumumuzun altını bilhassa çizmek istiyorum. İSRAİL’İN SOMALİLAND KARARI: Türkiye olarak bölgenin yeterince çektiği çatışma ve acılara yenilerinin eklenmesini asla istemiyoruz. Biz bölgenin sorunlarına yine bölge ülkelerinin çözüm geliştirmesi ve Afrika boynuzunun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu minvalde İsrail’in Somaliland’i tanımasının ne Somaliland’e ne de Afrika boynuzuna faydası olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum.İstikrara kavuşmasıyla birlikte Afrika boynuzunun ekonomik fırsatlarıyla dikkatleri üzerine çeken bir konuma erişmemesi için hiçbir engel görmüyoruz. Ulusal Saray’da resmi karşılama Erdoğan’ı, Ulusal Saray’a gelişinde aracından inerken Etiyopya Başbakanı Ahmed karşıladı. Erdoğan ve Ahmed’in tören alanındaki yerlerini almasının ardından iki ülke milli marşları çalındı. Erdoğan ve Ahmed, daha sonra tören kıtasını selamladı. Heyetlerin takdiminin ardından iki lider tokalaşarak, basın mensuplarına poz verdi. Adva Zafer Anıtı’na çelenk Erdoğan’ın Addis Ababa’daki ilk durağı, İtalya Savaşı sonrası Etiyopya’nın bağımsızlık ve zafer simgesi olarak kabul edilen Adva Zafer Anıtı oldu. Anıta çelenk koyma töreninde Erdoğan’a, Fidan’ın yanı sıra Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timotheos ve Addis Ababa Belediye Başkanı Adanech Abebe eşlik etti. Togghediye etti Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’e Türkiye’nin yerli elektrikli otomobili Togg’u hediye etti. Caddelerde Erdoğan fotoğrafları Erdoğan’ın Etiyopya’ya gelişi dolayısıyla Addis Ababa’da havalimanı, cadde, kavşak ve köprülerdeki billboardlarda “Welcome to Ethiopia” yazısı ile Erdoğan’ın fotoğrafı ve Türk bayrağı yer alması dikkat çekti.

‘Çocuğa çırpma teli ver annesi’

‘Çocuğa çırpma teli ver annesi’

Çünkü uzmanlar, çocukların gelişimi için kek çırpma telleri ve patates ezme aletleri gibi farklı nesnelerle oynamaları gerektiğini söylüyor. Oyun zamanı söz konusu olduğunda, çoğu ebeveyn küçük çocuklarını eğlendirmek için hemen oyuncak kutusuna yönelir. Ancak araştırmalar, farklı nesneler vermenin çocukların dikkatlerini daha uzun süre tutmaya ve gelişimlerini hızlandırmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Geleceğe hazırlık ABD’de Arizona Eyalet Üniversitesi’nde araştırmacı olan Delaney Witmer, çocukların bildikleri şeylere kıyasla yabancı nesnelere odaklanma ve bunları keşfetme eğiliminde olduklarını söyledi. Witmer, çocukların mutfak aletleri gibi farklı eşyalarla erken yaşta oynamalarının beyinlerini geliştirerek onları geleceği hazırladığını belirtti.

Zayıflama iğnesi yüzü çökertebilir

Zayıflama iğnesi yüzü çökertebilir

Didem Seymen - “Zayıflama iğneleri” olarak bilinen GLP-1 reseptör agonistleri, “Ozempic yüzü” terimiyle konuşulan bir yan etkiyi gündeme getirdi. Zayıflama iğnelerinden birinin adının kullanıldığı bu gündemde, hızlı kilo kaybının ardından yüzün çökmesi, yanakların sarkması ve daha yaşlı bir ifade oluşması birçok kişiyi endişelendiriyor. Oysa uzmanlara göre mesele yalnızca yağ kaybı değil. Asıl belirleyici olan, kilo verme sürecinin nasıl yönetildiği. Hedef, “Kaç kilo verdiğiniz” değil “Nasıl verdiğiniz” olmalı. Yeterli protein, düzenli direnç egzersizi ve hekim kontrolünde ilerleyen bir süreç hem kas kaybını azaltıyor, hem de yüzde oluşabilecek çökme ve sarkmaları sınırlıyor. Aksi halde aynadaki değişim, tartıdaki rakamdan daha ağır olabilir. ‘Protein alın spor yapın’ Dr. Burak Uzel (Medicana Ataköy Hastanesi): “Her yağsız doku kaybı, aktif kas dokusunun yıkıldığı anlamına gelmez. GLP-1 ilaçlarının kas üzerinde doğrudan yıkıcı bir etkisi olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmuyor. Sorun çoğu zaman ilacın kendisi değil, sürecin yanlış yönetilmesi. Vücut hızlı kilo kaybında adaptasyon geliştiriyor. Kas kaybının temel nedenleri yetersiz protein alımı ve hareketsiz yaşam tarzı. Günlük kişiye özel kilo başına 1.2 gram protein, direnç egzersizi, D vitamini ve magnezyum riski azaltabilir.” ‘Önlem alınmazsacilt sarkar’ Dr. Elif Gürbüz (Medikal estetik uzmanı): “Zayıflama iğnesi kullanılırken yaşam tarzı düzenlenmezse yüz bölgesinde hacim kaybı ve sarkma kaçınılmaz. Yeterince protein almaz, sağlıklı beslenmez ve direnç egzersizleri yapmazsanız yalnızca yağ değil, kas kaybı da ortaya çıkabilir. Yüzdeki yağ pedleri azaldığında hacim kaybı belirginleşir. Kolajen ve elastin liflerinde azalma görülebilir. Göz altlarında çökme, kırışıklıklarda artış ve yüzde sarkma olabilir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz kalıcı olmazsa ilaç bırakıldığında yüzdeki sarkma ve deformasyon daha da belirginleşebilir.”

Göktaş: Küresel ölçekte aile, stratejik öncelik haline geldi

Göktaş: Küresel ölçekte aile, stratejik öncelik haline geldi

Göktaş, “Küresel ölçekte aile, stratejik bir öncelik haline geldi. Bütün dünya biliyor ki aileyi güçlendirmeden hiçbir kalkınma modeli, hiçbir sosyal politika kalıcı olamaz” dedi. Toplumsal dönüşümlerin aileyi doğrudan etkilediğine dikkat çeken Göktaş, şehirleşme, uzun çalışma saatleri ve dijitalleşmenin aile dayanıklılığını zorladığını ifade ederken, “Ayrıca, cinsiyetsizleştirme üzerinden, kimlik ve rol kavramlarının bulanıklaştırıldığı küresel bir kültürel basınçla karşı karşıyayız” vurgulamasını yaptı.

Şiddeti reddeden örgüt mensupları için yasa önerisi: Hedef toplumla bütünleşme olmalı

Şiddeti reddeden örgüt mensupları için yasa önerisi: Hedef toplumla bütünleşme olmalı

EVRİN GÜVENDİK / Ankara - Raporda, süreçte en kritik eşiğin PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin tespit ve teyit edilmesi olduğu vurgulanarak “Sürecin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayat geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecektir. Süreçte ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır” denildi. ‘Af algısı oluşturmamalı’ Raporda sürece özgü müstakil ve geçici bir yasaya ihtiyaç olduğu ifade edilerek şu tavsiyelerde bulunuldu: “Kanun, şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır. Bu doğrultuda kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayinine yönelik olmamalıdır. Aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesini hedeflemelidir. Ayrıca ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunulabilecek ve ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yasal düzenlemeler toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır.” İnfaz süreleri Raporun “demokratikleşme önerileri” başlığı altında ise “umut hakkı”na gönderme olarak “yargılama ve infaza ilişkin düzenleme” önerileri “İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması, özellikle mahkumların infaz süreçlerinin, koşullu salıverilme şartları ile infaz süreleri de dâhil olmak üzere ceza hukukunun evrensel ilkeleri kapsamında daha adil, daha eşitlikçi ve daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması” şeklinde sıralandı. ● Görev alanlara koruma kalkanı “Kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir” denilen raporda, “süreçte görev alanlar, komisyonda görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanların da yasal güvenceye kavuşturulması” önerildi. Kaç oy gerekecek? DP’nin çekilmesi nedeniyle 50 üye ile çalışmalarını sürdüren Komisyon’da AK Parti’nin 22, CHP’nin 11, DEM Parti’nin beş, MHP’nin dört ve Yeni Yol Grubu’nun üç, DSP, TİP, EMEP, HÜDA Par ve Yeniden Refah Partisi’nin ise birer üyesi bulunuyor. Taslak raporun oylamasında hangi çoğunluğun aranacağı konusunda dün AK Parti ile CHP arasında görüş ayrılığı yaşandı. CHP’li Murat Emir, nitelikli çoğunluk aranacağını savunurken, AK Parti kurmayları böyle bir zorunluluk bulunmadığı görüşünde.